sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR

Nisan 5, 2026 11:59
12
A+
A-

Bismillahirrahmanirrahim

HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR

Hamd  ve Övgü bütün eksikliklerden münezzeh , kemal sıfatlarla muttasıf olan Allah azze ve celle’ye mahsustur.

Salât ve Selâm alemlere rahmet olarak gönderilen, kendisine itaat edilmedikçe cennetin imkansız olduğu Hz.Muhammed (sav.)’e, a’line, ashabına ve bütün müminlerin üzerine olsun.

İnsan, çoğu zaman gördüğü olayların zahirine bakarak hüküm verir. Oysa hakikat, her zaman görünenin ötesindedir. Bu hakikati en çarpıcı şekilde anlatan kıssalardan biri, Kur’an-ı Kerim’de Kehf Suresi 60–82. ayetlerde anlatılan Musa (a.s.) ile Hızır (a.s.) kıssasıdır. Bu kıssa; ilim, sabır, kader ve ilahî hikmet konularında derin dersler barındırır.

Allah (cc.) Kehf Suresi/60’la 82.ayetler arasında şöyle buyurmaktadır.:

(60) Musa, genç yardımcısına şöyle demişti: “İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım; yıllarca gitsem de vazgeçmem.”

(61) İkisi denizin birleştiği yere vardıklarında balıklarını unuttular; balık denizde yolunu tutup gitti.

(62) Orayı geçince Musa, yardımcısına: “Yemeğimizi getir, bu yolculuk bizi yordu” dedi.

(63) O da: “Gördün mü? Kayaya sığındığımızda balığı unuttum; onu hatırlamamı şeytandan başkası unutturmadı; balık şaşılacak şekilde denizde yol aldı” dedi.

(64) Musa: “İşte aradığımız buydu” dedi ve izlerini takip ederek geri döndüler.

(65) Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş ve ledünnî bir ilim öğretmiştik.

(66) Musa ona: “Sana öğretilenden bana da öğretmen için sana tâbi olayım mı?” dedi.

(67) O: “Sen benimle beraber olmaya sabredemezsin.” dedi.

(68) “İç yüzünü kavrayamadığın şeye nasıl sabredeceksin?”

(69) Musa: “İnşallah beni sabırlı bulacaksın ve sana karşı gelmeyeceğim” dedi.

(70) O da: “O halde bana uyacaksan, ben sana açıklamadıkça hiçbir şey sorma” dedi.

(71) Derken yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiklerinde o gemiyi deldi. Musa: “İçindekileri boğmak için mi deldin? Gerçekten çok kötü bir iş yaptın!” dedi.

(72) O: “Ben sana benimle sabredemezsin demedim mi?” dedi.

(73) Musa: “Unuttuğumdan dolayı beni kınama, işimde bana zorluk çıkarma” dedi.

(74) Yine yola koyuldular. Nihayet bir çocukla karşılaştılar, onu öldürdü. Musa: “Bir cana karşılık olmaksızın masum bir canı mı öldürdün? Gerçekten çok kötü bir iş yaptın!” dedi.

(75) O: “Ben sana benimle sabredemezsin demedim mi?” dedi.

(76) Musa: “Bundan sonra sana bir şey sorarsam artık benimle arkadaşlık etme” dedi.

(77) Yine yola koyuldular. Nihayet bir kasaba halkına vardılar; onlardan yiyecek istediler, fakat onlar misafir etmediler. Orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular; o hemen onu doğrulttu. Musa: “İsteseydin buna karşılık bir ücret alırdın” dedi.

(78) O: “İşte bu, benimle senin ayrılmamızdır. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereceğim” dedi.

(79) “Gemi, denizde çalışan yoksul kimselere aitti. Onu kusurlu yapmak istedim; çünkü onların ilerisinde her sağlam gemiyi zorla alan bir kral vardı.”

