sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA ENBİYA SURESİ 76. VE 80. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA ENBİYA SURESİ 76. VE 80. AYET-İ KERİMELER
Aralık 31, 2025 09:56
13
A+
A-

76- Nuh’u da hatırla. Hani o önceleri bize yalvarmıştı da biz de dua­sını kabul edip onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

77-  Ayetlerimizi yalanlayan kavme karşı biz ona yardım etmiştik. Gerçekten onlar kötü bir kavimdi. Biz de hepsini suda boğuverdik.

* Hz. İbrahim ve Hz. Lut’dan önce Nuh aleyhisselaiü, kavmine Peygamer olarak gönderilmiştir. Nuh aleyhisselam kavmini dokuzyüz elli sene dine davet etmesine rağmen ona iman etmemişler ve onu çeşitli şekillerde yalanlamışlardır. Kavminin iman etmesinden ümidini kesen Nuh aleyhisselam, kavmi aleyhine Allah Teala’ya şöyle yalvarmıştır: “Nuh şöyle dedi: “Rabbim, kavmimi gece gündüz yılmadan imana davet ettim.” “Davetim onlan senin yolundan daha da uzaklaşürmaktan başka bir işe yararmadı.” “Doğrusu ben, bağışlaman için onla­rı ne zaman imana davet ettiysem, onlar, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, beni görmemek için elbiselerine hüründüler. İnkârlarında ısrar ettiler ve büyüklen-dikçe büyüktendiler.” “Sonra ben onlan açıkça imana davet ettim.” “Sonra da onlara bazan açıktan açığa, bazan da gizliden gizliye hakkı tebliğ ettim.” “Ve şöyle dedim: Rabbinizden bağışlanmanızı dileyin. Şüphesiz ki o, çok bağışla-yandir.”(ı5) “Nuh şöyle dedi: “Rabbim, kâfirlerden, yeryüzünde dolaşan tek kişi bırakma.” “Eğer onlan yeryüzünde bırakırsan kullarını saptırırlar ve ancak günahkâr ve kâfir çocuklar doğururlar.’*16*

Allah Teala Nuh Aleyhis sel amin bu dualarını kabul ederek onu, kavmi­nin yaptığı kötülüklerden korumuş, bütün yeryüzünü sular altında bırakarak Nuh aleyhisselami yalanlayanları boğmuş Nuh’u ve gemisinde bulunanları da kurtarmıştır. Âyet-i kerime özet olarak bu olaylara işaret etmektedir.

(15) Nuh Suresi, âyet 5-10

(16) Nah Suresi, âyet: 26-27

78- Ey muhammed, Davud’u ve Süleyman’ı da hatırla. Hani onlar, kavmin koyunları ekini yediği zaman ekin hakkında hüküm veriyorlardı. Biz de onların hükümlerine şahit idik.

* Bu âyet’Celilenin izahı hakkında Abdullah b.Mes’ud’dan şu kıssa nak­ledilmektedir: “Bir kısım insanların, salkımlar vermiş üzüm bağına, diğer insan­ların davarları girip orayı telef etmişlerdir. Bağ sahibi gelip Hz. Davud’dan bu hususta hüküm vermesini istemiştir. Hz. Davud da davarların, yaptı ki an tahribat karşılığında bağ sahibine verilmesini hükme bağlamıştır. Hz. Süleyman bunu duyunca: “Ey Allah’ın Peygamberi bunun hükmü böyle değildir.” demiştir. Hz. Davud ise: “O halde bunun hükmü nedir?” demiş. Hz. Süleyman da: “Bağı da­var sahibine ver. Eski haline gelinceye kadar o bağa bakıp büyütsün. Davarları da bağın sahibine ver o bağ büyüyüp eski haline gelerek kendisine teslim edilin­ceye kadar davarlardan istifade etsin. Sonra bağ kendi sahibine davarlar da ken­di sahibine iade edilsin.” demiştir. Bu kıssa, Abdullah b. Abbas’dan da rivayet edilmiştir..

79- Bİz bu meselenin hallini Süleyman’a ilham ettik. Onların her bi­rine hüküm ve ilim verdik. Biz, dağlan ve kuşları Davud’Ia beraber teşbih etmeye boyun eğdirdik. Biz bunları yapanlarız.

Biz bu meselenin hükmünü Süleyman’a anlattık. Biz, Davud’a, Süleyman’a ve bu suretle zikredilen diğer Peygamberlerin hepsine hüküm ver­me yeteneği ve Allah’ın hükümlerini bilme ilmi verdik, Aynca dağlara ve kuşla­ra, Davud’Ia beraber Allah’ı, teşbih etmelerini ilham ettik. Onlarda Davudla be­raber AHahı kendisine yakışmayan sıfatlardan tenzih ediyor ve onu teşbih edi­yorlardı, îşte biz bunları yapanız. Biz, bundan asla âciz değiliz. Hiçbir güç bizi bunu yapmaktan geri bırakamaz.

* Hz. Davud’un sesi çok güzeldi. Zeburu sesli olarak okuduğunda kuşlar durup onu dinliyor ve dağiar sesini yansıtıyordu.

80- Biz Davud’a, sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatı öğret­tik. Artık şükrcdenler misiniz?

Biz Davud’a, silah yapma sanatı öğrettik ki savaşta düşmanlarınızla karşı karşıya geldiğinizde o silahlar sizi korusun. Ey insanlar artık siz, Allah’ın bu ni­metleri karşısında şükrediyor musunuz?

* Katade diyor ki: “Davud aleyhisselamdan önce zırhlar geniş ve düz ma­deni parçalardan yapılıyordu. Davud aleyhisselam zırhı ilk defa halkalar biç-minde birbirine örgülü şekilde yaptı ve böylece zırh yapma sanatının ustası ol­du.

Allah Teala bu hususta diğer âyetlerde de şöyle buyuruyor: “Şüphesiz ki biz Davud’a nezdimizden bir üstünlük verdik. “Ey dağlar ve kuşlar, Davud’la birlikte teşbih edin.” dedik. Ona demiri yumuşak kıldık.” “Biz Davud’a: Geniş zırhlar imal et, dokumasını ölçülü ve sağlam yap.” diye variyettik. Davud’a ve ailesine şöyle dedik: “Salih amellerde bulunun. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görüyorum.”(ı7>

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.