TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA HAC SURESİ 31. VE 35. AYET-İ KERİMELER
31- Allah’a samimiyetle yönelin. Ona ortak koşanlardan olmayın. Kim Allah’a ortak koşarsa sanki o, gökten düşüp kuşlar tarafından kapılmış veya rüzgârla uzaklara sürüklenmiş gibidir.
Ey insanlar, murdar putlara tapınmaktan ve yalan yere şahitlik etmekten kaçınırken samimiyetle Allah’a yönelin ve hiçbirşeyi ona ortak koşmayın. Zira Allah’a ortak koşan insan, gökten düşüp parça parça olan ve kuşlara yem haline gelen birine benzer. Yahut ta fırtınalara kapılmış, rüzgârm uçurumlara attığı bir insana benzer.
Evet, Allah’a ortak koşan kimse hak yoldan gökle yer arası kadar uzaklaşmış ve kendisini cehenem azabına sürükleyerek âdeta yırtıcı kuşların yemi haline gelmiştir. Yahut ta inançsızlığın fırtınalarına kapılarak sapıklık uçurumuna düşmüştür. Böylece cehennemin derin kuyularına atılmayı hak etmiştir. [1][40]
32- Bu budur. Kim, Allah’ın nişanelerine (Hac ibadetlerine) saygı gösterirse, şüphesiz ki bu, kalblcrin takvasındandır.
Müfessirler, âyet-i kerimede zikredilen “Allanın nişaneleri”nin ne anlama geldiğini izah ederken, şöyle demişlerdir. “Allah’ın nişaneleri, kulun, Allah’a boyun eğdiğini gösteren Hac ibadetleridir. Bunlara saygı göstermek ise bu ibadetleri hakkıyla yerine getirmektir. Mesela, kurban kesilecek hayvanların en güzelini ve en semizini seçmek, Haccın diğer ibadetlerini, Allah Teala’nın tam emrettiği şekilde yerine getirmek bu nişanelere saygı göstermektir. Bunlara saygı göstemıek ise kişinin takvasını gösterir. [2][41]
33- Bu nişanelerde sizin için belli bir zamana kadar menfaatler vardır. Sonra bunlar, Bcytül Atik olan Kabe’de son bulurlar.Müfessirler bu âyet-i kerimeyi çeşitli şekillerde izah etmişlerdir. “Hacda kurban edecek olduğunuz hayvanlarda, onların kurban olduklarını tayin etmeniz ânına kadar sizin için menfaatler vardır. Siz o âna kadar onlarm sütlerini içer,sırtlarına biner, yün ve tüylerinden istifade eder ve onların doğan döllerinden faydalanabilirsiniz. FakaUizler, bunların kurban olduklarını tayin ettikten sonra artık onların sütlerinden, yün ve tüylerinden istifade edemez, onları binek olarak ta kullanamazsınız. Onların kesilme yerleri Kabe’dir.
Bazı müfessirler de bu hayvanlardan kurban olarak kesilmelerine kadar istifade edilebileceğini söylemişler ve âyeti ona göre izah etmişlerdir.
Diğer bazıları da âyeti kerimeyi şöyle izah etmişlerdir: Saygı göstermiş olduğunuz Hac ibadetlerinde, bu ibadetleri bitirip oradan uzaklaşıncaya kadar sizin için menfaatler vardır. Orada ticaret yapar, kazanç sağlarsınız. Sizin Hac ibadetlerinizin sona ermesi ise, Beytül Atik olan Kabe’yi tavaf etmekle sona erer.
Diğer bir kısım müfesttirler. Hac ibadetlerini yaparken elde edilen menfaatlerin, Allah’ın rızasını kazanacak ameller olduğunu ve bu amellerin, Hac me-nasikisinin bitimine kadar devam ettiğini söylemişler, Kabe’yi tavaf ettikten sonra Hacmin, vazifelerini tamamlamış olacağını söylemişlerdir.
Taberi, bu âyet-i kerimenin, bu görüşlerin hepsini kapsadığını söylemiş herhangi bir görüşü diğerine tercih etme yoluna gitmemiştir. [3][42]
34- Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları keserken Allah’ın adını ansınlar diye biz her ümmet için kurban kesme hükmü koyduk. Sizin ilahınız bir tek ilahtır. O halde sadece ona boyun eğin. Ey Mu-hammed, mütevazi ve ihlaslı olanları müjdele.
Allah Teala bu âyet-i kerimede, bütün ilahi dinlerde, Allah’ın ismi, üzerine anılarak kurban kesmenin mevcut olduğunu, beyan ediyor. Dinlerdeki detayla ilgili hükümler farklı olsalar da. hak dinlerin ana prensiplerinin aynı olduğunu beyan ediyor ve buyuruyor ki: “Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Yalnız ona boyun eğin.”
Ayrıca âyeti kerimede Allah’a boyun eğenler içinde mütevazi ve ihlaslı olanların ilahî müjdeyi hak ettikleri bildiriliyor.
Evet, kurban kesmek her ümmet için var olmuş olan bir hükümdür. Bir gün sahabiler:
“Ey, Allah’ın Resulü, bu kurbanlar nedir?” diye sormuşlar Resulullah da onlara: “Bu, atamız İbrahim’in sünnetidir.” buyurmuş Sahabiler: “Ey Allah’ın-Resulü, bu kurbandan bize ne var?” demişler Resulullah da: “Her tüyü karşılığında bir sevap vardır.” buyurmuştur. Sahabîler “Ey Allanın Resulü, yünlerde de mi?” diye sormuşlar. Resululhh: “Yünlerin her bir tüyü karşılığında ilahî bir sevap vardır.” cevabını vermiştir. [4][43]
35- Onlar, Allanın adı anıldığı /aman kalpleri titreyen, uğradıkları musibetlere sabreden, namazlarını kılan, kendilerine verdiğimiz nzıklar-dan hak yolunda infak edenlerdir.
Allah Teala bu âyet-i kerimede, bundan önceki âyette beyan ettiği mü-tevazi ve ihlaslı kulların kimler olabileceğini beyan ediyor ve bunların sıfatlarını şöyle açıklıyor: “Onlar Allah’tan korkarlar, Allah’tan gelen felaketlere karşı sabrederler, bedenî ibadet olan namazı hakkıyla kılarlar ve malî ibadet olan zekat ve sadakalarını verirler. [5][44]