sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA TEVBE SURESİ 79. VE 80. AYET-İ KERİMELER

VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA TEVBE SURESİ 79. VE 80. AYET-İ KERİMELER
Ocak 28, 2026 09:57
4
A+
A-

Münafıkların Bağışlanmaması

 

79-  Müminlerden bağışlarda bulunan­larla, güçlerinin yetebildiğinden baş­kasını bulamayanlarla eğlenirler. Al­lah onları maskaraya çevirmiştir. On­lar için pek acıklı bir azap vardır.

80- Onlar için ister istiğfar et, ister is­tiğfar etme. Eğer onlar için yetmiş de­fa istiğfar etsen de, yine Allah onları katiyyen mağfiret edecek değildir. Bu­nun sebebi, Allah’ı ve Resulünü (inkâr ile) kâfir olmalarıdır. Allah ise, fâsıklar topluluğuna hidayet vermez.

 

Açıklaması

 

Her ümmet içindeki münafıkların durumu tuhaftır. Onların işi, gayretleri öldürmek, değerleri yıkmaktır. Yapılan iş, sırf hayır da olsa, onların eleştirisin­den hiç kimse kurtulamaz. Nafile olarak sadaka verenleri ayıplarlar. Sadaka verenler Abdurrahman b. Avf ve Osman b. Affan gibi ister zengin olup çok sa­daka versinler, isterse fakir olup az versinler, alay ederler. Bunlar, her ne ka­dar nafile sadaka verenlere dahil ise de, onların bunlarla alay etmesi daha çok ve daha kuvvetli olduğu için zikrolundu.

Fakat Allahü Teâlâ da onlarla alay etti: Alaylarına karşılık onları, günah­ları kadar cezalandırdı. Cehenneme gittiler. Cenâb-ı Hakk’m: “Allah da, onlar­la alay etti.” sözü, onların kötü amellerine ve müminlerle alay etmelerine kar­şılık kabilindendir: Çünkü ceza, yapılan iş cinsindendir. Onlara, müminlerin dünyada intikamlarını almak için, alay ettikleri kimselerin muamelesini yaptı.

Münafıklara âhirette de acıklı, şiddetli bir azap hazırladı. Çünkü ceza, ya­pılan iş cinsindendir.

Sonra Allahü Teâlâ, onların kâfirler gibi, istiğfara lâyık olmadıklarını, on­lara dua etmenin fayda vermeyeceğini, onlar için Peygamber(s.a) bile istiğfar etse, günahlarını affedip örtmeyeceğini, rezil rüsvaylıklannı açıklamayı terket-meyeceğini açıklamıştır. Bu, Cenâb-ı Hakk’ın şu ayetinin  benzeridir: “Onlar için mağfiret dilesen de, dilemesen de haklarında birdir. Allah onlara asla mağ­firet etmez” (Münafıkûn, 63/6).

Burada 701e, muayyen bir sayı kasdolunmamaktadır. Daha fazla da olabi­lir. Arap üslûbuna göre, burada mübalağa söz konusudur.

Peygamber (s.a.), ümmetine merhametini açıklamak ve onların kendisin­den mağfiret talebleri üzerine Allah’dan onların hidayetini ve bağışlanmasını istiyordu. Nitekim kendisine eziyetlerinin her artışında, müşrikler için de duâ ediyor, İbni Mâce’nin rivayet ettiği gibi: “Allah’ım kavmime mağfiret buyur, çünkü onlar bilmiyorlar” diyordu. Fakat Allahü Teâlâ, onu bu şekilde duadan men etti.

Peygamber (s.a.)’in, istiğfar etmesindeki özrü: Onların dalâlet üzere yara­tılmış olduklarını bilmediği için, imanlarından ümit kesmemiş olmasıdır. Ya­saklanan istiğfar, bildiği halde istiğfar etmektir. Nitekim Cenâb-ı Hak da şöyle buyurur; “Müşriklerin çılgın ateşin ashabından oldukları açıkça ortaya çıktık­tan sonra, akraba dahi olsalar, onlar için peygamberin de, müminlerin de mağ­firet dilemeleri doğru değildir” (Tevbe, 9/113).

Allahü Teâlâ burada, onlar için istiğfar ve dua etmenin kabul edilmeme sebebini şu sözüyle açıklamaktadır: “Bunun sebebi, Allah’ı ve Resulünü (inkâr ile) kâfir olmalarıdır. ” Yani, onlar Allah’ı ve Resulünü inkâr ettiler, Allah’ın varlığını kabul etmediler. Peygamber (s.a.)’in peygamberliğine inanmadılar, in­kâr ve redde ısrar ettiler. Kalbleri hayır ve nuru kabule hazır hale gelmedi. Al­lah’ın sünneti de, küfürde ısrar eden, Allah’a itâattan dışarı çıkan, iman ve tevbeyi kabul istidadını kaybeden kimseleri hayra muvaffak buyurmamaktır. Onların mağfiretinden ümidi kesmek ve onlara istiğfarın kabul edilmemesi, Al­lah’ın cimriliğinden ve Peygamberdeki kusurdan dolayı değil, onların mağfire­te engel olan küfürleri sebebiyle, buna kabiliyetsizliklerinden dolayıdır. [1][61]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.