VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA YUNUS SURESİ 28. VE 29. AYET-İ KERİMELER
Mahlukatın Mahşer Yerinde Toplanmaları Ve Allah’a Ortak Koşulanların Müşriklerden Berî Olduklarını İlân Etmeleri
28- O gün bütün insanları bir araya toplarız. Sonra Allah’a ortak koşanlara şöyle deriz: “Siz ve Allah’a ortak koştuklarınız, yerinizden kımıldamayın.” Sonra müşriklerle ortak koştukları şeyleri birbirinden ayırırız. Ortak koştukları şeyler (putlar müşriklere) şöyle derler:.Siz bize tapmıyordunuz.”
29- Bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter.’Bize taptığınızdan da hiç Orada herkes daha önce yaptıklarından dolayı imtihan verir. Hak olan Mevlâlarına döndürülürler. (Allah’a ortak olarak) uydurdukları şeyler de kendilerinden ayrılıp kaybolur.
Açıklaması
Bu, kıyamet tablolarından açık-seçik bir tablodur. Burada müşriklerle sahte tanrıları arasındaki şirk alâkası konu edilmektedir.
Allah peygamberine diyor ki: Ey Peygamber! Bütün yeryüzü halkını, insanları, cinleri, iyileri kötüleri ile bir araya toplayacağımız o günü düşün. Onların aralarında daha önce anlatılan güzel amel işleyenlerle kötü amel işleyenler de olacaktır. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Hiçbir kimseyi geride bırakmadan, onların hepsini bir araya toplayacağız.” (Kehf, 18/47).
“Sonra müşriklere” Allah’la birlikte O’na ortak koşanlara şöyle deriz: Siz de Allah’a ortak koştuğunuz şeyler de yerinizden kımıldamayın. Size ne şekilde muamele edileceğini görmeden yerinizden ayrılmayın; şu ayette buyrulduğu gibi: “Onları (yerlerinde) durdurun. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.” (Saffat, 37/24) Bu ayette bütün mahlûkat önünde azarlama ve vaid (azapla korkutma) manası vardır.
Sonra müşriklerle ortak koştukları şeyleri birbirinden ayırırız, dünyada iken aralarında bulunan irtibatı keseriz.
Müşriklerin Allah’a ortak koştukları şeyler kendilerine tapanlardan uzak olduklarını ifade ederek şöyle derler: Gerçekte siz bize tapmıyordunuz. Siz ancak Allah’a eş koşmanızı emreden ve sizlerin de itaat ettiğiniz şeytanlara tapıyordunuz. Bu ifadede tehdit ve vaid (azapla korkutma) vardır. Çünkü o anda müşriklerin putlardan şefaat ümitleri yıkılmaktadır.
Allah’a şirk koşulan şeyler ya Allah’tan başka kendilerine ibadet edilen melekler, veya İsa Mesih (a.s.) yahut Allah’ın konuşturduğu putlardır. Evlâ olan görüşe göre buradaki “Allah’a şirk koşulan şeyler”den murad Allah’tan başka kendisine tapılan put, Güneş, Ay, melek, insan ve cin gibi her şeydir.
Bize tapın diye sizi davet etmediğimize, size böyle bir şeyi emretmediğimize ve sizin bu hareketinize razı olmadığımıza şahid ve hakem olarak Allah yeter! Bu ayet müşriklere ve putperestlere bir tehdittir.
Bize taptığınızdan da hiç haberimiz yoktu. Böyle bir şeyi bilmiyorduk, görmüyorduk; bundan da razı olamazdık. Kurtubî diyor ki: Biz ibadetinizden habersiz idik, duymuyor, görmüyor, düşünmüyorduk. Çünkü biz ruh taşımayan cansız varlıklar idik.
Orada hesap noktasında kıyamet günü herkes daha önce yaptığı hayır veya şer amellerini bilir, tadar ve imtihan verir. Bu ameller nasıl idi? Çirkin mi, güzel mi olduğunu öğrenin. Tıpkı imtihana girip de kendi durumunu öğrenen kişi gibi. Nitekim bir ayet-i kerimede “O gün bütün gizli işler yoklamaya tabi tutulur.” (Tarık, 86/9) buyurulmaktadır.
“Hak olan Mevlâlarına döndürülürler.” Allah’a çevrilirler. Bütün işler son derece adil bir hakem olan değişmeyen ve daimi olan Hak Tealâ’ya, Allah’a döner. O kesin hükmünü verir ve cennetlikler cennete, cehennemlikler cehenneme girer. Bu putlar ve Allah’a ortak koşulan şeyler hariç..
“Uydurdukları şeyler de kendilerinden ayrılıp kaybolur.” Yani müşriklerin iftiraları ve Allah’a iftira ederek O’nu bırakıp taptıkları şeyler, Allah’a eş saydıkları sahte tanrılar bütün bunlar ayrılıp kaybolurlar. Onlara ne yardımcı kalır ne de şefaatçi. O gün her şey Allah Tealâ’ya aittir.
Bu ayet de müşriklerin putların kendilerine şefaatçi olacakları ve onlara tapmanın kendilerini Allah Tealâ’ya yaklaştırdığı şeklindeki iddialarının asılsız olduğuna dair bir uyandır. [1][16]