TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA MÜ’MİNUN SURESİ 6. VE 12. AYET-İ KERİMELER
6- Ancak eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hariç. Bundan (Bunlarla olan helal ilişkilerinden) dolayı kınanamazlar. [1][8]
7- Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar, haddi aşan mütecavizlerdir.
Müminlerin kurtuluşa erme şartlarından biri de, ırzlarını, Allah’ın haram kıldığı şeylerden korumalarıdır. Mümin, zina, Iivata ve benzeri şeylerden uzak olmalıdır. Ancak, Allah’ın kendilerine helal kıldığı hammlanyla veya sahibi bulunduğu cariyleryile olan münasebeti helaldir. Bunlarla ilişki kurmasından dolayi kınanmaz. Kim, cariyeleriyle ve eşleri dışındakilerle münasebet kurmak isterse işte onlar, Allah’ın koymuş okluğu sınırları aşmışlardır ve kurtuluşa ereme-mişlerdir.
Müfessirler, bu âyet-i kerimenin de Mut’a nikâhının yasak olduğunu gösterdiğini söylemişlerdir. Zira, Mut’a nikahıyla evlenilen kadın, kendisiyle evİenen erkeğin ne eşidir, ne de cariyesi. Dolayısiyle böyle bir evlilik haramdır. [2][9]
8- Öyle müminler ki onlar, emanetlerine ve vaadlcrinc riayet ederler.
Müminlerin kurtuluşa erme şartlarından biri de, kendilerine verilen emanetleri muhafaza edip yerine getirmeleri ve yaptıkları akitleri ifa etmeleridir. Bunlar, müminleri münafıklardan ayıran sıfatlardandır.
Peygamber efendimiz (s.a.v.) bu hususta bir Hadis-i Şerifi’nde şöyle buyuruyor:
“Münafıkın alâmeti üçtür. Konuştuğu zaman yalan söyler, kendisine bir şey emanet edildiğinde emanete hıyanet eder. Bir şey vaadettiğinde vaadinden döner. [3][10]
9- Onlar ki namazlarına devam ederler.
Müminin kurtuluşa erme şartlarından biri de, namazlarını vaktinde eda etmesidir.
Allah Teala, mümini kurtuluşa erdirecek sıfatlardan birincisi olarak ta sonuncusu olarak ta’namazı zikretmiştir. Bu da namazın ne kadar önemli bir ibadet olduğunu göstermektedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) namazın önemini belirten bir Hadis-i Şerifinde Muaz b.Cebel’e şöyle buyurmuştur:
“Ben sana bu işin başını, direğini (be! kemiğini) ve zirvesini haber vereyim mi?” Muaz: “Evet, ey Allah’ın Resulü.” demiş ve Resulullah şöyle buyurmuştur: “Bu işin başı İslâm’dır. Direği namazdır, zirvesi decihaddır.. [4][11]
Diğer bir Hadis-i Şerifte de şöyle buyuruluyor: “Abdullah b.Mes’ud diyor ki:
“Resulullah (s.a.v.)e dedim ki: “Ey Allah’ın Resulü, amellerin hangisi Allah’a daha sevimlidir?” Resulullah buyurdu ki: “Vaktinde kılınan namazdır.” “Sonra hangisidir?” diye sordum. Resulullah* “Anneye babaya iyilikte bulunmaktır.” buyurdu. “Sonra hangisidir?” diye sordum. Resulullah “Allah yolunda cihad etmektir.” buyurdu. [5][12]
10-11- İşte Firdcvs cennetine varis olacak olanlar onlardır. Onlar orada ebediyyen kalacaklardır.
Firdevs cenneti, cennetlerin en üstünlerinden biridir. Peygamber Efendimiz bir Hadis-i Şerifı’nde “Firdevs” cennetini överek şöyle buyuruyor:
“Şüphesiz ki cennette yüz derece vardır. Allah onları, kendi yolunda cihad edenler için hazırlamıştır. Her derecenin arası gökle yer arası kadardır. Siz, Allah’tan dilediğiniz zaman Firdevs cennetini dileyin. Zira o cennetlerin en orta-sındadır ve en yücesidir. Onun üzerinde rahman olan Allah’ın arşı bulunmaktadır ve cennetin ırmakları oradan fışkırmaktadır. [6][13]
Taberi bu âyet-i kerimeyi izah ederken, Müminlerin, Firdevs cennetine mirasçı olmaları ifadesinin şöyle izah edildiğini rivayet etmektedir: “Her insan için cennet ve cehennemde bir yer vardır. Kâfirler cehenneme girince onların cenneteki yerlerine müminler mirasçı olurlar ve o yerler de kendilerinin olur.” [7][14]
12- Yemin olsun ki biz insanı, süzülmüş özlü balçıktan yarattık.
Katade bu âyet-i kerimeyi şu şekilde izah etmiştir. “Şüphesiz ki biz, insanların atası Âdem’i, süzülmüş bir balçıktan yarattık.”
Mücahid ve İbn-i Abbas ise şöyle izah etmişlerdir: “Şüphesiz ki biz, Âdem’in evlatları olan insanİan, topraktan yaratılan Âdem’in sulbünden süzülen sudan yarattık. [8][15]