sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

KALBİN GIYBETİ

Mart 9, 2026 11:59
14
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

KALBİN GIYBETİ

Gerçekten Hamd Allah (c.c)’a mahsustur. O’na Hamd ederiz ve O’ndan yardım dileriz. Mağfireti O’ndan ister, doğru yola iletilmemizi O’ndan bekleriz. Nefislerimizin kötülüklerinden ve amellerimizin fenalıklarından Allah’a sığınırız. Allah (c.c kimi hidayette kılmış ise, o gerçekten hidayete erişmiştir. Kimi de dalâlette ve sapıklıkta kılmış ise, artık o kendisi için bir dost ve yol gösteren bulamaz. Şehadet ederim ki, Allah’tan başka bir tek ilah yoktur ve O’nun eşi ve benzeri de yoktur. Yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (s.a.v) Allah’ın kulu ve Resulüdür. Salât ve selam O’na, Ehli Beytine, ashabına ve O’nun yolunu izleyenlere ve onun gösterdiği çizgide yürüyenlere olsun.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

 

“Zandan sakınınız. Çünkü zan (yersiz itham), sözlerin en yalan olanıdır. Başkalarının konuştuklarını dinlemeyin, ayıplarını araştırmayın, birbirinize karşı öğünüp böbürlenmeyin, birbirinizi kıskanmayın, kin tutmayın, yüz çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! Allah’ın size emrettiği gibi kardeş olun.

Müslüman Müslümanın kardeşidir: Ona haksızlık etmez, onu yardımsız bırakmaz, küçük görmez. (Göğsüne işâret ederek) Takvâ buradadır, takvâ buradadır!

“Kişiye, Müslüman kardeşini hor görmesi kötülük olarak yeter. Müslümanın her şeyi, kanı, namusu ve malı müslümana haramdır.”

Şüphesiz ki Allah, sizin bedenlerinize, görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalblerinize kıymet verir.”

İslam ahlakında zihin terbiyesi, en az dil ve el terbiyesi kadar önemlidir. İslam, bireyin sadece eylemlerinden değil, kalbinde beslediği niyet ve zanlardan da sorumlu olduğunu vurgular. Kötü zan (sû-i zan), Müslümanlar arasındaki kardeşlik bağlarını kemiren gizli bir virüs olarak tanımlanır.

İşte ayet ve hadisler ışığında kötü zannın hükmü ve zararları:

  1. Kuran-ı Kerimde Zan Kavramı

Kur’an, insanın kesin bilgi sahibi olmadığı konularda hüküm vermesini açıkça yasaklar. Zira zan, hakikatin yerini tutamaz.

Hucurât Suresi, 12. Ayet

Bu ayet, kötü zannın sınırlarını çizen en temel referanstır:

“Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın…”

Ayette “zannın çoğu” denilerek, insanın her düşüncesinin masum olmadığına işaret edilir. Özellikle başkasının mahremiyetini araştırmak (tecessüs) ile kötü zan arasındaki doğrudan bağ vurgulanmıştır.

İsrâ Suresi, 36. Ayet

“Hakkında bilgin olmayan şeyin peşine düşme; çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.”

Bu ayet, zihinden geçen düşüncelerin bile bir “hesap” konusu olduğunu hatırlatarak, Müslümanı kanıtsız suçlamalardan men eder.

  1. Hadis-i Şeriflerde Sû-i Zan

Peygamber Efendimiz (sav), kötü zannı toplumsal bir felaket olarak nitelendirmiş ve bu konuda sert uyarılarda bulunmuştur.

“Zandan sakının. Çünkü zan, sözlerin en yalanıdır.” (Buhârî, Nikâh, 45)

Hz. Peygamber, zannı “yalan” kategorisine sokarak, delilsiz varsayımların hakikat katında hiçbir değer taşımadığını, aksine bir iftira niteliği taşıyabileceğini belirtmiştir.

Bir hadis-i şerifte, bir Müslüman’ın diğerine karşı üç büyük sorumluluğu şöyle sıralanır:

“Müslümanın Müslümana kanı, malı ve ırzı (şerefi, haysiyeti) haramdır.” (Müslim, Birr, 32)

Kötü zan, bir kişinin onuruna ve haysiyetine gizli bir saldırıdır. Kişi hakkında kötü düşünmek, onun manevi şahsiyetine zarar vermek demektir.

Kalbin Gıybeti

İmam Gazali gibi büyük İslam düşünürleri, kötü zannı “kalbin gıybeti” olarak tanımlar. Dille yapılan gıybet nasıl haramsa, kalp ile bir başkasını küçümsemek veya ona suç yüklemek de öyle haramdır.

Müslüman, bir kardeşinde hoşuna gitmeyen bir durum gördüğünde ona “yetmiş çeşit mazeret” aramalıdır. Eğer hiçbir mazeret bulamıyorsa, “Belki de benim anlayamadığım bir mazereti vardır” diyerek kendi nefsini suçlamalıdır.

Zihnin karanlık dehlizlerinde filizlenen her kötü zan, hakikatle aramıza çekilen bir perdedir; oysa asıl erdem, başkasının açığını aramakta değil, kendi niyetimizi saflaştırmakta gizlidir.

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN..

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.