TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA FURKAN SURESİ 26. VE 30. AYET-İ KERİMELER
26- O gün, gerçek hakimiyet, rahman olan Allah’ındır. O, kâfirler için zor bir gündür.
Göklerin bulutlarla yanlılığı o gün gerçek mülk ancak rahman olan Allah’a aittir. Dünyada iken hükümranlık ve mülkiyet iddia eden herkesm sozu boşa çıkacaktır. Evet, göğün bulutlan yanldığı o gün, kâfirler ıç.n pek çetin bı gündür. Zira o gün, hak bâtıldan ayırdedilecek. herkese layık olduğu ceza veya mükâfaat verilecektir. [1][27]
27- O gün zalim, pişmanlığından ellerini ısırıp şöyle der: “Nolaydı keşke Peygamberle beraber hak yolu tutsaydım.” [2][28]
28- Vah başıma gelenlere, keşke filanı dost edinmeseydim. [3][29]
29- Yemin olsun ki bana zikir gelmişken, o saptırdı beni zikirden. Zaten, şeytan insanı yapayalnız ortada bırakır.
Kıyamet günü rabbine ortak koşarak veya Allah’ın gönderdiği dini kabul etmeyerek kendisine zulmeden her zalim, Allah’a karşı işlediği suçtan ve kendisini helake sürüklemesinden pişmanlık duyarak ellerini ısıracak ve kentli kendine şöyle diyecektir: “Keşke ben, dünyada iken Peygamberle birlikte Allanın azabından kurtaracak bir yolu izleseydim. Keşke falan saptırıcıyı dost edinmeseydim. Zira o beni, bana tebliğ edildikten sonra Kur’an’dan saptırdı. Zaten şeytan, insanı haktan alıkoyan Onu bâtıl yolda kullanır. Sonunda da sahipsiz bırakır.
Abdullah b.Abbas, Şa’bî ve Mücuhid’den nakledilen bir görüşe göre bu âyetler, müşriklerden Ukbe b.Ebi Muayt ve Ümeyye b.Haîef hakkında nazil olmuştur. Bunlardan Ukbe veya Ümeyye Müslüman olmuş diğeri onun müslüman olmasına karşı çıkarak tekrar kâfir olmasına sebep olmuştur. İşte bu âyetler, bunları ve benzerlerini tasvir etmektedir. [4][30]
30- Peygamber: “Ey rabbim, doğrusu kavmim bu Kur’anı bırakıp terketti.” dedi.
Allah Teala bu âyet-i kerimede. Hz. Muhammed (s.a.v.)in, kavminden şikâyetçi olduğunu beyan etmektedir. Çünkü müşrikler, Kur’an okunurken onu dinlemiyor bilakis Kur’an’ın dinlenilmemesi için gürültü yapıyorlardı. Bu husuta başka bir âyette de şöyle Duyuruluyor: “Kâfirler birbirlerine şöyle dediler: “Bu Kur’an’! dinlemeyin, okunurken gürültü yapın. Belki bu yolla galip gelirsiniz.[5][31]