sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

NİMETLER ÜZERİNDE Kİ TEFEKKÜR -1-

Mart 12, 2026 11:59
8
A+
A-

NİMETLER ÜZERİNDE Kİ TEFEKKÜR -1-

Denilmiştir ki; “En fazla ihtiyaç duyulan nimet, en fazla miktarda yaratılıp en kolay bulunacak durumda yaratılmıştır.”

İnsanın havaya olan ihtiyacı ihtiyaçların en büyüğü olduğu hatta bir an ondan kesilse bu onun ölümüne sebebiyet verdiği halde, insanın havayı elde edişi, diğer bütün şeyleri bulmasından daha kolaydır.

Havadan sonra su gelir. Çünkü suya olan ihtiyaç da, havaya olan ihtiyacın biraz altında yine şiddetli bir ihtiyaç olduğu halde, suyu elde etmek de kolaydır. Fakat havayı elde etmek bulmak daha kolaydır. Çünkü havanın aksine suyu bir yerde tutmak gerekir. Zira suyu getirmek ve çekmek için her zaman bu iş için aletler gerekmiştir.

Sudan sonra, yiyeceğe olan şiddetli ihtiyaç gelir. Fakat yiyeceğe olan ihtiyaç, suya olan ihtiyaçtan daha azdır. Buna karşılık yiyeceği elde etmek, suyu elde etmekten daha zordur.

Yiyecekten sonra az bulunan bazı ilaçları ve karışımları elde etme ihtiyacı gelir. Bu şeyler gerçekten az miktardadır. Bu ilaçlardan sonra yine son derece az ve nadir bulunan yakut ve benzeri kıymetli taşlar gibi muhtelif madenlere olan ihtiyaç gelir.

Böylece en fazla ihtiyaç duyulan şeyi bulmanın en kolay, en az ihtiyaç duyulan şeyi bulmanın ise en zor olduğu hususu ortaya çıkar. Bu ise ancak Allah’tan kullarına rahmettir. Allah’ın rahmetine olan ihtiyaç, insanların en muhtaç oldukları şey olunca, onu bulmanın her şeyden daha kolay olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ederiz.

“Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.”(Casiye/13)

Oysa bunların gerçek anlamı “Sizin için (kanunlara) tabidirler” olmalıdır. Allah bütün bunları, insanlara yararlı olacak kanunlara bağlamıştır. Eğer gel-git belirli fizik kanunlarına bağlı olmasaydı, denizcilik mümkün olmazdı; bir nehir belli kanunlara bağlı olmasaydı, ondan kanallar açmak imkansız olurdu, aynı şekilde gök cisimler (güneş, ay vs.) yeryüzü, gece ve gündüz belirli sabit kurallara bağlı olmasaydı, değil medeni bir hayat, hayatın idamesi bile söz konusu olamazdı.

“Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.”(Lokman/20)

Buradaki nimetlerden istifade sadece onları yeme içme dilediğin gibi kullanmak manasında değil bundan daha üstün bir gaye olan Allah’ı tanımak ve bu tanımanın getirdiği mükellifiyetleri ifa edecekken yerde ve gökte bulananların tamamının uygun bir zemin olmasıdır aynı zamanda. Şimdi bu nimetlerin neler olduğuna ve bu nimetler karşısında aklın nasıl kullanılması gerektiğine değinelim;

Annesinden doğan çocuğun haline bir bak! Eğer sen onun ağzına ve burnuna nefesine kesecek bir bez kapatsan çocuk derhal ölür. Buna karşılık o nefes almaksızın, o daracık ana rahminde uzun bir müddet kalmış ve ölmemiştir. Sonra o annesinden doğar doğmaz, varlıkların en zayıfı ve anlayıştan en uzak olanıdır. Öyle ki o, su ile ateşi, sıkıntı veren ile lezzet vereni ve annesi ile başkalarını birbirinden ayırdedemez. İnsan, dünyaya yeni geldiğinde canlıların en cahili ve bilgisizi iken gelişmesini tamamlayıp kemale erdikten sonra da, buna kadir ve hakim olan bir yaratıcının ihsanı olduğunu bilsin diye anlayış akıl ve idrak bakımından canlıların en mükemmeli olur.

Yazarın Diğer Yazıları
Şubat 19, 2026 11:59
Ocak 20, 2026 11:59
Kasım 11, 2025 11:59
Ekim 20, 2025 14:22
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.