sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA FURKAN SURESİ 16. VE 20. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA FURKAN SURESİ 16. VE 20. AYET-İ KERİMELER
Mart 1, 2026 09:56
5
A+
A-

16- Ebedi kalacakları cennette, onlar için, istedikleri herşey vardır. Bu, rabbinden İstenilen bir vaaddir.

Allah’tan korkanlar içki, ebedi olarak kalacakları emnette canlarının istediği ve gözlerinin her gördüğü, her diledikleri şey vardır. Bu nimetler, müminlerin dün­yada iken rablerinden istedikleri ve rablerinin kendilerine vaadettiği nimetlerdir. [1][17]

 

17- Rabbin onları ve Allah’tan başka taptıklarını topladığı gün: “Bu kutlarımı siz mi saptırdınız yoksa kendi kendilerine mi yoldan saptılar?” der.

Allah, kıyamet gününde, kendisini bırakıp ta, Melekler, cinler ve insanlar gibi yaratıklara tapan ve kıyamet gününü inkâr eden bu kâfirlerle, taptıkları var­lıkları bir araya getirip onlara: “Şu kullarımı siz mi hak yoldan saptırdınız? Yoksa onlar kendileri mi saptılar?” diye soracaktır. O, kendilerine tapınılanlar ise şöyle diyeceklerdir: [2][18]

 

18- Onlar: “Hâşâ, seni, layık olmadığın sıfatlardan tenzih ederiz. Se­ni bırakıp başka dostlar edinmek bize yakışmaz. Fakat sen onları ve atala­rını nimetler içinde yaşattın da, sonunda seni anmayı unuttular ve yok olmaya layık bir kavim oldular.” derler.

Müşriklerin taptıkları Melekler, İsa, Üzeyir gibi varlıklar Aİah’ı, onların sıfatlandırmalarından tenzih ederek derler ki: “Ey rabbimiz, biz seni, ortağının bulunmasından tenzih ederiz. Bizim, seni bırakıp ta başkalarını dostlar edinme­miz bize asla yakışmaz. Bizim dostumuz ancak sensin. Rabbimiz, sen bunları ve atalarım dünyada iken mal ve sıhhat gibi çeşitli nimetlerle yaşattın. Onlar seni anmayı, Peygamberine indirdiklerini ve ahirette tekrar dirilmeyi unuttular. Böy­lece helak olmayı hak eden bir topluluk oldular. [3][19]

 

19- Bunun üzerine Allah’tan başka dostlar edinenlere: “Tapındığınız şeyler, sizi, söylediklerinizde yalancı çıkardılar. Artık ne azabı geri çevire­bilirsiniz ne de yardım görebilirsiniz. Sizde» kim zulmetmişse ona büyük bir azap tattıracağız.” denilir.

Allah teala, kendisine ortak koşulanların, ortak koşanları yalanlamaları üzerine müşriklere, kıyamette ne söyleyeceğini beyan ediyor ve buyuruyor ki: “Tapındığınız şeyer sizi söylediklerinizde yalancı çıkardılar. Burada sizin hiçbir çareniz de yoktur. Artık ne kendinizden cehennem azabını uzakhıstırabileceksi-niz ne de kendinize bir yardımcı bulabileceksiniz. Ey insanlar, sizlerden kim Allah’a ortak koşarak kendisine zulmedecek olursa biz ona büyük bir azap tattı­racağız.” [4][20]

 

20- Ey Muhammcd, biz senden önce hiçbir Peygamber göndermedik ki, yemek yememiş, çarşılarda gezmemiş olsunlar. Ey insanlar, biz sizi bir-birinizle imtihan ediyoruz. Sabrediyor musunuz? Rabbiniz her şeyi çok iyi görür.

Allah Teala, bu âyet-i kerimede, Hz. Muhammed (s.a.v.)in Peygamber­liğine karşı çıkan ve onun yeyip içmesi, çarşıda pazarda gezmesi sebebiyle Pey­gamber olamayacağını iddia edeıi müşriklere cevap veriyor ve Resulullah’tan önce gönderilen bütün Peygamberlerin de yeyip içen, çarşılarda gezen insanlar olduklarını bildiriyor. Bu itibarla Allah’a ortak koşanların, Hz. Muhammed (s.a.v.)in Peygamberliğini kabul etmemek için hiçbir sebep bulunmadığını be­yan ediyor.

Âyet-i kerimenin son bölümünde: “Ey insanlar, biz sizi birbirinizle imti­han ediyoruz.” Duyurulmaktadır. Bundan maksat, insanlardan bazılarını Pey­gamber, bazılarını idareci, bazılarını fakir, bazılarını zengin, bazılarını akıllı ba­zılarını geri zekalı yaparak onları birbirlerinden farklı kılması ve kimlerin, Allah’ın emirlerine boyun eğip, kimlerin de isyan ettiğini ortaya koymasıdır. Eğer Allah insanları imtihan etmeyi dilemeseydi, hepsini eşit yaratırdı. [5][21]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.