sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

KENDİ RUHUNU KEMİREN ZEHİR

Mart 16, 2026 11:59
6
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

KENDİ RUHUNU KEMİREN ZEHİR

Hamd Âlemlerin Rabbi olan, her türlü nimeti lütfeden ve taksim eden Allah’a olsun. O’nun kulu ve elçisi olan, bizlere gönül temizliğini ve kardeşliği rehberlik eden Efendimiz Hz. Muhammed’e, âline ve ashabına selat ve selam olsun.

Hz. Hasan (ra) tarafından rivayet edilen bir hadiste Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

إِنَّ الْغِلَّ وَالْحَسَدَ يَأْكُلاَنِ الْحَسَنَاتِ كَمَا تَأْكُلُ النَّارَ الْحَطَبَ

“Şüphesiz kin ve haset tıpkı ateşin odunu yakıp kül ettiği gibi, iyilikleri yer bitirir.”

Abdurrahman b. Muaviye’nin rivayetine göre, Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

Üç şey vardır ki, hiç kimse bunlardan kolay kurtulamaz:

  1. Zan
  2. Haset
  3. Uğursuz sayma

“Ey Allah’ın Resulü! Bunlardan kurtulmanın yolu nedir?” diye sorulması üzerine Resulullah (sav) şöyle cevap verdi:

  • Kalbindeki kıskançlığı açığa vurmazsın, zannın/kötü düşüncenin peşine düşüp doğruluğunu araştırmazsın, uğursuzluk saydığın bir şey olduğunda ona itibar etmezsin.

Ebu Hüreyre (ra) ın rivayetine göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلَا تَنَاجَشُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ اِخْوَانًا

“Birbirinize kin tutmayın, birbirinize haset etmeyin, iddia ile malın değerini artırmayın. Ey Allah’ın kulları kardeş olun.”

Rivayete göre Muaviye b. Ebi Süfyan oğluna şöyle öğüt verdi:

“Yavrucuğum! Kıskançlıktan uzak dur. Çünkü kıskançlık, düşmanından önce sana zarar verir.”

Fakih anlatıyor:

Hasetten daha zararlı bir şey yoktur. Çünkü haset, kıskanılan kimseye ulaşmadan önce sahibine (haset edene) beş türlü zarar verir:

  1. Ardı arkası kesilmeyen keder, üzüntü.
  2. Bir musibet ki, ondan dolayı kişiye sevap da verilmez.
  3. Övgüsü olmayan bir kınanma, hor görülme.
  4. Allah’ın hasetçiye kızması.
  5. Başarı kapılarının kapanması.

Bir rivayete göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

“Dikkat edin! Allah’ın nimetlerine düşmanlık besleyenler vardır.”

“Ey Allah’ın Resulü bunlar kimlerdir?” diye sorulması üzerine o, şöyle buyurdu:

— Allah’ın diğer kullarına vermiş olduğu nimetlerden dolayı onları kıskananlardır.

O halde ilim adamına yakışan, ilmiyle ahireti amaç edinmesidir. Çünkü âlim ilmiyle ahireti kazanmayı amaçlarsa hiç kimseyi kıskanmayacağı gibi, başkaları da ona haset etmez. Ama ilmi ahiret için değil de dünyalık elde etmek için öğrenen kimse kıskanç olur.

Nitekim Allah Teâlâ ilmi dünya için ilim öğrenen Yahudi alimleri hakkında şöyle buyurur:

أَمْ يَحْسُدُونَ النَّاسَ عَلَى مَا آتَاهُمُ اللَّهُ مِن فَضْلِهِ

“Yoksa onlar, Allah’ın lütfundan verdiği şeyler için insanlara haset mi ediyorlar?” (Nisâ Suresi, 54. Ayet)

Zira Yahudiler, Resulullah ve onun ashabına haset ediyorlar ve şöyle diyorlardı: “Şayet o Allah’ın Peygamberi olsaydı birden çok kadınla evlenmezdi.” Bu sözlerine karşılık Allah şöyle buyurdu:

“Yoksa onlar, Allah’ın lütfundan verdiği şeyler için insanlara haset mi ediyorlar?”

Ayette geçen “Allah’ın ona verdiği şeyler”den maksat; Peygamberlik ve çok kadınla evliliktir.

Hikmet ehli kişilerden biri şöyle demiştir:

“Hasetten sakının. Çünkü haset gökyüzünde Allah’a karşı işlenen ilk isyandır. Yeryüzünde de Allah’a karşı işlenen ilk günah, hasettir.”

