sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

MELEK KELİMESİNİN LÜGAT VE ISTILAH MANASI MELEKLERİN ÖZELLİKLERİ | Akaid Programı – 20.Bölüm

MELEK KELİMESİNİN LÜGAT VE ISTILAH MANASI  MELEKLERİN ÖZELLİKLERİ | Akaid Programı – 20.Bölüm
Ocak 8, 2026 15:28
9
A+
A-

MELEK KELİMESİNİN LÜGAT VE ISTILAH MANASI

MELEKLERİN ÖZELLİKLERİ

Melek kelimesi (e-le-ke) kelimesinin aslından türetilmiştir. E-l-k lugatta elçilik demektir ve mastar olarak Uluke’den türemiş olup ulağın taşıdığı haber, ya da yazılı belgeye denir. Mülk ve milk kelimesinden türetilmiş ise o zaman kuvvet, güç, iktidar manasındadır. Yani melek, e-l-k kökünden gelirse ;haber ileten elçi veya milk kökünden gelirse güçlü, kuvvetli manalarına gelir.

            Müfessir İbn Hayyan ve Dilcilerden Rağib el-İsfahani, melek kelimesinin, “kuvvet ve iktidar sahibi” anlamına gelen “mülk” veya “milk” kökünden türetildiği görüşündedirler. Dolayısıyla melek kelimesi lügat bakımından; haberci, elçi, kuvvet ve iktidar sahibi, tedbir ve tasarruf manalarına gelmektedir.

           İslam ıstılahında ise; melek denince önce peygamberlere gönderilen ilahi elçiler, sonra insanlar ve kainat üzerinde Allah(cc) namına tasarrufta bulunan ve O’nun emirlerini ve verdiği vazifeleri aynen yerine getiren kudret sahibi manevi varlıklar akla gelmektedir. Bundan dolayı Allah(cc), bu kelimeyi; kulları, peygamberleri ve diğer yaratıkları ile kendi arasında elçilik-habercilik görevini yapan ve evrendeki olayların meydana gelmesi için verilen görevleri yerine getiren güçlü-kuvvetli yaratıklarına isim olarak vermiştir. Başka bir tarifle ıstılahta melek; Allah(cc) tarafından yaratılmış, çeşitli şekillerde peygamberlere görünebilen, zor işlere gücü yeten, yemeyen, içmeyen, erkeklik ve dişlikleri olmayan, Allah(cc)’a devamlı ibadet ve itaatten ayrılmayan latif varlıklar olup İslam’da iman esaslarından birini oluşturmaktadır.[1]

Meleklerin Özellikleri

            Melekler; Allah(cc)’a ibadet ve itaatle meşgul olan ruhani, nurani, latif varlıklardır. Allah(cc)’ın kendilerine verdiği her emri derhal ve aynen yerine getirirler ve asla itaatsizlik etmezler. Şimdi meleklerin özelliklerini maddeler halinde açıklayalım.

1-) Meleklerde Beşeri Özellikler Yoktur

         Meleklerde nefis olmadığı için; erkeklik-dişilik, yeme-içme ve yorulma gibi bir takım hususiyetler yoktur.

         Meleklerin bu hususiyetlerini dört şıkta özetleyebiliriz.

  1. a) Daima İtaat Ederler, Asla İsyan Etmezler

      meleklerin görevleri Allah(cc)’a itaattir ve itaatin önünde engel olabilecek nefsi arzular ve şeytani vesveseler söz konusu olmadığı için asla isyan etmezler. Meleklerin bu hususunu ifadeyle Yüce Allah şöyle buyurmaktadır;

Göklerde ve yerlerde bulunan canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah’a secde ederler (boyun eğerler). Üzerlerinde üstün ve hakim olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.”[2]

           Meleklerin bütün işleri Allah(cc)’a ibadet ve taatle geçtiğini okuduğumuz ayet-i kerime sarih olarak ifade etmekle beraber, meleklerin asla isyan etmediklerini ifade eden diğer bir ayet-i kerimeyi de okuyalım;

Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.”[3]

               Bu ayet-i kerimeden ve benzeri ayetlerden anlaşıldığı üzere melekler Allah Teala’nın, devamlı alarm durumunda bulunan askerleridir. Melekler Allah’ın emirlerine harfiyen bağlıdırlar. O’na asla karşı gelmez ve isyan etmezler. Günah işlemezler. Çünkü “ismet” ve “emanet” sıfatlarıyla muttasıftırlar. İnsanlar gibi her iki cihete gidecek kabiliyetleri olmadığı için daima hayır üzeredirler. Hayvani arzulardan uzak; günah ve hatalardan beridirler.

