TABERİ (RH.A)’NİN BAKIŞ AÇISIYLA ENAM SURESİ 56. VE 60. AYETLER

56- Ey Muhammed, de ki: “Ben sizin, Allahtan başka taptıklarınıza ibadet etmekten men olundum” Ve de ki: “Sizin, heva ve heveslerinize uyacak değilim. Aksi takdirde sapıklığa düşmüş olurum. Ve hidayete erenlerden olmamış olurum.”
Ey Muhammed, seni, kendi bâtıl dinlerine uymaya davet eden müşrik ve putperestlere ki: “Ben sizin, Allahtan başka ilah olduklarını iddia ettiğiniz şeylere tapmaktan men olundum. Yine de ki: “Ben bu hususta sizin davetinize asla uymayacağım. “Aksi takdirde sizin gibi sapıklar olur ve hidayete erişemeyenlerden olurum.” [1][64]
57- De ki: “Ben, rabbimden gönderilen apaçık bir delile dayanmak-tayim.” Siz ise onu yalanladınız. Acele istediğiniz şey de benim elimde değildir. Hüküm ancak Allahındır. O,nakkı haber verir. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.
Ey Muhammed, de ki: “Ben, rabbimden gönderilen açık bir delile dayanmaktayım. Siz ise rabbimi ve onun tarafından gönderilen hakkı yalanladınız. Sizin, “Eğer sözünde doğru isen hemen Allahın azabını getir” diye acele olarak istediğiniz azap benim elimde değildir. Benim buna gücüm yetmez. Hüküm Allahındır. Dilerse azabı acele gönderir, dilerse onu erteler. O, hakkı haber verir. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Allah teala, Ankebut Suresinin elli üç ve elli dördüncü âyetlerinde, kâfirlerin, Hz. Muhammed (s.a.v.)’den kendilerini korkuttuğu azabı hemen getirmesini istemelerini ve bu azabın hemen gelmemesinin hikmet ve sebeplerini beyan ederek buyuruyor ki: “Onlar senden, azabın acele indirilmesini istiyorlar. Eğer tayin edilen bir ecel olmasaydı azap onlara gelmişti. Şüphesiz ki azap onlara, hiç haberleri olmadan, ansızın geliverecektir.” “Senden azabın bir an Önce inmesini istiyorlar. Eğer tayin edilen bir ecel olmasaydı azap onlara gelmişti. Şüphesiz ki azap onlara, hiç haberleri olmadan, ansızın geliverecektir.” “Senden azabın bir an önce inmesini istiyorlar. Halbuki cehennem, kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.” [2][65]
58- De ki: “Eğer acele istediğiniz şey benim elimde olsaydı, sizinle benim aramızdaki iş bitmiş olurdu.” Allah, zalimleri daha iyi bilir.
Ey Muhammed, de ki: “Sizin, acele gelmesini istediğiniz azap benim elimde olsaydı onu hemen getirirdim. Ve aramızda mesele kalmazdı. Fakat o, Allanın elindedir. O, zalimleri çok iyi bilmektedir. Azap edilme zamanı gelince azabını onlara gönderecektir. [3][66]
59- Gaybin anahtarları Allanın kahndadır. Onları ancak o bilir. O, karada ve denizde olanları bilir. Düşen hiçbir yaprak dahi yoktur ki, Allah onu bilmesin. Yerin karanlıklarında olan her tane, kuru ve yaş, her şey, mutlaka apaçık bir kitapta kayıtlıdır.
Yaratıkların bilmediği gayb bilgileri.AUah’ın katındadır. Gaybı bilmek, Allahın, kendisine mahsus kıldığı konulardandır. Bunu ondan başka kimse bilemez. Allah, karada ve denizde olan her şeyi bilir. Hiçbir şey ona gizli değildir. Hiç bir yaprak yoktur ki düşsün de Allah onu bilmiş olmasın. Yeryüzünün karanlıklarında hiçbir tane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki levh-i Mahfuzda yazılmış ve tesbit edilmiş olmasın.
Resulullah (s.a.v.) efendimiz buyuruyor ki:
“Gaybın anahtarları-şu âyette zikredilen beş husustur. (Bunlun Allahtan başka kimse bilemez). “Kıyametin ne zaman kopacağına dair bilgi ancak Allah kalındadır. Yağmuru o indirir. Rahimlerde olanı o bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse nerede öleceğini de bilmez. Şüphesiz ki Allah, herşeyi çok iyi bilendir, herşeyden haberdardır. [4][67] [5][68]
60- Geceleyin sizi öldürür gibi uyutan, gündüzün ne eide ettiğinizi bilen O’dur. Sonra tayin edilen vâdenin tamamlanması için sizi gündü/ün diriltir gibi uyandırır. Sonra dönüşünüz yine onadır. Nihayet o, yaptıklarınızı size haber verecektir.
*Bu jyet-hkonme, Allahın, insanları öldürdükten sonra on!.m tekiâr diriltmeye kadir olduğunu inkâr eden kâfirlere bir cevap mahneiMid/lü ruııku İnsanlar uyurken onların bedenlerinden ruhlarını ahıp uyandıklar: n.i.ı lokiai iade eden Allah, onların eceli geldiğinde bedenlerinden canlarını ahp .ınl,ın tamamen öldürdükten sonra tekrar diriltip canlarını iade edeceğine k;ı I:i »ı!duğumı göstermektedir. [6][69]