sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

VAY HALİMİZE!

Şubat 23, 2026 11:59
13
A+
A-

بسم الله الرحمن الرحيم.

VAY HALİMİZE!

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah(cc)’a, selam, örneğimiz, önderimiz Hz. Muhammed(sav)’e, onun tertemiz ailesine, ashabına, O’na(sav) tabii olan müminlerin üzerine olsun.

“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğruyu ve eğriyi ayıran Kur’ân’ın indirildiği aydır..(Bakara/185)

Kur’ân’ın indirildiği ay.

Hidayetin başladığı ay.

Kurtuluşun kapısının açıldığı ay.

Bir kul Ramazan’a ulaşacak!

Rahmet ayına şahit olacak!

Ama affedilmeden çıkacak!

İşte buna gerçekten “vay hâlimize!” denir.

Ramazan öyle bir aydır ki, affedilmek isteyen için kapılar sonuna kadar açıktır. Ancak bu ayı gafletle geçiren için tehlike büyüktür. Nitekim Hz.Muhammed (sav)Efendimiz ﷺ, Cebrâil’in:

“Ramazan’a ulaşıp da affedilmeyen kimseye yazıklar olsun!”

duasına üç defa “Âmin” demiştir. (Tirmizî)

Demek ki mesele sadece Ramazan’a ulaşmak değil; affedilmiş olarak çıkmaktır.

Hz.Muhammed(sav)şöyle buyurmuştur:“Ramazan geldiği zaman cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapatılır ve şeytanlar zincire vurulur.”(Buhari /Savm 5)

İbn-i Recep el hanbeli;

Ramazan’da günahların azalmasının, şeytanın etkisinin zayıflamasından kaynaklandığını söyler ve asıl anlaşılması gerekenin şeytan zincirlenmiş olsa bile asıl mücadelenin, kulun iç dünyasında olmasıdır. Fakat asıl soru şudur:

Kul kendi nefsini zincire vurmuş mudur?

Dil susmuş,Göz haramdan korunmuş,Kalp yumuşamış,Nefis dizginlenmiş,Kur’an hayatın merkezine alınmışsa,işte o zaman kişi gerçekten Ramazan’dan nasiplenebilir.Aksi halde, zincirli şeytanın yapamadığını serbest bırakılmış nefis yapar.

İmam Gazali;nefsi terbiye etmenin yolunun açlık, az konuşma ve gece ibadeti olduğunu belirtir (İhyâ).

Hadis-i şerifte; “Nice oruç tutanlar vardır ki, oruçtan kendilerine sadece açlık ve susuzluk kalır. Nice gece namazı kılanlar vardır ki, kıyamlarından kendilerine sadece uykusuzluk kalır.”buyurulmaktadır.Orucun sadece zahirî açlık olmadığını; asıl maksadın takvâ, nefis terbiyesi ve günahlardan korunma olduğunu göstermektedir.

İbn Receb el-Hanbelî, bu hadisi açıklarken şöyle der:Oruç iki kısımdır:

  1. Zahirî oruç: Yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak.
  2. Hakikî oruç: Azaları günahlardan korumak.Ona göre gerçek oruç; dilin yalandan, gözün haramdan, kalbin kötü niyetten korunmasıdır. Aksi hâlde oruç, sadece açlığa dönüşür.

İbn Hacer, orucun sevabını azaltan şeylerin başında:Gıybet,yalan,koğuculuk kötü söz olduğunu belirtir ve şu hadisi hatırlatır:“Kim yalan sözü ve onunla amel etmeyi bırakmazsa, Allah’ın onun yemesini içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.”(Buhari/Savm 8)

Nevevî, orucun sevabının kemâle ermesi için kişinin:

Kalbini kibirden,dilini kötü sözden,azalarını haramdan koruması gerektiğini vurgular.

Bu hadiste uyarılan kimseler şunlardır:

Oruçlu olduğu hâlde gıybet edenler

Yalan söyleyenler

Kalbini kin ve hasetle dolduranlar

Gösteriş için ibadet edenler

Gün boyu aç kalıp akşam günaha dalanlar

Bunlar zahiren oruçlu, batınen gafildir.

Hadiste buyurulur:“Oruç bir kalkandır.”(müslim)

Sadece mideyi değil,dili, gözü, kulağı,kalbi ve niyeti de tutmaktır.

Velhamdülillahi rabbil alemin

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.