(80) “Çocuğa gelince, onun anne-babası mümin kimselerdi; onun onları azdırmasından ve inkâra sürüklemesinden korktuk.”

(81) “Rablerinin, onun yerine daha temiz ve daha merhametli bir evlat vermesini istedik.”

(82) “Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa aitti. Altında onlara ait bir hazine vardı. Babaları salih bir kimseydi. Rabbin, onların büyüyüp hazinelerini çıkarmalarını istedi. Bu, Rabbinden bir rahmettir. Ben bunları kendi isteğimle yapmadım. İşte sabredemediğin şeylerin iç yüzü budur.”

Bu kıssa hakkında alimler çeşitli yorumlar yapmışlardır:

İbn Kesir bu kıssa hakkında şöyle demiş:

“Musa (a.s.) şeriat ilmini temsil eder; Hızır (a.s.) ise Allah’ın özel olarak verdiği gizli hikmetleri.”

Kaynak: Tefsîru’l-Kur’ânil-Azîm

Fahreddin Razi şöyle der:

“Bu kıssa, aklın tek başına yeterli olmadığını; sabır ve teslimiyet olmadan hakikatin anlaşılamayacağını gösterir.”

Kaynak: Mefâtihu’l-Gayb

Elmalılı Hamdi Yazır şöyle açıklar:

“Bu kıssa, kaderin zahirde şer gibi görünen yönlerinin aslında rahmet olabileceğini öğretir.”

Kaynak: Hak Dini Kur’an Dili

İmam Gazali bu kıssadan şu sonucu çıkarır:

“Ledün ilmi, kalbe verilen bir nurdur; kitapla değil, takva ile açılır.”

Kaynak: İhyâu Ulûmi’d-Dîn

Muhammed (sav) şöyle buyurur:

“Allah Musa’ya rahmet etsin; keşke sabretseydi de bize daha fazla anlatılsaydı.”

Kaynak: Buhari, İlim 44

İmam Maturidi bu kıssayı kader açısından şöyle açıklar:

“Kul, olayların zahirine göre sorumludur; fakat Allah, sonuçları hikmetle yaratır.”

Kaynak: Te’vilâtü’l-Kur’an

İbn Kayyim el-Cevziyye şöyle der:

“Kulun başına gelen her musibet, ya bir günaha kefarettir ya da daha büyük bir belayı engelleyen bir rahmettir.”

Kaynak: Medâricü’s-Sâlikîn

  • İmam Gazali sabrı üçe ayırır ve bu kıssaya uygular:

Musibete sabır,İbadete sabır,Hikmeti anlamaya sabır (en zor olan)

 Kaynak: İhyâu Ulûmi’d-Dîn

Musa (a.s.) sabırlıydı ama “hikmeti bekleme sabrı”nda zorlandı

Bu, en ileri sabır makamıdır.

İmam Şarani şöyle der:

“Hızır’ın duvarı ücretsiz yapması, Allah için yapılan amelin karşılık beklemeden yapılması gerektiğini öğretir.”

Kaynak: el-Envârü’l-Kudsiyye

Musa (a.s.) ile Hızır (a.s.) kıssası, insanın sınırlı bilgisine karşı Allah’ın sonsuz hikmetini gösterir. Bu kıssanın özü şudur:

☆Her şey göründüğü gibi değildir.

☆ Sabır, hakikatin kapısını açar.

☆Allah’ın takdirinde mutlaka bir hikmet vardır.

Bu nedenle müminin yolu:

Sabır + Teslimiyet + Hikmeti aramak olmalıdır.

Rabbim faylanmayı nasip etsin..

VelhamdülillahiRabbil Alemin….

Yazarın Diğer Yazıları
Mart 10, 2026 11:59
Şubat 11, 2026 11:59
Ocak 8, 2026 11:59
Aralık 11, 2025 11:59
Kasım 25, 2025 11:59
Kasım 3, 2025 11:59
Ekim 18, 2025 11:59
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.