“Gökyüzünde Allah’a karşı işlenen ilk günah, hasettir” sözünden maksat şudur: İblis (şeytan), Hz. Âdem’e haset ettiği için ona secde etmekten yüz çevirdi ve Allah’a şöyle dedi:

خَلَقْتَنِي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ طِينٍ

“Beni ateşten yarattın onu (Âdem’i) çamurdan yarattın” (A’râf Suresi, 12. Ayet)

Bunun üzerine Allah ona lanet edip rahmetinden kovdu.

Yeryüzünde kıskançlık yüzünden Allah’a ilk isyan eden kişi de Adem’in oğlu Kabildir. Nitekim Kabil, kardeşi Habili kıskandığı için onu öldürmüştü. Kur’an-ı Kerim bu gerçeği şöyle anlatıyor:

“Onlara Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş kıskançlık yüzünden) ‘Andolsun seni öldüreceğim’ dedi. Diğeri de ‘Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder’ dedi.” (Mâide Suresi, 27. Ayet)

Ahnef b. Kays şöyle diyor:

Hasetçinin rahat ve huzuru yoktur, cimrinin vefası yoktur, üşengeç kimsenin dostu yoktur, yalancının kişiliği yoktur, ihanet edenin doğru bir görüşü yoktur ve kötü huylu kimsede efendilik yoktur.

Muhammed b. Sirin şöyle diyor:

Dünyalık bir şey için hiç kimseye haset etmedim. Çünkü kıskandığım kişi eğer cennetliklerden ise zaten cennete girecek. Yok, eğer cehennemliklerden ise zaten cehenneme girecek, onu niye kıskanayım?

Hasan Basri diyor ki:

Ey Âdemoğlu! Müslüman kardeşine niçin haset ediyorsun? Eğer onda bulunan güzellikler Allah’ın kendisine bir ikramı ise Allah’ın ikram ettiği birine haset etmen boşuna! Eğer böyle değilse yine kıskanmanın bir anlamı yok. Çünkü onun gideceği yer, cehennemdir.

Fakih anlatıyor:

Üç kişi vardır ki, bunların duası kabul olunmaz:

  1. Haram yiyen.
  2. Çok gıybet eden.
  3. Kalbinde Müslümanlara karşı öfke ve haset taşıyan.

İbn Şihab’ın Salim’den onun da babasından rivayet ettiği bir hadiste Resulullah şöyle buyurur:

Sadece şu iki kişi hakkındaki kıskançlık günah değildir:

  1. Allah’ın kendisine Kur’an ilmi nasip ettiği kimse ki, bu kişi gündüzleri ve gece yarılarına kadar Kur’an’la meşgul olur.
  2. Allah’ın kendisine mal verdiği kimse ki, bu da gece gündüz sahip olduğu maldan başkalarına yardım eder. (Buhari, 7529; Müslim, 815)

Hasetten uzak durmak her Müslüman’a vaciptir. Çünkü haset eden Allah’ın hükmüne karşı çıkmış olur. Kendine öğüt verip hasetten sakınan ise Allah’ın hükmüne razı olmuştur. Nitekim Resulullah (sav); “Dikkat ediniz! Din nasihattir” buyurmuştur. O halde her Müslüman’ın yapması gereken şey, Allah’ın kendisine verdiklerine rıza göstermesi, hem kendine hem de diğer Müslümanlara öğüt vermesi ve kıskançlık yapmamasıdır.

Rivayete göre Ebu Hüreyre (ra) Resulullah (sav)’e sordu:

— Bir Müslüman’ın diğer bir Müslüman üzerindeki hakları nelerdir?

Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

  • Bir Müslüman’ın diğer Müslümanlar üzerindeki hakları altı tanedir.

“Onlar nelerdir?” diye sorulunca Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

  1. Karşılaştığında selam vermek.
  2. Davet ettiğinde davetine katılmak.
  3. Öğüt istediğinde ona öğüt vermek.
  4. Hapşıran “elhamdülillah” dediğinde ona “yerhamükellah” diyerek duada bulunmak.
  5. Hastalığında ziyaret etmek.
  6. Öldüğünde cenazesinde bulunmak.

Kin ve hileyi kalpten çıkarmak Peygamberin sünnetidir. Öyleyse her Müslüman için gerekli olan, kin ve hasedi kalbinden çıkarmasıdır. Çünkü amellerin en üstünü budur.

Fakih anlatıyor:

Babamın senedi ile rivayet ettiği bir hadise göre Enes b. Malik şöyle anlatıyor:

“Bir ara Resulullah (sav) ile birlikte otururken o, şöyle dedi:

‘Biraz sonra yanınıza cennet ehlinden biri gelecek, onun sakallarından abdest suyu damlamakta ve ayakkabıları sol tarafındadır.’

