sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA NUR SURESİ 56. VE 60. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA NUR SURESİ 56. VE 60. AYET-İ KERİMELER
Şubat 24, 2026 09:56
6
A+
A-

56- Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Peygambere itaat edin ki, merhamet ediksiniz.

Ey iman edenler, namazı gereği gibi kılın, onu eksik yapmayın. Allah’ın size farz kıldığı zekatı layık olanlara verin ve rabbinizin size gönderdiği Pey­gamberin emrine itaat edin ki, rabbiniz size merhamet etsin, azabına uğratmasın. [1][80]

 

57- Ey Muhammed, sakın, yeryüzünde kâfirlerin Allah’ı âciz bıraka­caklarını sanma. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir dö­nüş yeridir.

Ey Muhammed, kâfirlerin, Allah’ın kendilerini helak etmeyi dilemesi ha­line onu âciz bırakacaklarını sakın zannetme. Âhirette onların sığınacakları yer ise cehennem azabıdır. O ne kötü bir yerdir. [2][81]

 

58- Ey iman edenler, sahip olduğunuz köleler ve sizden henüz buluğ çağına ermemiş çocuklar, şu üç vakitte yanınıza girmek için sizden izin iste­sinler: Sabah namazından önce, öğle sıcağı da elbiselerinizi çıkardığınız za­man ve yatsı namazından sonra. Bunlar, avret yerlerinizin açılabileceği üç halvet vaktidir. Bunun dışındaki vakitlerde sizin için de onlar için de hiçbir mahzur yoktur. Çünkü onlar sizin yanınıza çokça girip çıkmak zorunda­dırlar. Siz de birbirinize sık sık gider gelirsiniz. İşte Allah, size âyetleri böy­le açıklar. Allah, herşeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Bu âyet-i kerime, akrabaların ve aynı evde yaşayan insanların, birbirle­rinin yanlarına girmeleri halinde izin istemeleri hükmünü getirmektedir. Bun­dan önce geçen yirmiyedi, yirmisekiz ve yirmidokuzuncu âyetlerde ise, yaban­cıların birbirlerinin evlerine girmeleri halinde izin istemeleri hükmünü ihtiva et­mekte idi.

Allah Teala, bu âyet-i kerimede, müminlere, hizmetçilerinin, kölelerinin ve erginlik çağına ermemiş çocuklarının şu üç vakitte yanlarına girmeleri halin­de izin istemelerini emretmektedir.

Bu vakitlerden biri, sabah namazından önceki vakittir. Bu vakitte insanlar uykudadırlar, avret mahallerinin kapalı olup olmadığını bilemezler. Bu sebeple yanlarına izinsiz girilemez, ikinci vakit ise öğle sıcağındaki dinlenme vaktidir. Bu vakitte de bir kısım insanlar dinlenme anında elbiselerini soyunabilirler. Ve­ya uykuda olabilirler. Bu vakitlerden üçüncüsü ise, yatsı namazından sonraki vakittir. Bu vakitte de insanlar uykuda olurlar. Fakat bu vakitlerin dışında, gerek hizmetçilerin, gerek küçük çocukların gerekse köle ve cariyelerin izin isteme­den erkek ve kadınların yanlarına girmelerinde bir mahzur görülmemiştir. Zira bunlar çokça gezip dolaşmaktadırlar. Bunlara, bu vakitlerin dışında da izin iste­me mecburiyeti konduğu takdirde bunlar için zorluk olacaktır.

Abdullah b.Abbas, insanların, muhkerh ölün bu âyetin hükmüyle amel et­mediklerini görünce onlan sert bir şekilde eleştirmiş ve onların bu âyete hakkıy­la iman etmediklerini söylemiştir. [3][82]

 

59- Sizin hür çocuklarınız buluğ çağına erince, kendilerinden önceki büyükleri gibi, evlere girmek için izin istesinler, işte Allah, âyetlerini size böyle açıklar, Allah, herşeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Bundan önceki âyette, erginlik çağına gelmemiş olan çocukların, üç halvet vakti dışında, akrabalarının yanına serbestçe girebilecekleri beyan edil­dikten sonra, bu âyette de çocukların, erginlik çağına ermelerinden sonra anne, baba ve diğer akrabalarının yanına girerken her zaman için izin istemek mecbu­riyetinde oldukları beyan edilmektedir. Kölelerin çocuk ve büyükleri, hür ço­cukların hükmüne tabi oldukları için, bu âyette zikredilen çocuklardan maksa­dın, erginlik çağına ermiş hür çocuklar oldukları beyan edilmiştir. [4][83]

 

60- Evlenme arzulan kesilmiş yaşlı kadınların zinçt yerlerini göster­memek kaydıyla dış örtülerini bırakmalarında bir günah yoktur. Ama ör­tünüp sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah, herşeyi çok iyi işi­tendir, çok iyi bilendir.

Çocuktan kesilen ve evlenme arzusu bulunmayan kadınların, zinet yerle­rini açıkça göstermemeleri şartıyla, çarşaf vb. dış kıyafetlerini bırakmalarında onlar için bir günah yoktur. Bununla beraber bu tür kadınların da dış örtülerini örtünüp iffetli davranmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah, herşeyi hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.

Allah Teala bu âyet-i kerimede, bu surenin otuzbirinci âyeti celilesinde zikrettiği kadınlara ait hükümlerden, çocuktan kesilen ve evlenme ümidi taşıma­yan kadınların dış örtülerini üzerlerine alıp almamalarında serbest olduklarını beyan etmiştir. [5][84]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.