b)Meleklerde Cinsiyet Yoktur

“ Onlar, Rahman’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.”[4]

           Tarih boyunca bazı topluluklar melekler hakkında yanlış görüşlere sapmışlardır. Bunların en başta gelen meleklerin (haşa)  Allah(cc)’ın kızları olduğunu söylemeleridir. Oysa bütün peygamberler, insanları melekler hakkında bu tür yanlış yakıştırmalardan uzaklaştırmaya çalışmışlardır. Okuduğumuz ayet-i kerimede ve bir çok  hadis-i şeriflerde meleklerin erkeklik ve dişilik gibi cinsiyetlerinin olmadığı belirtilmiştir.

  1. c) Yorulmazlar ve Hasta Olmazlar

            İnsanlara zor gibi görünen nice zor görevleri melekler ifa ederler. Melekler bu görevlerini ifa ederken bir bıtkınlık, zahmet ve yorgunluk hissetmedikleri gibi onlar hiçbir zaman hastalık gibi bir illete maruz kalmazlar. Nitekim bu hususu beyanla Yüce Allah(cc) Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır.

“ Göklerde ve yerde kim varsa hep O’nundur. O’nun katındakiler, ne O’na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.”[5]

Zaten güçleri nispetinde meleklere görev verilmektedir. Bu görevleri ifa ederken yorgunluk olmadığı gibi vücut ve sıhhat bakımından hastalık gibi arızalara sebebiyet verecek herhangi bir sebep ve imkan yoktur.

  1. d) Yiyip İçmezler

          Melekler insan suretinde Hz. İbrahim(as)’e geldiklerinde onları tanıyamadı ve onlara kızartılmış buzağı getirdi ve meleklerin yemediğini görünce yadırgadı ve içinde korkarak bir üperti duydu(Hud Suresi.69-70).Meleklerin yeme-içme gibi bir özellik yoktur. Zaten meleklerde nefis de yoktur. Melekler yeme-içme gibi durumlara ihtiyaç duyacak bir fıtratta değildirler. Enerjileri nurun kendisindendir. Azalma yada çoğalma kaydedecek bir yapıda değiller. [6]

2-) Melekler Nurdan Yaratılmışlardır

Melekler gözle görülmeyen ruhani varlıklardır. İnsanlara bazen görünme kudretleri vardır.

            Kur’an-ı Kerim’de meleklerin neyden yaratıldığına dair sarih bir açıklama yoktur. Ancak hadis-işeriflerde meleklerin nurdan yaratılmış olduğuna dair rivayetler vardır. Bunlardan birisini okuyalım,

            Hz. Aişe (r.anha) anlatıyor: “Rasulullah(sav) buyurdular ki: “Melekler nurdan yaratıldılar, cinler dumanlı bir alevden yaratıldılar. Adem de size vasfı yapılandan yaratıldı.”[7]

          Nur; karanlığın zıddı olan aydınlık, parlak ışık veya kıymetli bir varlık manalarını ifade etmekle beraber hem kendi varlığını hem de başkasının varlığını ispat etmeye yarayan ilahi bir ışıktır.

          Nur şuur gibi bir anda muhtelif yerde bulunması mümkündür. Bu nedenden dolayı melekler dahi aynı anda birkaç yerde birden bulunabilirler. Çünkü zaman ve maddi mekan onlar için tam bir sınırlandırma yapmaya kafi değildir. Bununla beraber pek çok şekle girebilirler. Pek çok dille konuşabilirler. Meleklerin  nurdan bir bünyeleri ve bu bünyede yer alan bir ruhları vardır. Zira Cebrail(as)’e doğrudan ruh denilmektedir.[8]

3-)Melekler Kanatlıdırlar

        Meleklerin kanatları vardır. Meleklerin kanatlı olmaları kendilerine verilen görevleri süratle yapmalarının bir gereğidir. Melekler cisim olmadıkları için kanatlarının kuşların kanatları gibi cismani bedenlerini havalandırmaya yarayan olarak sanmak yanlış olur. Yani meleklerin kanatlarının mahiyetini bilemeyiz. İnsanlardan bazılarına insan suretinde veya kanatlı olarak görünseler bile asıl şekilleri budur denilmez.

