VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA YUSUF SURESİ 19. VE 20. AYET-İ KERİMELER
Hz. Yusuf (A.S.)’un Kurtulması Ve Vezirin Evinde İkrama Lâyık Olması,
Hz. Yusuf (A.S.)’ın Kovaya Tutunması Ve Kafileyle Yola Çıkması
19- Bir kafile geldi. Sucularını kuyuya
gönderdiler. Sucu kovasını kuyuya sar-kıttı. müjde! i^ bir o&anl diye ba. girdi. Yusuf u bir ticaret malı gibi sakladılar. Halbuki Allah onların ne yapacaklarını gayet iyi biliyordu.
20- Nihayet onu (Yusuf u) düşük fîatla birkaç dirheme sattılar. Bunlar ona karşı isteksiz idiler.
Açıklaması
Yusuf (a.s.) atıldığı kuyuda üç gün kalmış, bu sırada kardeşi Yahûza kendisine gizlice yemek getirmişti.
Medyen’den gelip Mısır’a gitmekte olan -Hz. İsmail neslinden gelen Araplardan oldukları rivayet edilen- bir yolcu kafilesi bu kuyunun yanından geçmişti.
Muhammed b. İshak’ın rivayetine göre kardeşleri Yusuf (a.s. )’u kuyuya attıktan sonra bu kuyunun civarına oturdular. Allah da Yusuf (a.s.) için bir kafile gönderdi. Kafile sucularını suya gönderdi. Sucu kuyunun yanına gelip kovasını kuyuya sarkıtınca Yusuf (a.s.) kovaya sımsıkı sarılıp kuyudan çıktı.
Sucu kafilede bulunanlara müjde vererek “A, müjde! İşte bir oğlan.. Gelin bu tam müjde zamanıdır. Bu gayet güzel, yakışıklı, gözalıcı ve zarif bir çocuktur. Müjdeler olsun size… Bu, tam satılacak bir uşak” dedi.
Yusuf u görenler onu Mısır halkına satacakları bir ticaret malı kabul ederek, kafiledeki diğer insanlardan gizlediler. Halbuki Allah onların ne yapacaklarını gayet iyi biliyordu. Onların ve diğerlerinin davranışlarından hiçbir şey O’na gizli kalmaz.
O, Yusuf un kardeşlerinin de, Yusuf u satın alacakların da ne yaptığını çok iyi bilendir. O, yaşanan gerçekleri değiştirmeye ve kaldırmaya da kadirdir. Ancak Onun hikmeti ve daha önce tespit ettiği bir takdiri vardır. Her şeyi takdir ettiği ve hükmettiği şekilde yürümeye bırakmıştır.
“İyi bilin ki, yaratmak ve emretmek O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah yüceler yücesidir.” (A’raf, 7/54).
İbni Abbas’tan rivayet edildiğine göre Yusuf u satan Yusuf un kardeşleridir. Tüccar ise Yusuf u satın alanlardır. Onu bir ticaret eşyası gibi gizleyenler de Yusuf un kardeşleridir. Yusuf kuyudan çıkarılınca onu gizlemişlerdi.
Yahut Yusuf u satanlar ticaret kervanında bulunanlardır. Satın alan ise Mısır halkından birisidir.
Bu ayetlerde Rasulullah (s.a.) müşrik kavminden gördüğü eziyete karşı teselli edilmekte ve kavminin kendisine yaptığı eziyeti Allah’ın bildiği, Allah’ın bu durumu değiştirmeye kadir olduğu bildirilmektedir. Fakat Yusuf un kardeşlerinin hile ve eziyetlerine karşı sabrettiği gibi sabret. Ben kardeşlerine karşı nasıl Yusuf a yardım ettiysem, onu onların üzerine hakim ve reis kıldıysam sana da onlara karşı yardım edeceğim, hitabı verilmektedir.
“Onu sattılar.” Yani kardeşleri Yusuf u sattılar. İbni Kesir Bu mana daha kuvvetlidir” demektedir.
Yahut oradan geçip Yusuf u alan kafile onu Mısır’da düşük bir fiatla, mislinin fiatından noksan bir fiatla, tartı ile değil sayı ile birkaç dirheme sattılar. Onlar ukıyye (40 dirhem) ve daha fazlası için tartı kullanıyorlardı. Yusuf u 20 veya 22 dirheme sattılar.
Burada “düşük fiaf’tan murad noksan veya ayıplı demektir. Yani onu en düşük bir fiatla satmışlardı.
Diğer bir rivayete göre bundan murad hür bir kimsenin satılması olduğu için bu davranış bir zulüm ve haramdır, demektir.
Tercih edilen görüş İbni Kesir’in de dediği gibi birinci manadır. Çünkü haram bellidir, herkes haramı bilmektedir. Hür kimsenin bedeli her çeşit durumda ve herkese haramdır. Ayrıca o Halilurrahman oğlu, İshak oğlu, Yakup oğlu Yusuf tur. Nebi oğlu, nebi oğlu, nebi oğlu nebidir. Değerli oğlu değerli oğlu, değerli oğlu, değerli oğlu bir şahsiyettir.
Onlar Yusuf hakkında ve onun satılması anında isteksiz idiler. Onun Allah katında değerini bilmeden ondan her ne şekilde olursa olsun kurtulmak istiyorlardı.
Yusuf u Mısır Azizi, satın aldı. Daha sonra bu zat Hz. Yusuf (a.s.)’a iman edecek ve Hz. Yusuf (a.s.) hayatta iken iman edecektir.
Özetle: Allah Tealâ Hz. Yusuf (a.s.)’a verilen fiatı üç sıfatla zikretmektedir.
- a) Düşük bir fiat oluşu.
- b) Sayılı bir kaç dirhem oluşu.
- c) Satıcıların bu hususta isteksiz oluşu. [1][23]