sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

KESEN CENNETE GİREMEZ!

Ocak 6, 2026 11:59
50
A+
A-

KESEN CENNETE GİREMEZ!

Hamd sena övgü rahman ve rahim olan Allah’a mahsustur, salat ve selam âlemlere rahmet olarak gönderilen Resulullah(s.a.v)’e ehli beytine ashabına onu takip eden tüm mü’minlerin üzerine olsun. 

İnsanları, yüzleri üstü cehenneme sürükleyen ancak dillerinin kazandığı günahlardır. Dilin şerrinden yalnız, onu İslâm’ın edebiyle edeplendiren ve helâl konuşmalarla sınırlı tutan kimse kurtulur.

 İbn Mesud (r.a) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v) buyurdu ki:

 “İnsanlar üç sınıftır. Kârlı olanlar, selâmette olanlar, günahkârlar. Kârlı olan, Allah’ı (c.c) zikreden kimsedir. Selâmette olan, sükût edendir. Günahkâr da, bâtıl ve boş işlere dalandır.”

 Bâtıla dalmak, günah olan şeyleri konuşmak demektir. Kadınların hallerini, içki meclislerini, fâsıkların makamlarını, zenginlerin varlıklarını, padişahların kibirlerini, kötü merasimlerini, çirkin davranışlarını anlatmak gibi. Bütün bunlar, konuşmaya dalmanın helâl olmadığı konular olup haramdır. İnsanların çoğu konuşarak ferahlamak için otururlar. Halbuki onların konuşmaları, insanların eşyalarıyla, halleriyle uğraşmak ya da bâtıla dalmak sebebiyle güzel ve faydalı olmaktan çıkar.

 Selmân-ı Fârisî (r.a) şöyle demiştir:

“Kıyamet gününde günahı en fazla olan kimse, Allah’ın günah saydığı şeylerde en fazla konuşan kimsedir.”

Allah (c.c) Kuran’ı Kerim’de şöyle buyurmuştur;

İnsanları arkadan çekiştirmeyi, yüzlerine karşı da el, kaş, göz işaretleriyle alay etmeyi âdet hâline getiren her bir kişinin vay hâline!” (Hümeze/1)

 Süleyman b. Mübârek, arkadaşı Zührî ile beraber otururken bir adam yanlarına geldi. Süleyman b. Mübârek gelen adama,

“Duyduğuma göre benim arkamdan şöyle şöyle demişsin” dedi. Adam da,

“Öyle şeyler söylemedim, arkandan da konuşmadım” dedi.

 Süleyman b. Mübârek,

“Ama bana bunu söyleyen güvenilir biridir” dedi. Bunun üzerine Zührî,

Dedikodu yapan güvenilir değildir.” dedi. Süleyman b. Mübârek de,

“Doğru söyledin” dedi ve adama dönüp,

“Haydi, selametle git” dedi.

 “O, yalana, gıybete, aldatmaya, hainliğe, haset ve nifaka, insanlar arasını bozmaya devam edip dururken bunu yapana nasıl kızılmaz!

Bu kimse Allah’ın (c.c) devam etmesini istediği dostluk ve iyiliği bozanlardan ve yeryüzünde fesat çıkaranlardandır.” (İmam Gazali)

Allah Resûlü bir defasında, “Kesen cennete giremez.” buyurdu. Sahâbeler, “Kesen kimdir?” dediler.

Peygamber Efendimiz (s.a.v);

“İnsanların arasını açan kimse.” Buyurdu.

 Hikmet ehlinden birine, arkadaşlarından biri ziyarete geldi ve bazı arkadaşlarının dedikodusunu yapmaya başladı. Bunun üzerine hikmet ehli o adama,

“Kötü bir ziyarette bulundun ve üç cinayeti de beraberinde getirdin:

Kardeşimi bana soğuttun.

Kalbimin huzurunu kaçırdın.

Sana olan güvenimi kaybettin.” dedi.

 Bunlardan anlaşıldığına göre, dedikodu yapanı sevmemeli, sözüne ve sadakatine güvenmemelidir. Kuran ve sünnette yasaklanmış olan konuşmaları yapanlara karşı alınması gereken tavır budur. 

“Dedikodu ve gıybet yapanlar, arkasından konuştuğu, suizanda bulunduğu müslümanın sahip olduğu nimetin, ondan gitmesini arzular ve onu kötülemekten başka çare bulamaz. O kişinin insanlar yanındaki şeref ve haysiyetini düşürerek sevgi ve ikramdan uzaklaştırmak ister. İnsanların ona olan sevgisi ve hürmeti, övgüyle bahsetmesi hasetçiye çok ağır gelir, bu hasedin ta kendisidir; iyi dostlar arasında da görülür.”

(İmam Gazali)

İbn Mesud (r.a), “Düşüncesizce yaşayan kimse olmayın” dedi. Yanındakiler,

“Bu nasıl biridir?” diye sorduklarında, İbn Mesud;

“Her esintiye (fikre) kapılandır.” dedi. 

 Sözde müslüman, ahlakı ve karakteri gereği, başka bir Müslüman kardeşinde olmayan özellikleri varmış gibi konuşmak, onu öyle görmek ve arkasından başkalarına da öyle tanıtıp haramı yayarken zorlanmaz da (!) onda olan güzel hasletleri, örnek teşkil ettiği meziyetleri itiraf edip değerini kabul etmeye gelince hasetinden, kıskançlığından kendinden üstün oluşunu gururuna geçiremez. Haset eden bilmelidir ki;

“Gönül gözü (basiret) görmese, yani algılayıp idrak etmese bile, Güneş yine Güneş‘tir.”

 Oysa hikmet ehlinden biri şöyle demiştir: “Rabbini gazaplandırmayacak ve arkadaşını memnun edecek kelimelerde cimrilik etme.”

Anlıyoruz ki, haram sözde cömert, helal sözde cimri olmak Allah (c.c) katında sevimsizdir. O(c.c)’nun sevimsiz bulduğu ameli işleyenleri bizler ne sevecek ne de güvenecek değiliz. 

velhamdülillahi rabbil alemin

Yazarın Diğer Yazıları
Aralık 3, 2025 11:59
Kasım 8, 2025 11:59
Ekim 15, 2025 11:59
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.