         Allah(cc) bir ayet-i kerimesinde şöyle buyuruyor;

“ Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratma dileğini artırır. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.”[9]

           Şayet denilse ki nurdan yaratılmış meleklerin kanatlara ne ihtiyacı vardır? Deriz ki: evvela Allah(cc) melekleri kanatlı yaratmış ise; mutlaka onlar gereklidir ve faydalıdır. Çünkü Allah(cc) bir şeyi boş yere yaratmaz. “Rabbimiz! Bunu boşyere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.”[10] Bu duruma göre itiraz veya tereddüt itikadı ifsad eder.

          İkinci olarak meleklerin kanatlarının anlamı onların süratını ve kuvvetini ifade eder.

Üçüncü olarak meleklerin kanatlarının sayısının  çokluğunun artması gücünün büyüklüğünü ve derecelerinin yüksekliğiyle orantılıdır. İkişer, üçer,dörder kanadı olan melekler bulunduğu gibi yüzlerce kanadı olan meleklerde vardır. Mesela en büyük mukarreb meleklerden biri olan Cebrail(as)’ın altı yüz kanadının mevcudiyeti söz konusudur.[11]

4-)Melekler İnsanlardan Önce Yaratılmıştır

            Meleklerin; insanlardan, cinlerden ve hatta dünyanın yaratılışından önce yaratıldığı birçok ilmi kaynaklardan anlaşılmaktadır. İnsanlardan önce yaratıldığına dair Kur’an-ı Kerim’ de açık ifadeler yer almaktadır.

“Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek  daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” Demişlerdi. Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti.”[12]

            Meleklerin ne zaman yaratıldığına dair sarih bir naas bulunmamaktadır. Ancak Hadis-i Şeriflerde geçtiği üzere alimlerimiz mahlukatı ilk yaratılandan meleklere kadar olanını şu şekilde sıralayabiliriz.

a-)Nuru Muhammed(sav)

b-)Kalem

c-)Levhi Mahfuz

d-)Arşı Azam(Arşı Rahman)

e-)Hamele-i Arş(Arşı taşıyıcı melekler; Allahu alem Cebrail(as) dahil dört büyük melek de bunlarla beraber yaratılmışlardır.)

f-)Kürsi

g-)Melekler[13]

5-) Melekler Kısa Zamanda Uzun Mesafeler Kat Ederler

Melekler hızlı hareket kabiliyetine sahiptirler. Meleklerin bu hususiyetlerini beyan eden ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler mevcuttur. Bunlardan bir tanesini okuyalım:

“Melekler ve Ruh(Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.” [14]

Elli bin senelik bir zaman diliminin bir günle mukayesesi içerisinde meleklerin hareket hızları da anlaşılmaktadır. Dünyada insanın hız olarak bilebildiği, vasıtasız veya vasıtalı olarak hareket hızı, ses hızı, ışık hızı ve hayal hızıdır. Fakat meleklerin hızı bütün bunlardan çok daha fazladır. Bilhassa meleklerin büyüklükleri ve kanat sayıları arttıkça hızları da artar. Mesala Cebrail(as) yedinci kat gökyüzünde olan Sidretül Münteha olan makamından bir anda iner. Oysa yedinci kat gökyüzü; saniyelik hızı üçyüz bin kilometre olan ışık hızı ile milyarlarca  yıl mesafededir. Durum böyle olunca meleklerin hızını insan aklı ile bile kavramak çok zordur. Fakat melekler yeryüzüne görev icabı her an, her gün inip çıkarlar.[15]

6-)Meleklerin Görünmezliği Ve Görünebilirliği

Dünya hayatında normalde melekler baş gözüyle görünmezler. Bu görünmezlik meleklerin nurdan yaratılmış ve hızlı hareket kabiliyetlerine sahip olmalarındandır. Mesela Cebrail(as)  Peygamberimiz (sav)’e ile 23 yıllık risalet hayatında 26000 defa geldiği rivayet edilir. Bu müthiş bir hız demektir. Bütün melekler olmasa bile mukarreb (büyük melekler) bu sürate ve güce sahiptirler.

