KALPTEKİ PUTLAR
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Hamd âlemleri yoktan var eden, bizlere sayısız nimet veren, din gününün sahibi Allah Azze ve Celle’ ye mahsustur. Salat ve selam mü’minlerin önderi, sevgili peygamberimiz Hz Muhammed (sav.) e ehline, ashabına ve tüm mü’minlerin üzerine olsun.
Putperestlik denildiğinde zihnimizde çoğu zaman taş, ağaç ya da heykeller canlanır. Oysa Kur’an’ın uyardığı şirk, sadece ellerle yapılan putlara secde etmekle sınırlı değildir. Asıl tehlikeli olan, kalpte kurulan ve fark edilmeden büyüyen putlardır. Çünkü kalp, Allah’tan başkasına bağlandığında; dil “La ilahe illallah” dese bile, hayat bunu yalanlayabilir.
Kalp Kime Teslim?
Allah Teâlâ buyurur:
“Allah, hiçbir adamın göğsünde iki kalp yaratmamıştır.” (Ahzâb, 4)
Bu ayet açık bir hakikati hatırlatır: Kalp bölünmez. Ya Allah merkezdedir ya da O’nun yerine başka şeyler oturmuştur. İnsan çoğu zaman farkında olmadan sevgisini, korkusunu, umudunu ve bağlılığını Allah’tan başkasına yönlendirir. İşte bu yöneliş, modern çağın görünmez putlarını oluşturur.
Gizli Putlar Nelerdir?.
Nefis putu: Kendi isteklerini hakikatin önüne koymak.
“Canım istemiyor” cümlesinin ibadeti erteleyen bir gerekçeye dönüşmesi.
Nefis Putununun bazı örnekleri:
🔹İbadeti erteleyen nefis:
“Daha gencim”, “yorgunum”, “şimdi zamanı değil” diyerek ibadeti sürekli bir sonraya bırakan nefis. Oysa nefis hiçbir zaman “hazırım” demez.
🔹Rahatı ölçü edinen nefis:
Zor gelen her şeyin “aşırılık” olarak etiketlenmesi.
Gece namazı fazla, infak zor, sabır yorucu bulunur; ama uzun dünyevi meşgaleler sorgulanmaz.
🔹Hissi rehber edinen nefis:
“İçimden gelmiyor” cümlesinin, farz–haram sınırlarını belirler hâle gelmesi.
Hâlbuki iman, hislere değil; vahye teslimiyettir.
🔹Kendini merkeze alan nefis:
Her meselede önce “ben ne hissediyorum, ben ne istiyorum” sorusunun sorulması.
🔹Tevbe erteleten nefis:
Günah küçümsenir: “Herkes yapıyor”, “kalbim temiz” denir.
Nefis, kişiyi günahla değil; günahın normalleşmesiyle helâk eder.
🔹Kıyasla beslenen nefis:
“Benden daha kötüler var” diyerek kendini temize çıkaran nefis.
Bu kıyas, kişiyi tövbeden ve ıslah arzusundan mahrum bırakır.
🔹Haklılık putu:
Hata yapmamak değil, haklı çıkmak önemsenir.
Özür dilemek zor gelir; nefis, kırmaktansa susmayı değil, savunmayı seçer.
İtibar ve insanların rızası:
Allah için değil, insanlar beğensin diye yapılan ameller.
Resûlullah ﷺ buna karşı uyarır:
“Sizin için en çok korktuğum şey, küçük şirktir.”
Ashâb sorunca: “Riyadır” buyurmuştur. (Ahmed b. Hanbel)
Mal ve dünya sevgisi:
Helal da olsa kalbi meşgul edip Allah’a güvenin önüne geçtiğinde bir imtihana dönüşür.
“Mal ve evlatlar birer imtihandır.” (Enfâl, 28)
Sebep putu:
Her şeyi sebeplere bağlayıp, sebebi yaratanı unutmak.
Şifa ilaçtan, rızık işten, güven gelecek planlarından beklenir hâle gelir.
Peki neden fark edilmiyorlar?
Kalpteki putlar sessizdir; gürültü yapmazlar. İnsanı namazdan, oruçtan koparmadan da yaşayabilirler. Asıl tehlike de buradadır. Çünkü kişi kendini dindar zannederken, kalbin yönü yavaş yavaş değişmiştir.
Tevhid Sadece Söz Değildir
Tevhid, sadece “Allah birdir” demek değil;
sevgide, korkuda, güvende, beklentide de O’nu birlemektir.
Şu sorular samimi bir muhasebe kapısı aralar:
Kaybetmekten en çok korktuğum şey ne?
Olmazsa hayatım yıkılır dediğim ne var?
Kime veya neye güvenerek ayakta durduğumu sanıyorum?
Bu soruların cevabı, kalpteki tahtın kime ait olduğunu gösterir.
Kalpteki putları fark etmek acıtır; ama şifanın başlangıcıdır. Müminin mücadelesi bitmez, çünkü nefis hep yeni putlar üretir. Bu yüzden dua, muhasebe ve sünnete tutunmak gerekir.
Son olarak Peygamberimiz duasını hatırlatalım “
“Allah’ım! Kalbimi Sana yönelt.” (Tirmizî)