sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

SEVGİ VE KORKU 2.BÖLÜM

Nisan 2, 2026 11:59
20
A+
A-

SEVGİ VE KORKU 2.BÖLÜM

Hamd, kullarına karşı aşırı rahmet ve merhamet sahibi olan, onlara iyiliği ve ihsanı ve keremi bol olan, kullarının hatalarını örtüp bağışlayan, dünya ve ahirette onları izzetli ve şerefli kılan, düşmanlarını ise zelil kılan, onları hor ve hakir kılan, ebedi azaba duçar kılan, azabı çok şiddetli olan, istediğine istediğini zorla yaptıran, hükmünde daima galip olan, baş edilemeyen, aciz kılınamayan, her şeyin kendisine şiddetle muhtaç olduğu Allah Celle Celaluhu’na mahsustur.

Salat ve selam alemlere rahmet olarak gönderilen, Müminler için hayatın her anında önder ve örnek olan, kendisine tabi olunmadan cennetin hayal dahi edilemeyeceği Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme, aline, ashabına ve cümle müminlerin üzerine olsun.

İnsanlardan bazıları da vardır ki Allah’tan başkasını eş ve ortak tutarlar. Ve onlar bunları Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah’a olan sevgisi ise daha şiddetlidir. Bakara suresi 165. Ayet

Allah’tan nasıl korkup sakınmak gerekiyorsa öylece korkup sakının ve Müslüman olmaktan başka bir yol ve tutum üzere ölmeyin. Ali imran suresi 102. Ayet

Allah’a olan sevgi ve korku duygusu kalpte oluşup yer etmesi ve kök salması için Allah Celle Celaluhu’nu tanımak şarttır.

Kalbin sürekli olarak Allah ile olması şarttır. Bu şartları yerine getirilirse Allah Celle Celaluhu kulunun kalbinde kendisine olan sevgiyi yaratır. Belirttiğimiz bu şartlar diğer varlıklara karşı da sevgi ve korku duygusunun oluşması için de şarttır aslında.

Misalen, hiç tanımadığınız, hakkında iyi ya da kötü bilgi sahibi olmadığınız bir insanı sevebilir misiniz? Ya da ilk defa gördüğünüz bir insandan nefret edebilir misiniz? Yine hiçbir bilgi sahibi olmadığınız, tanımadığınız bir insandan korkabilir misiniz? Tabii ki de hayır. Bir insana karşı sevgi besleyebilmek için onu tanımanız, ondaki güzel hasletleri müşahede etmeniz gerekir. Hatta o insanın size değer vermiş olması, size iyiliğinin dokunmuş olması ve sizin de bunu bilmeniz gerekir ki sevgi kalpte yer etsin. Bir insana korku ya da nefret duygusunun oluşması için de insanda size yönelme ihtimali olan, o insanda size yönelme ihtimali olan tehlikeleri bilmeniz ve ondaki çirkinliklerin, hayasızlıkların farkına varmanız lazım ki korkabilirsiniz ya da nefret edebilirsiniz. O halde Allah’a karşı şiddetli bir sevgiye, şiddetli bir korkuya sahip olmak istiyorsak Allah Celle Celaluhu’nu tanıyacağız ve kalbimiz sürekli onunla beraber olacak. Bir insanın Allah Celle Celaluhu’nu tanıyabilmesi tabii ki de onun kitabındaki ayetlere ve tekvini nizamındaki ayetlere müracaat edip elde ettiği bilgiyi tefekkürle birleştirmesi ile mümkündür. Allah Celle Celaluhu Kur’an’da ve sünnette bizlere kendisini tanıtıyor. İsim ve sıfatlarından haber veriyor. Er-Rahman olduğunu, Er-Rahim olduğunu, Eş-Şekur olduğunu, Er-Rauf olduğunu, El-Vahhab olduğunu, El-Kerim olduğunu haber veriyor. Allah’ın bu isimlerini öğrenen ve üzerine tefekkür eden bir kalbin Allah’ı sevmemesi mümkün mü? El-Vahhab ismi şerifi üzerinden kısa bir tefekkür yapalım. El-Vahhab ismi şerifinin manası kullarına karşı bol bol nimetler veren, hibe eden demektir. Şimdi düşünelim. Yaratılmışların en şereflisi olarak varlık sahasına çıkmak için ne ücret ödedik Allah’a? Gören gözlere, tutan ellere, fehmeden bir kalbe sahip olmak için ne ödedik? Hiçbir ücret ödemedik. O bu nimetleri bize karşılıksız verdi. Dileseydi bizi yaratmayabilirdi. Ya da bir hayvan olarak yaratabilirdi. Alemlerin Rabbine hamdolsun. Allah Celle Celaluhu bizlere el-halim olduğunu, et-tevvab olduğunu, el-afuv olduğunu, el-gafur olduğunu, el-gaffer olduğunu haber veriyor. Allah’ın bu ismi şeriflerini öğrenen, tefekkür eden bir kalbin Allah’a yönelmemesi mümkün mü? El-Halim ve El-Afuv ismi şerifleri üzerinde tefekkür edelim. El-Halim ismi şerifinin manası, gücü yettiği halde suçluları hemen cezalandırmayan, onlara tevbe etme fırsatı veren, Öfkelenmeyen, çok sakin, asilerin isyanı ve cahillerin cehaleti kendisini öfkelendirmeyen, çok çok bağışlamayı isteyen, itina ile hüküm veren demektir. El-Afuv ismi şerifinin manası ise günahları çok çok ve sürekli olarak affeden, çok çok bağışlayan, kusur ve ayıpları gizleyen ve cezaları kulları üzerinden kaldıran demektir. Şimdi düşünelim. Bugüne kadar kaç kez günahlara daldık? Allah’tan başka kimsenin bilmediği, Ama Allah Celle Celaluhu o günahların üzerini örttüKimseye ifşa etti mi? Hayır. O günahın içindeyken bizim canımızı alsaydı halimiz nice olurdu? Ama bak Allah Celle Celaluhu o günah içerisinde senin canını almadı. Sana tevbe etme imkanı verdi. Seni Ramazan ayına kavuşturdu. Alemlerin Rabbine hamd olsun. Makalemiz üçüncü bölümüyle devam edecek inşallah.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.