        Meleklerin görünmesi ya değişik şekillerde olur ya da asli suretinde olur ki görenin görmesi normalin üzerinde takviye ile olur. Bu takviye ya mucizedir ya da keramettir. Meleklerin görünmesi istisnadır. Ancak asli surette görünmesi istisnanın istisnasıdır.

            Allah Rasulü  Hz. Muhammed(sav) biri, vahyin ilk geliş sıralarında diğeri de miraçda yedinci kat gökyüzünde Cebrail(as)’i  kendi makamı olan sidretül münteha’da asli suretiyle görmüştür.

              Hz. Peygamber(sav) miraç olayında büyük küçük bir çok melekleri, cennet ve cehennemi hatta daha bir çok büyük ayetleri görmüştür. Bu harikulade olayları normal bir insanın baş gözüyle görmesi mümkün değildir.

Melekler insanlara rüyada görünebilirler. Hatta her insan rüyada melekleri görebilir. Sadık rüyada haber ve yön verenler meleklerdir.

Meleklerin insanlara görünmesi gibi zaman zaman bazı hayvanlara göründüğü de rivayet edilmiştir. Nitekim horozun meleği görüp öttüğüne dair hadis-i şerif okuyalım;

“ Hz. Ebu Hureyre (r.a) anlatıyor: “Rasulullah (sav) buyurdular ki: “Horozların öttüğünü işittiğiniz vakit, Allah’tan lutuf ve ikramını talep edin. Zira onlar bir melek görmüştür. Merkebin anırmasını işittiğiniz zaman Allah’a sığının. Çünkü o da bir şeytan görmüştür.”[16]

            Melekler bir toplumun içinde otursa sadece görünmek istedikleri kişiler onları görür diğerleri melekleri göremez.[17]

7-) Melekler Allah(cc)’ın Kullarıdırlar

        Melekler, Allah(cc)’ın kullarıdırlar. Melekler  -haşa- Allah’ın çocukları veya ortakları değildir. Allah(cc)’ın emrine tam bir itaatle uymaktadırlar.

        Meleklerin işi Allah(cc)’a kulluktur. Bu görevleri yaparken melekler isteyerek ve iftahar ederek yaparlar. Hatta Allah’a isyan edenlerden nefret ederler ve onlara beddua ederler. O halde melekler Allah’ın kuludurlar ve Allah’a kul olmakla iftihar ederler.[18]

😎 Meleklerin sayıları Oldukça Fazladır

       Meleklerin sayılarını Allah(cc)’tan başka kimse bilmez. Yerde, yedi kat gökte, kürside ve arş-ı azam tamamen meleklerle doludur. Çok büyük melekler, onlardan sonraki amir melekler, daha sonra memur  ve küçük melekler olarak meleklerin büyükleri ve küçükleri vardır.

Meleklerin sayısının çokluğunu, güçlerinin büyüklüğünü insanlar kavrayamaz.

9-) Melekler Hayalıdır, Hayasızlık  ve Çirkinliklerden Uzaklaşırlar

İnsanlarla en çok alakadar olan melekler vardır. Bunlardan bir kısmın sevap ve günahı yazar, bir kısmı hafaza melekleri, bir kısmı da rahmet melekleridir. Bu rahmet melekleri hep güzellikleri sevdikleri için çirkinliklerden ve hayasızlıklardan uzak dururlar. Bu konu ile ilgili hadis-i şerifler vardır.

            Hayasızlıklardan sakındıkları gibi rahmet meleklerinin uzak kaldıkları bazı nahoş durumlar vardır.  Bunlardan dört tanesine misal verelim,

  1. a) Köpek ve Suretin Bulunduğu yere Melek Girmez:

            Köpek ve bir canlıyı temsil eden suretlerin bir evde bulunması caiz değildir.

  1. b) Çanın Bulunduğu Yere Melekler Girmez:

Meleklerin çan sesinden rahatsız olmaları Kur’an’ın nüzulundan sonra Allah katında makbul olan ibadete çağrı ezandır. Çan ise Allah(cc) katında makbul olmayan bir çağrıdır ve ezanın zıddıdır.

  1. c) Cünübün bulunduğu Yere Melekler Girmez:

“Hz. Ali (r.a) anlatıyor: “Rasulullah(sav) buyurdular ki: “İçerisinde resim, cünüp ve köpek bulunan eve (rahmet) melekleri girmez.”[19]

       Cünüplük ibadete mani bir ha olduğu için rahmet melekleri ibadet halinde olan kişilerin yanında olurlar.

