TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA NEML SURESİ 46. VE 50. AYET-İ KERİMELER
46- Salih: “Ey kavmim, niçin iyilikten evvel, hemen kötlüğün gelmesini istiyorsunuz? Allah’tan, bağışlanmanızı dileseniz ya. Belki merhamet edilirsiniz.” dedi.
Salih, kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim, niçin, Allah’ın rahmetinden önce azabının acele gelmesini istiyorsunuz? İnkarcılığınızdan vazgeçip Allah’a tevbe etsenize. Böylece Allah, tevbeniz vasıtasıyla size merhamet etmiş olur. [1][45]
47- Kavmi: “Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık.” dediler. Salih de: “Uğursuzluğunuzun sebebi, Allah nezdindedir. Doğrusu siz, imtihana çekilen bir kavimsiniz.” dedi.
Semud kavmi, kendilerine Peygamber olarak gönderilen Salih’e şu cevabı verdi: “Senin ve sana iman edenlerin yüzünden uğursuzluğa diit:t”k Palımıza baktırdık, başımıza felaketlerin geleceğini anladık.” Salih de deı lugunuzun sebebi Allah kalındadır. Gerçekten siz, imtihana çeki niz. Allah, beni göndererek sizin itaat edip etmeyeceğinizi ortaya mekedir. Sizlere şimdilik bir mühlet verilmektedir.” [2][46]
48- O şehirde, yeryüzünde bozgunculuk çıkaran, ıslah edip düzeltmeye çalışmayan dokuz kişi vardı.
Allah Teala bu âyet-i kerimede, Salih (a.s.)ın şehri olan “Hicr”de, yeryüzünde bozgunculuk çıkaran ve ıslahatı düşünmeyen dokuz kişiden haber vermektedir. Bunların suçlan, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaları, Allah’ı inkâr etmleri ve ona karşı gelmeleridir. Ayrıca Salih (a.s.)a mucize olarak gönderilen deveyi kesenler ve Salih (a.s.)ı öldürmeyi planlayanlar da bunlardır. Bu itibarla bütün kâfirler yeryüzünde bozgunculuk çıkardıkları halde özellikle bu dokuz kişi zikredilmiştir,
Allah Teala, bunların, Salih (a.s.) aleyhine nasıl bir tezgâh kurduklarını beyan ederek buyuruyor ki; [3][47]
49- Aralarında Allah’a yemin ederek şöyle konuştular: “Salihi ve ailesini bîr gece baskınıyla öldürelim. Sonra da akrabasına: “Yakınlarınızın
öldürülmesinden haberimiz yok. Şüphesiz bizler, doğru kimseleriz.” diyelim.
Yurardaki âyette zikredilen bu dokuz kişi, deveyi kestikten sonra Salih (a.s.) ve ailesini öldürüp akrabalarına da: “Bizim, herhangi bir şeyden haberimiz yok.” demek için aralarında anlaşmışlar ve bu maksatla yola çıkmışlar. Melekler onların başlarına taş yağdırarak beyinlerini patlatmıştır. Onlar, kendilerini bekleyen arkadaşlarının yanına varmayınca arkadaşları gelip onların başlarının taşlarla ezildiğini görmüşlerdir. [4][48]
50- Onlar bir tuzak kurdular. Biz de, onlar farkına varmadan, tuzaklarını alt üst ediverdîk. [5][49]