TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA HAC SURESİ 56. VE 60. AYET-İ KERİMELER
56- O gün mülk Allah’ındır. O, yarattıkları arasında hükmedecektir. İman edip salih ameller işleyenler “Naim” cennetlerindedirler. [1][70]
57- İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlara hakir düşüren bîr azap vardır.
Kıyamet koptuğu zaman hükümranlık ve saltanat sadece Allah’a aittir. O gün, dünyada olduğu gibi artık kimse hükümranlık ve saltanat iddiasında bulunamayacaktır. Allah, müminlerle kâfirler arasında hükmedecektir.
Kur’an’a ve onun getirdiği hükümlere iman edip, onun helal kıdıklanni yapıp haram kıldıklarından kaçınanlara “Naim” cennetleri vardır.
Allah’ı ve Peygamberini inkâr edenlere ve Allah’ın indirdiği kitabın âyetlerini yalanlayanlara gelince, işte onlar için, hor ve hakir düşüren cehennem azabı vardır. [2][71]
58- Allah yolunda hicret edip te sonra öldürülenleri veya ölenleri elbette Allah, güzel bir rizıkla rızıklandınr. Şüphesiz ki Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır. [3][72]
59- Elbette Allah onları, memnun kalacakları bir yere, cennete koyacaktır. Şüphesiz ki Allah, herşeyi çok İyi bilendir, yumuşak davranandır.
Allah Teala, bu âyet-i kerimede, kendi rızasına erişmek için, onun yolunda hicret eden, vatanını, çoluk çocuğunu, eş ve dostunu bırakan ve Allah’ın dinine yardım için her türiü zorluğa katlanan sonra da cihad ederken öldürülen veya herhangi bir sebeple ölen müminlere güzel nziklar vereceğini vaadediyor. Onları, razı olacakları yere yani cennete koyacağını bildiriyor.
Taberi diyor ki: “Bu âyet-i kerimenin, sahabiler hakkında nazil olduğu rivayet edilmektedir. Sahabiler, Allah yolunda ölen kişi hakkında ihtilafa düşmüşlerdir. Bazıları, Allah yolunda öldürülen ile ölenin aynı sevaba nail olacağını söylemişler diğerleri ise, Allah yolunda düşman tarafından öldürülenin normal bir yolla ölenden daha üstün olduğunu söylemişlerdir. Allah Teala bu Syet-i kerimeyi indirerek Allah yolunda Öldürülene de, ölene de cennette güzel nzik-lar vereceğini ve onlan razı olacakları makamlara erdireceğini bildirmiş böylece onların sevapta eşit oldukları anlaşılmış neticede, anlayış farklarından doğan tartışmalar da sona ermiştir. [4][73]
60- Bu, budur. Kim, kendisine yapılan zulme aynıyla mukabelede bulunur da sonra tekrar saldırıya uğrarsa, elbette Allah ona yardım edecektir. Şüphesiz Allah affedicidir, bağışlayıcıdır,
Evet, Allah yolunda hicret edip te öldürülen veya ölenler için bu mükafatlar vardır Bunun yanında Allah onlara ayrıca yardım edecktir. Zira onlar, müşrikler tarafından saldırıya uğramışlardır.
Taberi diyor ki: “Bu âyeti kerimenin, Muharrem ayının son iki gününde Müslümanlarla karşılaşan müşrikler hakkında nazil olduğu zannedilmektedir.
O zamanlarda Müslümanlar, haram ayları içinde savaşmak istemiyorlardı. Bu sebeple Müslümanlar Muharrem ayının haram ay olması sebebiyle müşriklere, kendileriyle savaşmamalarını teklif ettiler. Müşrikler bunu reddederek, Müslümanlara savaş açtılar. Müslümanlar onların saldırılarına karşı koydular. Allah da müşriklere karşı Müslümanları galip getirdi.. İşte bu olay üzerine bu âyet nazil oldu.
Dehhak, bu âyet-i kerimenin kısas’ve yaralamlar hakkında olduğunu ve Medine’de nazil olduğunu söylemiştir.
Âyet-i kerimenin sonunda Allah Teala’nın affedici ve bağışlayıcı sıfatlarının zikredilmesinin ve âyetin diğer bölümüyle alakası §u şekilde izah edilmiştir. Burada, kısas hakkına sahib olan kişiyi, suçlu olanı affetmeye teşvik vardır. Ayrıca bu ifade, Allah Teala’nın suçluyu her zaman cezalandıracak güce sahib olduğunu gösterir. Zira affetmek ve bağışlamak, ancak ceza verme imkân ve gücüne sahib olan kimse için söz konusudur. [5][74]