  1. d) Melekler Kerih Kokudan Rahatsız Olurlar

Bu hususta Cabir b. Abdullah (r.a) diyor ki: Rasulullah(sav) şöyle buyurdu: “Her kim bu sarımsak sebzesini yerse,(başka bir rivayette her kim soğan, sarımsak ve pırasa yiyecek olursa) bizim mescidimize yaklaşmasın. Çünkü melekler de Ben-i Ademin rahatsız oldukları şeylerden rahatsız olurlar.”[20]

10-) Melekler Allah(cc)’ın Sevdiğini Sever Sevmediğini Sevmezler

Melekler Yüce Allah’ın sevdiği kulları sever, Allah’ın dinini sever, İslam dininin hakimiyeti için mücadele edenleri sever, zaman zaman onlara yardım ederler.

Melekler, Allah’ın sevdiği kulları sever, över ve bu durumu bütün gök ehline ilan ederler. Allah’ın sevmediğini sevmez, buğzettiğine buğz eder ve lanet ettiğine de lanet ederler. Meleklerin lanet ettiği insanlar yerde ve gökte kötü olarak anılırlar.

Gerek küfürde olan kimseler, gerek imandan sonra tekrar küfre dönen mürtedler gerekse Allah’ın yetkilerini (uluhiyet ve rububiyette kanun koyma salahiyetini) kullanmaya kendilerini hak sahibi zanneden tağutlar ve gerekse de bunlara bilerek yardımcı olanlar melunlardır. Yüce Allah’ın, meleklerin ve lanet etme şanında olanların laneti bunların üzerinedir.[21]

11-) Melekler Gaybı Bilmezler

      Gaybı esasen Allah(cc)’tan başka hiç kimse bilemez. Allah(cc) bildirmedikçe melekler ve peygamberler de dahil hiç kimse gaybı bilemezler.

Bu hususu ifadeden ayet-i kerimede Allah(cc) şöyle buyurmuştur;

“Size, göklerin ve yerin gağbını  şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da , gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?”[22]

      Allah’tan başka gaybı hiç kimse bilemez. Peygamberler, mukarreb melekler veya başka herhangi bir varlık gaybı bilemez. Sadece Allah’ın bildirdiği kadarını bilebilirler. Allah’ın gaybtan bazı bilgileri Rasullere bildirip onlar Allah’tan vahiyle aldıkları haberleri olduğu gibi insanlara haber verirler.[23]

12-) Meleklerin İrili Ufaklı Olması

       Meleklerin, kendi aralarında büyükleri ve küçükleri vardır.Her büyük meleğin emrinde yüzlerce,binlerce memur melek vardır.Memur meleklerin mahiyetinde de çok sayıda hadim melekler  vardır.Melekler münferid değil onlarda hiyerarşik bir nizam ve intizam içerisindedirler.Meleklerin çok büyükleri de vardır.Kanatlarıyla dünya,gezegen,güneş ve sair yıldızlardan birçoğunu kanatlarıyla kaldırabilecek güçte olan melekler vardır.İleride görüleceği gibi sura üflemekle bütün kainatın nizamını değiştirip ortadan kaldırabilecek güçte olan İsrafil(a.s)’dır.

       Kendi başına zannedilen dağlar, bulutlar, rüzgar ve gezegenler ve bütün kainatın nizamında esas alan meleklerin kontrolü ve idaresi bulunmaktadır.Dağları bir araya getirebilecek güçte melekler olduğu gibi gezegenlerin yörüngelerini değiştirebilecek güçte melekler vardır.İnsanların meleklerin görmemesi varlıklarının hakikatını değiştirmez.

       Meleklerin yapmış olduğu vazifelere göre kabiliyetleri ve güç kapasiteleri Allah(c.c) tarafından verilmiştir.

        Burada anladığımız başka bir hususta meleklerin ışık, rüzgar, soğuk-sıcak, karanlık ve aydınlık gibi hiç bir şeyden etkilenmeme özelliklerinin varlığı anlaşılmaktadır. Dünya ateşiyle mukayese edilmeyecek derecede şiddetli sıcak olan ateşin içerisinde meleklerin asla etkilenmedikleri anlaşılır.

