sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA YUNUS SURESİ 88. VE 89. AYET-İ KERİMELER

VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA YUNUS SURESİ 88. VE 89. AYET-İ KERİMELER
Mart 9, 2026 09:57
6
A+
A-

4- Hz. Musa’nın Firavun Ve Adamlarına Beddua Etmesi

 

88- Musa şöyle dua etti: “Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun ve adamlarına dünya hayatında ziynet ve inallar verdin. Ey Rabbimiz! Sonunda bunlar sen*n y°lundan saptırsınlar diye mi? EyRabbimiz! Onların mallarını yok et. Kalplerini sık. Çünkü onlar acıklı azabı görmedikçe iman etmeyeceklerdir.”

89- Allah ‘İkinizin duası da kabul edildi. Doğru yolda yürümeye devam edin.  Sakın (Hakkı) bihneyenlerin yoluna uymayın dedi.

 

Açıklaması

 

Bu bölüm Hz. Musa (a.s.) ile Firavun kıssasının dördüncü bölümüdür.

Hz. Musa’ya bir grubun iman ettiği haberinin bir ara cümlesi olarak bildi­rilmesi bir yana, Firavun ve adamlarının Hz. Musa’nın yaptığı hak daveti ka­bul etmemekte direnmelerinden dalâletleri ve küfürleri üzerinde inatla, azgın-

îxk ve gururla devam etmelerinden sonra, kavmi İsrailoğulları’nı Mısır’dan çık­mak üzere hazırlayıp iman, izzet ve şerefi tercih etme duygusunu onların kalp­lerine aşıladıktan sonra Hz. Musa (a.s.) Rabbine duanın sebebini beyan ederek yalvardı:

“Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun ve adamlarına dünya hayatında ziy-let ve mallar verdin.” Yani dünya nimetlerinden onları şımartacak derecede bol miktarda verdin. Bu verilen ziynet kıymetli takı, elbise, ev eşyası, pek çok mallar, meyve, sebze ve hayvanlarından çeşitli dünya metaı idi. Onlara verilen bu nimetler neticede onların, kullarını dinden saptırmaya, yeryüzünde azgınlık yapmalarına sebep oldu.

Nitekim Cenab-ı Hak bir ayet-i kerimede şöyle buyuruyor: “Hayır! Gerçek-:en insan kendisinin hiç kimseye muhtaç olmayacağını zannettiği için azar.” Alak, 96/6-7).

Firavunların kabirlerinde, Mısır’da tarihî mekânlarda bulunan altın, gü­müş, mücevher ve hediyeler, ayrıca onların inşa ettiği köşkler, piramitler ve heykellerin delâlet ettiği medeniyet anlatılan gerçeklere şehadet etmektedir.

Aynı şekilde “Firavun ailesi sonunda kendilerine düşman ve üzüntü sebebi olacak çocuğu bulup getirdiler.” (Kasas, 28/8) ayetindeki “li-yekûne” kelimesin­deki lâm, “li-yudillu”daki lâm gibidir ve burada da “sonunda” anlamı vermekte­dir.

Böylece Firavun kavminin sonucu dalâlete düşmek oldu.

Buradaki lâm’ın, lamu’t-ta’lil olma ihtimali de vardır. Ancak gerçekte de­ğil, zahire göre böyle olabilir. Bu durumda ayetin manası şu şekilde olur: Allah Tealâ onlara bu malları verip de bu mallar haddi aşmalarına ve küfrün artma­sına sebep olunca bu durum dalâlete düşürmek için kendilerine mal verilen kimsenin durumuna benzemiştir. Bu söz bu mana için ta’lil (sebebiyet) lafzı ile gelmiştir.

Ey Rabbimiz!. Onların mallarını yok et… Ortadan kaldır, izlerini bile sil, helak et. Kalplerini mühürle ve katılaştır ki bu kalpler imanla huzur bulmasın da şiddetli bir cezaya müstahak olsunlar; acıklı ve can yakıcı bir azabı görme­dikçe iman etmeyeceklerdir bunlar.

Hz. Musa bu şekilde dua edip kardeşi Hz. Harun da bu duasına “amin” de­yince Cenab-ı Hak şöyle buyurdu: “İkinizin duası da kabul edildi.” Yani ikini­zin duasına da icabet ettik, Firavun ailesinin helaki şeklindeki isteklerinizi de kabul ettik. “Doğru yolda yürümeye devam edin.” Yani üzerinde bulunduğunuz hakka davet ve hüccetle ilzam etme yolunda sabit olun. Vaktinden önce aceleci­lik yapmayın. Çünkü istedikleriniz olacaktır, ama vakti gelince olacaktır. Bil­meyenlerin yoluna sakın uymayın. Acelecilik ederek cahillerin yoluna, Allah Tealâ’nm vaadine güvenmeme ve itimat etmeme yoluna uymayın.

Bu nehiy, gereği Hz. Musa ile Hz. Harun’dan sadır olmuştur, manasında-dır. Tıpkı “Yemin olsun ki, eğer Allah ‘a şirk koşarsan muhakkak amelin boşa gider…” (Zümer, 39/65) ayet-i kerimesinin Pegyamberimiz (s.a.)’den şirkin sadır olduğuna delâlet etmediği gibi.

İbni Cüreyc diyor ki: “Bazı alimler diyorlar ki: Firavun bu davetten sonra 40 yıl bekledi.” Muhammed b. Ka’b ve Ali b. Hüseyn ise 40 gün bekledi demiş­lerdir. [1][39]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.