Resulullah (sav)’in tarif ettiği bu özelliklere sahip olan biri gelip selam verdikten sonra aramıza oturdu. Ertesi gün Resulullah (sav) aynı sözleri söyledi ve biraz sonra aynı kişi gelip aramıza oturdu. Üçüncü gün aynı olay tekrarlandı.

Adam kalkıp giderken Abdullah b. Amr b. As yanına varıp onunla birlikte çıktı ve ona şöyle dedi:

  • Babamla aramızda bir tartışma meydana geldi ve ben üç gece eve uğramayacağıma yemin ettim. Beni evinde misafir etmeyi kabul edersen seninle gelmek istiyorum.

Adamın ‘evet’ demesi üzerine Abdullah b. Amr b. As onunla evine gitti.”

Enes b. Malik diyor ki:

Abdullah b. Amr b. Âs, o gece yaşadıklarını şöyle anlattı:

Cennet ehlinden olan ev sahibi sabaha kadar ibadet için hiç kalkmadı. Ancak yatağında sağa sola dönerken Allah’ı zikredip tekbir getiriyordu. Sabah kalkıncaya kadar bu böyle devam etti. Sabah olunca güzelce abdestini alıp namazını kıldı ve kahvaltı yaptık. Yani oruç da tutmuyordu.

Abdullah b. Amr b. Âs sözlerine devamla şöyle dedi:

Onu tam üç gece izledim ama ilk gece yaptığından farklı bir şey yaptığını görmedim. Ancak kendisinden hayırdan başka söz de işitmedim. Üç gün dolduğunda yaptığı amelleri küçümseyerek ona dedim ki:

  • Babamla benim aramda bir anlaşmazlık yoktu. Ben sana bu sebeple misafir olmadım. Asıl sana misafir olmamın sebebi şudur:
  • Resulullah (sav)’in üç gün aynı mecliste şöyle dediğini işittim: ‘Aranıza cennetliklerden biri gelecek.’

Bu sözün söylenmesinden sonra sen geldin. Ben de bu sebeple seninle beraber olmak istedim ki, hangi amelleri yaparak cenneti kazandığını göreyim bende bu amellerde sana tabi olayım. Fakat doğrusu şaşırdım. Zira sen çok fazla amelle meşgul değilsin. Peki, seni bu dereceye ulaştıran amel nedir?

Cennetlik olan adam şöyle dedi:

  • Gördüklerin dışında bir amelim yoktur.

Bunun üzerine ben çıkıp gidiyordum ki, beni çağırıp şunları söyledi:

  • Gördüğün şeylerden başka bir amelim yoktur. Ancak hiçbir Müslüman’a karşı içimde bir kötülük bulunmadığı gibi, Allah’ın verdiği bir iyilik sebebiyle hiçbir kişiye kıskançlık beslemem.

Bu son sözleri işitince ona şöyle dedim:

  • İşte sana cenneti kazandıran ve bizim yapmaya muvaffak olamadığımız şey bu olsa gerektir.”

Kıskanç olan kimse şu beş hususta Rabbi olan Allah ile mücadele içindedir.

  1. Başkasında bulunan her nimete kin ve öfkelidir.
  2. Kısmetine razı olmaz. Yani, adeta Allah’a kendi payına niye bu kadar düştüğünün hesabını sorar.
  3. Allah’ın lütfunda cimrilik yapar. Zira insanlara verilen nimetler Allah’ın onlara bir lütfudur. Kıskanç kişi bunları fazla görerek Allah’ın lütfu hususunda cimrilik yapmış olur.
  4. Allah dostlarını aşağılar. Çünkü kıskançlar onların ellerinde bulunan nimetlerin yok olmasın istemektedirler.
  5. Kendi düşmanına yani iblis’e (şeytan) yardım etmiş olur.

Denilir ki:

Kıskançlık yapan, meclislerde ancak kınama ve aşağılanma görür. Meleklerden lanet ve öfke görür. Yalnız kaldığında gam ve kederi artar. Ölürken sıkıntı ve korkusu artar. Kıyamet günü mahşerde rezillik ve felaket görür. Cehennemde ise ancak yanma ve sıcaklık bulur.

En doğru olanı bilen Allah’tır.

Yazarın Diğer Yazıları
Şubat 9, 2026 11:59
Ocak 3, 2026 11:59
Kasım 10, 2025 11:59
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.