      Saymış olduğumuz bu on iki maddelik izahat ile meleklerin özellikleri özetlenmiş oldu. Bundan başka yazdıklarımızın dışında şüphesiz meleklerin başka türlü özellikleri vardır. Konumuz meleklere iman olması hasebiyle özellikler konusunda bu kadarla iktifa etmek durumundayız.[24]

  1. Meleklerin Görevleri

      Melekler; konumları ve görevlerine göre çeşitli sınıflara ayrılırlar. Evvela konumlarına göre genel olarak iki sınıfta incelemek mümkündür.

            1.Mukarrebun melekleri

            2.Müdebbirat melekler

1.Mukarrebun Melekleri

     Bunlar her an Cenab-ı Hakk’ı zikirle, O’nu noksan sıfatlardan tenzihle ve her türlü kemal vasıflarıyla takdisle meşguldürler. Allah(cc)’ın marifeti ve muhabbeti içinde kendilerinden geçmiş haldedirler. Bunlara keribiyyun veya illiyyun melekleride denir.

2.) Müdebbirat  Melekleri

        Bunlar kainatı idare eden,düzenini,nizam ve intizamını te’min eden ilahi kanunları tatbik ile vazifeli meleklerdir. Alemde, Allah’ın irade ve kudretinin tecellilerine nezaretçi ve seyirci durumundadırlar.

    İnsanların bütün halleriyle alakadar olan melekler de bu kapsama girer.

“Söküp çıkaranlara,yavaşça çekenlere,yüzdükçe yüzenlere,yarıştıkça yarışanlara,iş düzenleyenlere andolsun.”[25]

 

“Sonra iş bölümü yapan (melek) ler hakkı için.”[26]

 

 

Meleklerin Görevlerine Göre Çeşitleri

          Meleklerin görevlerinin hepsini bilemeyiz.ancak Kur’an-ı Kerimde bazı görevleri belirtilmektedir.Melekleri bu yönden tam olarak sınıflara ayırmak imkansızdır.Zira onların tümünün ne gibi işler yaptıklarını ancak Allah bilir.Biz burada en meşhur kısımlarını zikretmeye çalışacağız.

1-) Hamele-i  Arş

             Bunlar mukarreb meleklerden olup kainatın varlığının mebdei olan nuru Muhammediden sonra dördüncü sırada yaratılan büyük meleklerdir. Bütün kainatını kaplayan Arşı Azamı bu melekler taşır. Arşı taşıyıcı büyük melekler 8 tanedir. Arşın mahiyetini bilmediğimiz gibi bu meleklerin arşı taşıma keyfiyetini de bilemiyoruz.

            “Gök de yarılır ve artık o gün o,çökmeye yüz tutar. Melekler onun(göğün) etrafındadır.O gün Rabbinin arşını ,bunların da üstünde sekiz(melek) yüklenir.”[27]

  2-) Dört Büyük Melek

             Malum ve meşhur olduğu kadarıyla kainatta ki iş bölümlerini tedbir etmede vazifeli dört büyük melek vardır. Bu dört büyük melek Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail  (as)’lardır. Bunlardan her birisinin görevleri içerisinde insanları alakadar eden işler olmakla beraber ayrıca vazifelerinin mevcudiyeti ve mahiyetlerinde çok sayıda meleklerin bulunduğu hadis-i şeriflerde anlaşılmaktadır. Bu dört büyük melek aynı zamanda meleklerin peygamberlerindendir.[28]

  3-) Cebrail (a.s.)

     Vahiyle görevlendirilen meleğin Cebrail olduğu mütevatir haberle sabittir.Kur’an-ı Kerimde bu hakikati işaretle;

    “Onu Ruh-ül-Emin indirdi.Senin kalbin üzerine,ta ki,sen korkutuculardan olasın.Açık seçik Arapça bir dille indirdi.”[29] Diye buyrulmaktadır.

      Cebrail(a.s) dört büyük melekten biridir. İnsanlar tarafından bilinen en belirgin vazifesi, ilahi vahyi peygamberlere ulaştırmaktır. Bu sebeple, ona Vahiy meleği de denir.İnsanla alakalı meleklerin diğer bir görevi de, Allah’ın Peygamberlerine ve Salih kullarına kuvvet vermek,sıkıntılı ve üzüntülü zamanlarında onları teselli etmek,maneviyatlarını yükseltmek,gerekirse fiilen yardım yapmaktır.

 4-) Mikail (a.s.)

