sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’NİN BAKIŞ AÇISIYLA TEVBE SURESİ 41. VE 42. AYETLER

TABERİ (RH.A)’NİN BAKIŞ AÇISIYLA TEVBE SURESİ 41. VE 42. AYETLER
04.04.2025
5
A+
A-

41- Ey müminler, güçlünüz, zayıfınız hep birlikte savaşa koşun. Al­lah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihad edin. Eğer billcrsiniz bu, sizin için daha hayırlıdır.

Ey iman edenler, Allah düşmanlarına karşı genç-ihtiyar, süvari-yaya zen-gin-fakir, sağ-hasta, güçlü-güçsüz, hep birlikte cihada çıkın. Allahın dinini yay­mak ve yüceltmek için kâfirlere karşı mallarınızla, canlarınızla cihad edin. Eğer Allah yolunda cihad etmenin faziletini bilen insani arsanız, topluca savaşa çıkıp cihad etmeniz, yerlerinize çakılıp kalmanızdan sizin için daha hayırlıdır.

Âyet-i kerime’de geçen ve “Güçlü” diye tercüm edilen ( kelimesinden ve yine âyette geçen ve “zayıf diye tercüm edilen( H\z ) kelimelerinden neyin kastedildiği hususunda müfessirler çeşitli görüşler zikret­mişlerdir.

a- Hasan-ı Basri, Ebu Talha, İkrime, Dehhak, Bişr b. Atiyye Muktail ,Mücahid, Katade ve Ebu Salih’e göre kelimesinden maksat ise “Genç olarak” kelimesinden maksat “ihtiyar olarak” demektir. Bun­lara göre âyitin bu bölümünün manası “Genç ihtiyar hep birlikte savaşa çıkın” demektir. Bu hususta, Muğire b. Numan diyor ki: “İtaatkâr ve iri vücutlu bir yaşlı adam vardı. Savaşa katılmak istedi. Sa’d b. Ebi Vakkas, onun savaşa katıl­masına engel oldu. Yaşlı adam: “Allah zinde olanınız ve ağır hareket edeniniz, savaşa katılsın” buyuruyor dedi. Bunun üzerine onun, savaşa katılmasına izin verdi. Yaşlı adam savaşta öldürüldü. Ömer b. el-Hattab: “Haşimoğullarının dos­tu olan o yaşlı adam ne oldu?” diye sordu. Kendisini tanıyanlar da: “Ey mümin­lerin emiri o, öldürüldü.” dediler.

Hibban b. Yezİd diyor ki: “Ben, Safvan b. Amr ile savaşa katıldım. Çok yaşlı ve zayıf bir adam gördüm. Öyle ki kaşları, gözlerinin üzerine düşmüştü, O adam Şam halkından idi. Savaşanlarla birlikte bineğinin üzerinde bulunduğ bir sırada yanıma vardı ve dedim ki: “Amca Allah seni mazur görmüştür.” O da kaşlannı kaldırdı ve dedi ki: “Yeğenim, Allah, bizlerin, zinde ve ağır haraket edenlerimizin, hep birlikte savaşa katılmamızı istedi. Allah, sevdiğini imtihan eder. Sonra onu, eski haline getirir. Ve yaşatır, Allah, kullarından ancak şükre-deni, sabredeni, zikredeni ve Allah’tan başkasına ibadet etmeyeni imtihan eder.”

b- Hakem’e göre maksat, meşguliyeti bulunmayan maksat ise “meşguliyeti bulunan” demektin

c- Ebu Salihe göre maksat, “zengin olanlar” maksat da “Fakir olanlar” demektir.

d- Abdullah b. Abbas ve Katadeye göre maksat “Zinde olanları maksat ise “Zinde olmayanlar” demektir.

e- Ebu Amr el-Evzaiye göre ise demek “Binekli olanlar” dernek ise “Yaya olanlar” demektir.

f- ibn-i Zeyd ve diğer bir kısım alimlere göre ise maksat “Arazisi olmayan” maksat ise “Arazisi olan”dır.

Böyle birinin arazisini teredip savaşa gitmesi kendisine ağır geldiğinden bunlara “Ağır hareket edenler” anlamına gelen sıfatı verilmiştir.

