TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA MÜ’MİNUN SURESİ 51. VE 56. AYET-İ KERİMELER
51- Ey Peygamberler, temiz ve helal rızıklardan yeyin, Salih ameller işleyin. Şüphesiz ki ben, sizin yaptıklarınızı çok iyi bilirim.
Allah Teala bu âyet-i kerimede, Peygamberlerine, temiz ve helal nzık-1 ardan yemelerini ve salih ameller işlemelerini emretmektedir.
Peygamber efendimiz (s.a.v.) bu âyet-i kerimeyi izah eden bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyuruyor:
“Ey insanlar, şüphesiz ki Allah, temizdir ve ancak temiz olanı kabul eder. Allah, Peygamberlerine emrettiğini müminlere de emretmiştir ve şöyle buyurmuştur: “Ey Peygamberler, temiz ve helal nzıklardan yeyin. Salih ameller işleyin. Şüphesiz ki ben, sizin yaptıklarınızı çok iyi bilirim.” Ve yine buyunmıştur ki: “Ey iman edenler, size verdiğimiz rıziklarm temiz olanlarından yeyin. [1][53] Sonra Resulullah, uzunca yolculuk yapan, saçı başı birbirine karışan, kendisini toz bürüyen bir adamdan bahsetti. Bu adam, ellerini göğe kaldırır: “Ey rabbim, ey rabbim.” diye ona yalvarır. Halbuki onun yediği de haramdır içtiği de haram, giydiği de haramdır ve haramla beslenmiştir. Artık onun duası nasıl kabul edile-cektir? [2][54]
52- İşte sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de rabbinîzim. O halde benden korkun.
Bazı müfessirler bu âyet-i kerimeyi şu şekilde izah etmişlerdir: “İşte sizin dininiz budur. Tek bir dindir. Ben de sizin rabbinizim. O halde yalnızca benden korkun.” [3][55]
53- Onlar, dinlerini aralarında parça parça edip çeşitli kitaplara ayırdılar. Her fırka kendi diniyle övünüp sevinir oldu.
Kendilerine Peygamber gönderilen ümmetler, tek bir tün üzerine devam etmeleri yerine, dinlerini çeşitli kitaplar şeklinde ayırdılar. Her fırka, elinde bulunan kitabı kabul edip diğer fırkaya ait kitabı reddeder oldu. Her fırka kendi dinini beğenip sevinir oldu.
Bu âyet-i kerime, hak dinin tek olmasına rağmen, insanların, bunu parçalayıp birbirleriyle çelişen dinler icad ettiklerini ve herkesin kendi dininden memnun olup diğerinin dinini reddettiğini, böylece insanların da çeşitli fırkalara ayrıldığını beyan ediyor. [4][56]
54- Onları belli bir süreye kadar, gaflet sarhoşluğu ile başbaşa bırak.
Ey Muhammed, dinlerini bölük pörçük edip, Yahudi, Hıristiyan, Sâbiî gibi çeşitli guruplara ayrılan bu insanları, rabbinin azabı gelinceye kadar, sarhoşlukları ve sapıkhklanyla başbaşa bırak. [5][57]
55-56- Onlar, kendilerine mal ve oğullar lütfederken iyiliklerine koştuğumuzu mu zannediyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller,
O, dinlerini bölük pörçük edip fırkalara ayrılanlar, kendilerine geçici dünya hayatında verdiğimiz mal ve çocuklardan dolayı kendilerine İyilik yaptığımızı ve bunu, iyi bir din üzerinde bulunduklarından dolayı mı yaptığımızı zannediyorlar? Bilakis onlar anlamıyorlar. Kendilerine verdiğimiz bu şeyler, onlar için bir oyalamadır.
Allah Teala bu âyetlerde, İslâm dinine iman etmeyenlerin, kendilerine verilen nimetlerle şımarmamalannı, Allah’ın kendilerine lütuftu bulunmasının onların buna layık olmalarından değil, geçici dünya hayatında kendilerine bir fırsat verilmesi oiduğunu beyan etmektedir. [6][58]