Kur’an-ı kerim’de adı geçen dört büyük melekten birisi. Mikail(a.s) Rızıkları sahiplerine ulaştırmak, hastalıkların ve şifaların verilmesi, rahmet ve bereketlerini  Allah’ın iradesine göre düzenlemekle görevli meleklerin başıdır.

        Mikail(a.s) kainatta vaki olan tabii olaylarla görevli olan bir melektir. Bu itibarla tabii olayların vukuu onun bilgisi ve yetkisi dahilindedir. Rüzgarın ve bulutların hareketi, yağmurların inişi, bitkilerin yetişip gelişmesi, kasırgaların ve depremlerin meydana gelmesi, dağların ve denizlerin hareket etmesi gibi tabiat olayları tamamen Mikail(a.s)’ın kontrolündedir.

       Dört büyük melekten biri olan Mikail(a.s) bun olayları kontrol ederken onun emrinin altında sayısız amir, memur ve hadim melekler vardır. Mesela bulutları sevk etmekle görevli melekler olduğu gibi dağları kontrol eden melekler de Mikail(a.s)’in emri altındadır.

5-) Azrail (a.s.)

      İnsanın ruhlarını kabzetmekte görevli olan melek  hasebiyle Kur’an-ı Kerimde ve bazı hadis-i şeriflerde melekul mevt (ölüm meleği)denilmektedir. Bu isim görevi icabı Azrail’in sıfatıdır.Kur’an-ı Kerimde melekul mevt olan Azrail(a.s)’dan bahseden ayet-i kerimeler mevcuttur.

Azrail(a.s)’a Düşmanlık Küfürdür

      İnsanların cehaletleri ve inançsızlıkları  sebebiyle Azrail’e karşı sevimsizlikleri, Azrail’in ruhları kabz etmesi yani ölüm meleği olmasından dolayıdır. Oysa bu vazifeler Yüce Allah’ın emri ve takdiri iledir.Azrail (a.s)’da Allah’ın emrini ifa etmekle görevli büyük bir melektir.Bu nedenle Azrail’e düşmanlık  Allah’a düşmanlıktır.[30]

D-)İsrafil(as)

 İsrafil kelimesi Abdullah (Allah’ın kulu) anlamına gelmektedir.

            Zühri şöyle rivaye etmiştir: “Cebrail(a.s) Peygamber (s.a.v)’e dedi ki: Ey Allah’ın elçisi  İsrafil’i bir görsen nasıl şaşarsın! Onun onikibin kanadı var. Bu kanatlarda biri doğuda biri batıdadır. Arş ise,onun omzundadır.”[31]

            Bütün kainatları içerisinde toplayan arşı omuzlamış olan bu büyük meleğin büyüklüğü akılların, hafsaların ve hayallerin dahi kavrayamayacağı bir büyüklüktür.

            Her bir kanadı şarkı ve ğarbı kaplayan, altı yüz kanadı olan Cebrail(a.s) gibi büyük bir meleği hayrette bırakan ve Cebrail’in kanatlarının yirmi misli kanada sahip olan İsrafil(a.s)’ın büyüklüğü gerçekten harikulade ve hayretengizdir.

İsrafil(as)’ın Görevleri

            İsrafil(a.s)’ın birçok görevleri vardır. Bunlar içerisinde en belirgini sur üfleme görevidir. Oysa bundan daha öncelikli ve daimi görevleri vardır.

1-Levh-i Mahfuzdan Allah’ın  Emirlerini Alıp Büyük Meleklere İletmesi

            Gerek  büyük meleklerin yapacağı işleri, gerek sonraki gelecek meleklerin yapacakları bir takım vazifeleri ve hatta yeryüzündeki  mahlukatın rızıklarını ve onları alakadar eden birçok olayların meydana gelmesinin ilahi emirler listesini levhi mahfuzdan alıp ilgili meleklere derece sırasına göre iletir veya taksim eder.

2-)Suru üflemek

            İsrafil (a.s)’in en belirgin vazifesi suru üflemektir. Rivayetlerde geçtiği üzere; İsrafil(a.s) kıyametin kopacağı vakte kadar elinde surla beklemektedir. Fakat melekler nurani oldukları için kendilerine ait hususi vazifelerini  yaparken, aynı zamanda  yine birçok vazifeleri hiç birini birine karıştırmadan yapabilmektedirler.[32]

Diğer Meleklerin Görevleri

  1. A) Dünyada İnsanlarla İlgilenen Melekler

1- Hafaza melekleri (mü’minlerin muhafazasını ve mağfiretini isteyen melekler).