Bu hususta Hadremi diyor ki: “Bir kısım insanlar, hasta veya yaşlı olduk­larından dolayı savaşa katılmamaları sebebiyle günahkâr olmayacaklarını zannetiler. Bunun üzerine Allah teala “Güçlü olanınız da zayıf olanınız da savaşa katılsın.” âyetini indirdi. Kimseye mazeret bırakmadı.

Muhammed b. Şirin? diyor ki: “Ebu Eyyub el Ensari, Resulullah ile bir­likte Bedir savaşına katıldıe. Sonra da müsülümalann yaptığı hiçbir savaştan geri kalmadı. Ancak bir yıl katılmadı. Ebu Eyyub bu âyeti okur ve şöyle derdi “Ben kendimi ya hissediyorum. Benim savaştan kopmam mümkün değildir.

Ebu Raşid el- Harrani diyor ki: “Ben, Resulullahın süvarisi Mikdat b. Es-vedi, Humus şehrinin sarraflarının oturaklarından birinde oturduğunu gördüm. Onun vücudu büyük olduğu için oturağa sığmıyordu. O, savaşmak istiyordu De­dim ki: “Alah seni mazur görmüştür.” Oda dedi ki: “bize Buûs suresi (tevbe su­resi) gönderildi. Ve Duyuruldu ki: “Güçlü olan, zayıf olan hep birlikte savaşa katılın.”

Taberi diyorki: “Bu âyette zikredilen ve kelimeleri hakkında bize göre doğru olan görüş şudur Allah teala, müminlere, düşmanlarına karşı kendi yolunca cihad etmelerine emretmiş, bu cihad, mümin­lere hafif gelse de zor gelse de ona katılmaları gerektiğini beyan etmiştir. Cihad etme kendisine hafif gelene, cihad etmeyi kolay bulan herkes dahildir. Bu kişi­nin cihad etmeye güç yetirmesinden, vücudun sağlığından, genç oluşundan, maddi imkânını bolluğundan, meşguliyetinin olmayışından, binek temin etme imkanından kaynaklanmış olabilir. Diğer yandan, cihad etme kendisine ağır ge­lene, cihad eteye zorlanan herkes dahildir. Bu, kişinin vücudunun zayıflığından, hasta oluşundan, maddi imkanının kıtlığından, arazisi ve geçimiyle meşgul ol­masından binek temin edemeyişinden yaşının ileri olmasından ve çoluk çocuğu­nun kalabajık oluşundan kaynaklanmış olabilir. Madem ki, Allah teala, kitabın­da  ve kelimelerini zikredilen bu hal ve sıfatlardan birine tahsis etmemiş, bu hususta Resulullahtan da herhangi bir haber zikredil-memiştir, o halde bu kelimeleri, genel anlamlarıyla alma ve cihad kendisine zor gelen veya kolay gelen her müminin, seferbelik. ilan edildiğinde cihada katılma­sı gereklidir, demek doğru olan görüştür.

Müslim b. Sabih, bu âyetin, Tevbe suresinin ilk inen âyeti olduğunu, söy­lemiş, Mücahid ise bu surenin yirmi beşinci âyetinin, surenin ilk inen âyeti ol­duğunu söylemiştir. [1][59]

 

42- Ey Muhammcd, eğer cihad, kolaylıkla elde edilecek bir dünya menfaati ve istenilen bir yolculuk olsaydı elbette sana uyarlardı. Fakat zor­lukla aşılacak yol, onlara uzak geldi. “Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizin­le beraber cihada çıkardık.” diye Allaha yemin edeceklerdir. Onlar bu davranışlarıyla kendilerini helak ederler. Allah biliyor ki, onlar mutlaka yalancıdırlar.

Bu âyet-i kerime, Tebük seferine katılmayan münafıklar hakkında nazil olmuştur. Bu kimseler, çeşitli bahaneler ileri sürerek cihattan geri kalmışlar ve bu davranışlarıyla Resulullahı kandırdiklanru zannetmişlerdi. Allah teala bunla­rın iç yüzünü, Peygamberine bildirerek, bahanelerinin yersiz olduğunu ve iddia­larında yalancı olduklarını açıkladı. [2][60]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.