sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA RUM SURESİ 1. VE 5. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA RUM SURESİ 1. VE 5. AYET-İ KERİMELER
Mayıs 20, 2026 09:56
15
A+
A-

RUM SURESİ

 

Rum Suresi altmış âyettir. 17 âyeti Medine’de, diğerleri Mekke’de nazil olmuştur.

Bu Sure-İ Celile, Rumların, İranlılarla yapmış oldukları savaşta yenildik­ten sonra birkaç/sene içinde galip geleceklerini beyan ederek başlıyor. “Rum Süresi” olarak adını da buradan alıyor.

O zamanlar İranlılar putperestti. Rumlar ise ehl-i kitaptı ve Hıristiyandı. Müşrikler, Hıristiyan olan Rumların mağlup olmalarına sevinmişlerdi. İşte Kur’an-ı Kerim bu Surenin ilk âyetleriyle, yakında Rumların galip geleceklerini beyan etmiş ve sonunda da Kur’an-ı Kerimin verdiği haber tahakkuk etmiş Rumlar, yani Bizanslılar îraniilan mağlup etmişlerdir.

Sure-i Celile, bunun, Allah’ın bir vaadi olduğunu ve Allanın da verdiği vaadden hiçbir zaman caymayacağını beyan ediyor. Ve insanların, yeryüzünde gezip dolaşmalarını ve kendilerinden önce geçen kavimlerin güçlü ve kuvvetli olmalarına, toprağı onlardan daha fazla işlemiş olmalarına rağmen kendilerine de mucizelerle Peygamberler geldiği halde o peygamberleri yalanlamaları sebe­biyle helak olup gittiklerini, onların kalıntılarına bir ibret nazarıyla bakılmasını tavsiye etmektedir.

Bütün varlıkları yoktan var eden Allanın, onları tekrar dirilteceği, kıya­metin koptuğu gün suçluların bütün ümitlerini kaybederek susacakları, dünya­dayken Allaha ortak koştukları şeylerden kendilerine herhangi bir şefaatçinin bulunmayacağı, kıyamet koptuğu gün de müminlerle kâfirlerin birbirlerinden ayrılacakları, iman edip salih amel işleyenlerin cennet nimetleriyle mesrur ola­cakları, inkar edip âyetleri yalanlayanların ise cehennem azabına atılacakları be­yan edilmektedir.

Göklerde ve yerde Hamd’e layık olanın yalnızca Allah olduğu, Allanın, ölüden diriyi diriden de Ölüyü çıkardığı, insanları topraktan yaratıp yeryüzüne yaymasının, onun varlığının delillerinden olduğu ifade ediliyor.

Allah tealanm, insanlara kendi cinslerinden eşler var etmesi, dillerin ve renklerin değişik olması, gecenin ve gnüdüzün var edilmeleri, korku ve ümit vermek için şimşeğin yaratılmasının da Ailah tealanm delillerinden oldukları açıklanıyor.

İnsanlara bir zarar dokundu mu rablerine yönelerek ona yalvardikları, bir rahmet tatttnldığı zaman da onunla sevinip şımardıkları, işledikleri günahlar yü­zünden başlarına bir kötülük gelince de hemen ümitsizliğe kapıldıkları beyan ediliyor.

Akrabaya, yoksula, yolda kalmış yolcuya haklarının verilmesi, faizin ise çok kötü birşey olduğu fakat zekatın buna benzemediği beyan ediliyor. Karada ve denizde çıkan fesadın, insanların kendi elleriyle işledikleri günahlar yüzün­den meydana geldiği, Allanın, onlardan bir kısmının cezasını, belki bu kötü ha­reketlerden çekinirler diye insanlara tattırdığı açıklanıyor.

Kur’an-ı Kerimin birçok âyetinde olduğu gibi burada da tekrar, insanla­rın, yeryüzünde gezip dolaşmaları, Allahı ve onun gönderdiği peygamberleri ya­lanlayanların akıbetlerinin nasıl olduğuna bir bakılması emredilmektedir. Gele­ceği kesin olan kıyametin gelip çatmadan İslama dönülmesi emred ilmektedir.

Daha önceki ümmetlere de Peygamberler gönderildiği fakat onların da peygamberlerini yalanladıkları haber verilerek, müşriklerin kendisini inkar et­meleri sebebiyle Resulullah (s.a.v.) teselli edilmektedir.

Ölülerin, sağırların, kalb gözleri körelmiş insanların ilahi daveti duyup ona uymayacakları beyan ediliyor.

Allah teala, müşriklerin, inkarcıların direnmelerine karşı peygamberimize sabretmesini, imanında samimi olmayanlara da üzülmemesini, kendi vaadinin ise mutlaka hak olduğunu beyan ederek Sure-i Celileyi bitiriyor.[1][1]

 

Rahman ve Rahim olan Allanın adıyla.

 

1- Elil. Lam. Mîm.

Mukatta’a harfleri hakkında Bakara Suresinin başında gerekli açıklama­lar yapılmıştır. [2][2]

 

2-5- Rumlar size en yakın bir yerde mağlup oldular. Onlar bu mağ­lubiyetten sonra birkaç sene içinde galip geleceklerdir. Eninde sonunda emir Allahındır. O gün müminler, Allanın yardımıyla sevineceklerdir. Al­lah, dilediğine yardım eder. O, herşeye galiptir, çokça merhamet edendir.