2- Kiramen Katibin (insanların iyi-kötü her türlü hareketlerini, söz ve davranışlarını yazan melekler).

3- Rahmet ve Azap Melekleri( insanlara verilen ceza ve mükafatları icra eden melekler).

4- Peygamberleri Destekleyen Melekler (Peygamberlere yardım ve manevi destek veren melekler).

5- Zikir Meclisinde Bulunan Melekler ( İslam nizamının hayata hakim olması için bir araya gelerek toplanan cemaate bu melekler iştirak ederler ve bu cemaate dua ederler).

6- İbadet Edenlere Dua Eden Melekler

7-Mü’minlerle Devamlı Bulunan melekler ( hayır işlerde şahid ve duacı oldukları gibi, mahrem veya kötü işlerde uzaklaşan melekler).

8- Ahir Nefesinde ve Ölümünde İnsanla İlgilenen Melekler(insanın ölümü esnasında ve öldükten sonra kabre götürülürken  kişinin ameline göre kolaylaştıran veya işkence eden melekler).

9-Gezici(Seyyah) Melekler (Allah için toplanan bir cemaat gördükleri zaman onlarla beraber aynı ibadete iştirak eder ve onlar için dua ederler. Allah Rasulüne getirilen salavat-ı Şerifeleri Allah’ın izni ile Rasulullah’a ulaştırırlar.[33]

  1. B) Ölümden Sonraki Hayatla İlgilenen Melekler

1- Kabir ve Berzah Hayatıyla İlgilenen Melekler(insanlar ölüp kabre girdikten sonra sorguya çekmekle görevli olan melekler).

2- Ahiret Hayatı ile İlgilenen Melekler

 a- Cennet ve Ehliyle Görevli Melekler

Cennetin muhafız ve bekçileri meleklerdir. Cennet ehlini melekler müjde ve iltifatla karşılar.

Ayet-i kerimede “Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: “Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi, ebedi kalmak üzere buraya girin.”[34] Diye buyurulmaktadır.

 b-Cehennem Hayatıyla İlgilenen Melekler

Cehennemde azaplandırmakla görevli meleklerin en üst yetkilisi Malik’tir. Cehennemlik olan insan ve cinlere azab işleriyle görevlendirilen  meleklere zebani denilmektedir. Cehennemlikler fevc fevc cehenneme doğru sürülürler. Cehennemin kapılarının önüne geldiklerinde cehennemin bekçileri onları azarlamaya başlarlar.

  1. C) Sırf İbadetle Meşgul Olan Melekler

       Çeşitli görevleri bulunan melekler olduğu gibi, başka bir görevi olmayıp sadece Allah’a ibadet etmekle meşgul olan melekler vardır. Bu meleklerin sayı hepsinden fazladır. Bu meleklerin ibadetleri; tesbih, tahmid, zikir, ve dua gibi meşguliyetlerdir. [35]

[1] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.15

[2] Nahl Suresi,49-50

[3] Tahrim Suresi,6

[4] Zuhruf Suresi,19

[5] Enbiya Suresi,19

[6] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.49-53

[7] Müslim,Zühd 60,(2996)

[8] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.53-58

[9] Fatır Suresi,1

[10] Al-i İmran Suresi,191

[11] Buhari-Müslim

[12] Bakara Suresi,30

[13] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.69

[14] Mearic Suresi,4

[15] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.69

[16] Buhari, Bed’ü’lhalk 15; Müslim, Zikr 82,(2729)

[17]ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.78

[18] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.79

[19] Ebu Davut, Taharet 90,(227);Libas 48,(4152)

[20] Müslim,Mesacid 70

[21] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.90

[22] Bakara Suresi,33

[23] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.94

[24] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.98

[25] Naziat Suresi/1-5

[26] Zariyat suresi,4

[27] Hakka suresi,16-17

[28] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.117

[29] Şuara Suresi,193-194-195

[30] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.173

[31] Carullah  Zemahşeri,Keşşaf,3/470

[32] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.184

[33] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.250

[34] Zümer Suresi,73

[35] ŞAHIMERDAN SARI/İslam Akaidi/C:6/Yenda Yayn./Sf.262

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.