TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA KASAS SURESİ 6. VE 10. AYET-İ KERİMELER
6- Ve onları yeryüzünde yerleştirelim. Firavuna, Hâmân’a ve askerlerine sakındıkları şeyi, o zayıfların eliyle gösterelim.
Biz ise istiyorduk ki, Firavunun ezdiği İsrailoğullarma lütufta bulunalım, onları önderler kılalım. Firavundan sonra yeryüzüne onları mirasçı yapalım. Şam ve Mısır topraklarında onları yerleştirelim. Firavuna ve onun yardımcısı Hâmân’a ve ikisinin ordusuna, korktukları şeyi, Musa’nın eliyle gösterelim. [1][7]
7- Biz, Musa’nı» annesine şöyle ilham ettik: “Çocuğu cmz.r. Basma birşey gelmesinden korkunca da onu hemen sandığa koyup nchıre (Nılcj bırak. Sakın korkma, mahzun da olma. Şüphesiz ki biz, onu sana gen don-düeceğiz ve onu Peygamberlerden yapacağız.”
Musa doğunca biz onun annesinin kalbine şöyle ilham ettik. “Sen onu emzir. Onun, Firavun tarafından öldürüleceğinden korktuğun zaman da onu bir sandığa koyup nil nehrine bırak. Firavun ve ordusunun, çocuğuna birşey yapacağından korkma. Çocuğunun senden ayrılmasına da üzülme. Zira biz onu mutlaka tekrar sana döndüreceğiz. Onu sen emzireceksin. Ve biz ona; Peygamberlik verip onu, öldüreceklerinden korktuğun kimselere Peygamber olarak göndereceğiz. Sonunda onlar helak olacak, oğlun ve ona iman edenler kurtulacaklardır. * Rivayete dildiğine göre Firavun, İsrailoğullannın erkek çocuklarını öldürmeye devam edince Kiptiler, işçilerinin ve hizmetçilerinin tükeneceğinden korkmuşlar ve durumu Firavuna açmışlar. O da doğan erkek çockulann bir yıl sağ bırakılıp ertesi yıl Öldürülmelerini emretmiştir. Hz. Musa’nın büyük kardeşi Harun, çocukların öldürülmediği yılda doğmuş ve bu sebeple sağ kalmıştır. Hz. Musa ise çocukların öldürüldüğü yılda doğduğu için, annesine âyette zikredildi-ği şekilde ilhamda bulunulmuş ve Hz. Musa, ilahî bir himaye ile korunmuştur. [2][8]
8- Firavun ailesi, ilerde kendilerine düşman ve üzüntü sebebi olacak çocuğu bulup getirdiler. Şüphesiz Firavun, Hâmân ve askerleri yanıhyor-lardı.
Âyet-i kerimede, Hz. Musa’yı bulup nehirden çıkaranların, Firavun ailesi oldukları zikredilmektedir.
Süddî burada geçen “Firavun ailesi”nden maksadın, Firavunun hanımı Asiye’nin cariyeleri olduklarını söylemiştir.
Muhammed b. Kays ise “Firavunun ailesi”nden maksadın, Firavunun, alaca hastalığına yakalanmış kızı olduğunu söylemiştir. Kızın “Musa’nın içinde bulunduğu sandığı açmça hastalığının iyileştiği bu se.beple Musa’nın öldürülme-mesi için annesi Âsiye’ye yalvardığı, onun da Firavuna rica ederek çocuğu öl-dürtmediği rivayet edilmiştir.
İbn-i İshak’a göre ise “Firavun ailesi”nden maksat, Firavunun taraftarlarıdır. Firavun ailesi ve taraftarları Nil nehrinin kenarında otururlarken, Âsiye, Nil nehrinin bir sandığı kıyıya sürüklediğini görmüş ve sandığın kendisine getirilmeşini emretmiş, sandık açılınca içinde bir çocuk olduğu görülmüş, Âsiye, Firavundan, çocuğun öldürül memesini istemiş Firavun da onun bu isteğini yerine getirmiştir.
Âyet-i Kerimenin son bölümünde “Firavun, Hâmân ve askerleri hata ediyorlardı.” buyuruimaktadır. Bu ifade iki şekilde izah edilmektedir. Birinci izah şekli şöyledir:
“Şüphesiz ki Firavun, Hâmân ve orduları, Musa’yı Öldürmeyerek yanılı-yorlardı. Aldıkları tedbirler boşa çıkıyordu. Zira onlar, düşmanlarım elleriyle büyütüyorlardı.”
İkinci izah şekline göre ise âyetin mânâsı şöyledir: “Şüphesiz ki Firavun, Hâmân ve orduları, günah içindeydiler. Bu sebeple Allah onlara kendi elleriyle düşmanlarım büyüttürdü. Ve Musa vasıtasıyla onlan helak etti. Zira onlar bunu hak etmişlerdi.” Taberi bu görüşü tercih etmektedir. [3][9]
9- Firavunun hanımı: “Bu, benim için de senin için de sevinç kaynağı bir çocuk. Onu öldürmeyin. Belki bize faydalı olur veya onu evlat ediniriz.” dedi. Onlar, işin farkında değillerdi.
Firavunun hanımı Âsiye, Firavuna şöyle dedi: “Ey Firavun, bu çocuk benim için de senin için de bir sevinç kaynağıdır. Sen bunu Öldürme. Belki o bize faydalı olur belki de onu evlat ediniriz.”
Firavunun hanımı bu sözü ya çocuğun nehirden çıkarıldığı zaman veya çocuğun büyütüldükten sonra Firavunun sakalından çektiğinde yahut elindeki sopayla Firavuna vurduğunda söylemiştir.
Onlar işin farkında değillerdi. Yani, Firavun ve taraftarları, Musa’nın eliyle helak olacaklarının farkında değillerdi. Yahut İsrailoğulları, Musa’nın, nehirden çıkarılıp ilerde kendilerini kurtaracağının farkında değillerdi. [4][10]
10- Musa’nın annesinin gönlünde, evladından başka bir şey yoktu. Eğer, müminlerden olması için kalbini pekiştirmeseydi, nerdeyse, Musa’nın, kendi çocuğu olduğunu açığa vuracaktı.
Bu âyet-i kerime iki şekilde izah edilmiştir: Bunlardan biri, mealde verilen şekildir. Taberi bu görüşü tercih etmiştir. Diğer Bİr izah şekli de şöyledir: Musa’nın annesinin kalbi, Allah’ın daha önce kendisine: “Sakm korkma mahzun da olma, şüphesiz ki biz onu sana geridindüreceğiz.” ifadesiyle kalbine doğdurduğu ilhamı unuttu. Böylece, çocuğunun, baş düşmanının eline geçmesine çok üzüldü. Şayet, müminlerden olsun diye kalbini pekiştirmemiş olsaydı, emzirilmek için çocuk kendisine getirildiğinde, neredeyse onun, kendi çocuğu olduğunu açığa vuracaktı. Veya, Allah’ın kendisine, çocuğunu koruyacağına dair ilhamda bulunduğunu açıklayacaktı. [5][11]