Farslar Rumlara, size en yakın yerlerden biri olan Şam topraklarında ga­lip geldiler. Farslann Rumlara galip gelmesinden sonra, birkaç yıl içinde Rum­lar da onlara galip geleceklerdir. Parsların galip gelmesinden Önce de sonra da emir Allahındtr. O, yarattıkları hakkında dilediğini yapar. Bir kısmını diğerleri­ne galip getirir veya mağlup ettirir. Rumların Farslara galip gelecekleri günde ise, Allanın, kitap ehli Rumlara yardım etmesiyle müminler sevineceklerdir. Allah, yarattıklarından dilediğine yardım eder. Nitekim Bedir savaşında yardım etmiştir. Allah, kâfirleri cezalandırmada herşeye galiptir, yarattıklarından tevbe edip onun itaatına dönenlere çokça merhamet edendir.

Abdullah b. Abbas bu âyet-i kerimenin izahında şunları zikretmiştir:

“Allaha ortak koşan müşrikler, Farslılann Rumlara galip gelmesini isti­yorlardı. Çünkü onlar da kendileri gibi putperestti. Müslümanlar ise Rumların Parslara galip gelmesini istiyorlardı. Zira Rumlar ehl-i Kitap idiler. Müşrikler, Parsların galip geldiklerini Hz. Ebubekir’e haber verdiler. Hz. Ebubekir bu du­rumu Resulullah’a bildirdi. Resulullah ona: “Fakat yakında Rumlar Farslara ga­lip geleceklerdir.” buyurdu. Hz. Ebubekir Resulullah’m bu söylediğini müşrikle­re anlatınca müşrikler şöyle dediler. “Sen, bizimle kendi aranda bir vakit tayin et. Eğer biz (Bizim, tarafını tuttuğumuz Farslar) galip gelirsek şu ve şu şeyleri vereceksin. Şayet siz (Sizin taraftarı olduğunuz Rumlar) galip gelirseniz size şu ve şu şeyler vardır.” Hz. Ebub^kir aralarında beş sene takdir etti. O dönemde Rumlar Farslara galip gelemediler. Bunun üzerine Hz Ebubekir durumu tekrar Resulullah’a anlattı. Resulullah da Hz. Ebubekir’e: “Sen vadeyi daha fazla yapmadın mı?” dedi. Nihayet Rumlar Farslara galip geldiler, İşte Allah teala bu âyet-i kerimelerde bu durumu beyan etmektedir.

Süfyan es-Sevrî, Rumların Farslara galip gelmelerinin, Bedir savaşının yapıldığı gün gerçekleştiğini söylemiştir.[3][3]

Neyar b. Mükerrem el-Eslemî ise Hz. Ebubekir ile Mekke müşrikleri ara­sında geçen bu hadiseyi şöyle anlatır ve der ki:

“Rumlar, size en yakın bir yerde mağlup oldular. Onlar bu mağlubiyetten sonra birkaç sene içinde galip geleceklerdir..” âyet-i kerimeleri nazil olduğu günde Farslar Rumları yenmişlerdi. Müslümanlar da Rumların Farslara galip gelmelerini istiyorlardı. Zira Rumlar, ehl-i kitaptan idiler. Nitekim Allah teala-nın: “O gün müminler, Allahın yardımıyla sevineceklerdir. Allah, dilediğine yardım eder. 0, herşeye galiptir, çokça merhamet edendir.” kelamı bunu gös­termektedir.

Kureyşliler ise Farsların galip gelmelerini istiyorlardı. Zira bunların her ikisi de ehl-i kitap değillerdi ve âhirete iman etmiyorlardı. Bu âyetler inince Hz. Ebubekir çıkıp Mekke’nin çevresinde yüksek sesle: “Rumlar, size en yakın bir yerde mağlup oldular. Onlar bu mağlubiyetten sonra birkaç sene içinde galip geleceklerdir.” âyetini okumaya başladı. Kureyş’ten bazı insanlar Hz. Ebube-kir’e şöyle dediler: “Bu, bizimle sizi ilgilendiren bir mesele. Senin arkadaşın bir­kaç sene içinde Rumların Farslara galip geleceğini sanmış. Biz, seninle bu hu­susta bahse girelim mi?” Ebubekir “Evet girelim.” dedi. Bu hadise, bahse girme­nin haram kılınmasından Önce idi. Ebnbekfr de müşrikler de bahis için bazı mal­lar ortaya koydular. Müşrikler Ebubekire: “Birkaç sene içinde galip gelecekleri söyleniyor, sen bu birkaç seneyi nasıl takdir edersin?” “Birkaç” ifadesi, üç ile dokuz arasında bir sayıyı ifade eder sen bu sayıyı yarıya böl, biz onun üzerinde karar kılalım.” dediler. Böylece aralarında altı sene kararlaştırıldı. Aradan altı sene geçti Rumlar Farslara galip gelemediler. Böylece müşrikler, Ebubekir’in bahis için ortaya koyduğu mallan aldılar. Yedinci sene girince Rumlar Farslara galip geldiler. İşte o zaman müslümanlar, Hz. Ebubekirin altı seneye karar ver­mesini kınadılar. Zira Allah teala Kur’an-ı kerimde “Birkaç yıl sonra” buyur­muştu.

Neyar diyor ki: “İşte Rumların Farslara galip geldikleri sırada birçok in­san müsliiman oldu. [4][4]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.