sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA NEML SURESİ 41. VE 45. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA NEML SURESİ 41. VE 45. AYET-İ KERİMELER
Nisan 12, 2026 09:56
5
A+
A-

41- Süleyman: “Onun tahtını tanınmaz hale getirin, bakalım tanıya­bilecek mi? Yoksa tanımayanlardan mı olacak?” dedi.

Seba Melikesi’nin tahtı getirildikten sonra kendisi de geldiğinde, Hz. Süleyman, Melike’nin zekâsını ölçmek için onun tahtında bazı değişiklikler ya­pılmasını emretmiştir. Bu değişiklik, tahttaki bazı işlemelerin çıkarılması veya bazı renklerin değiştirilmesi yahut bazı şeylerin ilave edilerek bazı şeylerin de eksiltümesi şeklinde olduğu rivayet edilmektedir. [1][40]

 

42- Melike gelince: “Senin tahtın da böyle mi?” denildi. O da şöyle dedi: “Tıpkı o’dur. Bundan önce bize ilim verilmişti biz de Müslüman ol­muştuk.”

Âyet-i kerimenin sonunda: “Bundan önce bize ilim verilmişti. Biz de Müslüman olmuştuk.” ifadesini zikredilmektedir.

Mücahid ve Said b.Cübeyr, âyetin bu bölümünün, Hz. Süleyman’ın sözü olduğunu söylemişler ve şöyle izah etmişlerdir: “Bu kadından önce bize, Al­lah’ın varlığı ve kudreti hakkında ilim verilmişti. Biz, bu kadından önce Allah’a boyun eğip Müslüman olanlardanız.” Taberi ve İbn-i Kesir de bu görüşü tercih etmişlerdir.

Bazı âlimlere göre âyetin bu bölümü Seba Meli&esi’nin sözüdür. Buna gö­re ise âyetin izahı şöyledir: “Seba Melikesi şöyle demiştir: “Bu mucizeden önce Allah’ın varlığı, kudreti ve Süleyman’ın Peygamberliği hakkında bizim bilgimiz oldu ve bizler İslâm’ı kabul ettik.” [2][41]

 

43- Allah’tan başka taptığı şeyler o Melikeyi (Tcvhid dinine girmek­ten) alıkoymuştu. Çünkü kendisi kâfir bir kavimdendi.

Müfessirler bu âyet-i kerimeyi çeşitli şekillerde izah etmişlerdir. Bu izah şekillerinden biri mealde verilen şekildir.

Diğer bir izah şekli de şöyledir: “Süleyman, Melike’nin, Allah’tan başka­sına tapmasına engel oldu. Çünkü o, kâfir bir kavimdendi,”

Başka bir izah şekli de şöyledir: “Allah, Melike’yi İslam’a yönelterek, kendisinden başkasına tapmasına engel oldu. Çünkü o Melike kâfir bir kavim­dendi.” [3][42]

 

44- Melikc’yc: “Köşk’e gir.” denildi. O, köşkü görünce, derin su sa­nıp bacaklarını sıvadı. Süleyman: “Bu, sırçadan yapılmış bir köşktür.” de­di- Melike: “Rabbim, ben gerçekten kendime zulmetmişim. Simde Süley­man’la beraber, âlemlerin rabbi olan Allah’a teslim olup Müslüman ol­dum.” dedi.

Vehb b.Münebbih diyor ki: “Hz. Süleyman, Seba Melikesi’nin geleceği­ni duyunca Cinlere emrederek Kristalden bir köşk yaptırmış, köşkün altından su akıtmış ve suyun içine çeşitli deniz hayvanları koydurtmuştur. Kendisi de tahtını köşkün ortasına koyarak üzerine oturmuş vaziyette beklemiştir. Belkıs gelince köşke girmesini emretmiş o da kristalden yapılmış köşkün altından akan suya basacağını zannetmiş ve bacaklarını sıvamıştır.

Hz. Süleyman’ın böyle bir köşk yaptınnasinin sebebi, kendi saltanatının, Melike’nin saltanatından daha büyük olduğunu göstermek veya Melike’nin zekâsını ölçmek yahut Melike’nin bedeni hakkında söylenen sözlerin doğru olup olmadığını öğrenerek onunla evlenip evlenemeyeceğine karar vennek istemesi­dir. [4][43]

 

45- Gerçekten biz, Scmud kavmine: “Allah’a kulluk edin.” desin diye kardeşleri Salih’i, Peygamber olarak gönderdik. Bir de ne görsün, onlar, birbirleriyle çekişen iki fırka olmuşlar.

Şüphesiz ki biz, yalnız Allaha kullak etmeleri, hiçbirşeyi ona ortak koş­mamaları için Semud kavmine, kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Salih onlara gelip kendilerini Allah’a davet edince, onlar Salih’e iman eden mü­minler ve iman etmeyen kafirler olarak iki guruba ayrıldılar ve birbirleriyle çe­kişmeye başladılar.

Bu hususlar diğer âyetlerde de şöyle acılanmaktadır, taslayan ileri gelenler, “Salih’in, rabbi tarafından Peygamber olarak  musunuz?” Onlar da: “Şüphesiz biz, onunla göndenlenlere manededler.” “O büyüklük taslayanlar ise: “Şüphesiz sızın iman ettiğinizi biz inkar yoruz.” dediler. [5][44]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.