sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA RUM SURESİ 11. VE 20. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA RUM SURESİ 11. VE 20. AYET-İ KERİMELER
Mayıs 22, 2026 09:56
8
A+
A-

11- Bütün varlıkları yoktan var eden ve sonra da tekrar diriltecek olan Allahtır, Sonunda ona döndürüleceksiniz.

Yaratılanları ilk önce, tek başına Allah yaratır. Allahm bu hususta ne bir ortağı ne de bir yardımcısı vardır. Sonra Allah, yaratılanları yok ettikten sonra yeniden aynen var edecektir. Sonra onlar, aralarında hüküm verilmek üzere mahşerde Allahm huzuruna döndürüleceklerdir. İyilik yapanlar mükafaatlandırı­lacaklar, kötülük yapanlar ise cezalandırılacaklardır. [1][10]

 

12- Kıyamet koptuğu gün, suçlular, bütün ümitlerini kaybedip susar­lar. [2][11]

 

13-  Allaha ortak koştukları şeylerden kendilerine şefaatçiler bulun­mayacaktır, ortak koştukları şeyleri, kendileri bile İnkar edeceklerdir.

Allahın, yarattıktan arasında hüküm vereceği o kıyamet gününde, Allaha ortak koşarak ve dünyada kötü ameller işleyerek-suçlu durumuna düşen müc­rimler yıkılıp kalacaklardır. Artık onların, Allaha ortak koştukları şeylerden her­hangi bir şefaatçileri bulunmayacaktır. Onlar, ortak koştukları şeyleri reddede­ceklerdir. Bu hususta başka bir âyette de şöyle Duyurulmaktadır: “İşte o zaman tâbi olunanlar, kendilerine tabi olanlardan uzaklaşacaklar, azabı görecekler ve aralarındaki bağlar kopacaktır. [3][12]

 

14-  Kıyamet koptuğu gün, işte o gün, müminlerle kâfirler birbirle­rinden ayrılırlar. [4][13]

 

15-  İman edip salih ameller işleyenler, işte onlar, cennet bahçesinde nimetlendirilip zevk içinde yaşatılırlar.

Kıyametin koptuğu ve yaratılanların AUahın huzurunda toplandığı gün, müminlerle kâfirler artık birbirlerinden ayrılırlar. Müminler sağ taraftan cennete gönderilirler. Kâfirler de sol taraftan cehenneme sevkedilirler.

Allaha ve peygamberine iman edip salih amel işleyenler ise cennetin gül bahçelerinde zevk içinde yaşatılırlar. Güzel şeyler işitir ve hoşlarına giden şey­leri yer içerler. [5][14]

 

16- İnkar edip âyetlerimizi ve âhiretle buluşmayı yalanlayanlar, işte onlar, cehennem azabına getirilirler.

Allahın birliğini inkar eden, Peygamberlerini yalanlayan, öldükten sonra dirilip ahirette hesap vereceğine inanmayanlar, cehennem azabına getirilecek­lerdir. Dünyada  yalanlamalarının karşılığı olarak o azabı tadacaklardır. [6][15]

 

17-  O halde akşama girerken de sabaha ererken de Allahı tenzih edin, (Namaz kılın) [7][16]

 

18- Göklerde ve yerde hamd ona mahsustur. Günün sonunda ve öğle vaktine girince Allahı tenzih edin. (Namaz kılın.)

Taberi bu âyet-i kerimeleri şu şekilde izah etmektedir: “Ey insanlar, Al­lahı teshih edin. Yani namaz kılın. Akşamleyin akşam namazını, sabahleyin sa­bah namazını kılın. Göklerde ve yerde bulunan bütün varlıkların hamdi Allaha mahsustur. Gündüzün son bölümünde de Allahı teşbih edin, yani ikindi namazı­nı kılın. Öğle vakti girdiğinde de öğle namazını kılın.

Nâfı b. el-Ezrak, Abdullah b. Abas’tan, Allah tealanın kitabı oîan Kur’an-ı kerimde namazın beş vaktinin zikredilip zikredilmediğini zormuş Abdullah b. Abbas da: “Evet, zikredilmiştir.” demiş ve bu iki âyeti okumuştur. Abdullah b. Abbas, bu âyetlerden sonra da şu âyeti okumuştur:”… Sabah namazından önce, öğle sıcağında elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve yatsı namazından sonra.. [8][17]Ebu İyad ise Abdullah b. Abbas’ın şunu söylediğini rivayet etmektedir: “Şu iki âyet, namazın vakitlerini kapsamaktadır. “Akşama girerken Allahı ten­zih edin…” ifadesi, akşam ve yatsı vaktim gösterir. “Sabaha ererken de Allahı tenzih edin.” ifadesi sabah vaktini, “Günün sonunda Allahı tenzih edin.” ifadesi ikindi vaktini. “Öğle vakti girince de Allahı tenzih edin.” ifadesi ise öğle vaktini gösterir.”

Mücahid, Kâtade ve îbn-i Zeyd bu zikredilen vakitlerde Allahı tenzih et­mekten maksadın, bu vakitlerde namaz kılmak olduğunu söylemişlerdir. [9][18]

 

19- O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzüne hayat bahşeder. İşte siz de böyle dirilip çıkarılacaksınız.

Ey insanlar, Allahin size namaz kılmayı emrettiği bu vakitlerde namaz kılın. Zira ölü olan meniden diri olan insanı çıkaran ve diri olan insandan ölü olan meniyi çıkaran Allahtır. Öldükten sonra yeryüzüne hayat bahşeden de O’dur. Öldükten sonra sizleri kabirlerinizden böylece diriltip çıkaracaktır ve siz­leri hesap yerine sevkedecektir.

Abdullah b. Abbas, ölüden diri, diriden de ölü çıkarmayı, insanın meni­den, meniden de insanın çıkarılması şeklinde izah etmiştir.

Hasan-i Basrî ise bunu, doğum yoluyla kâfirden mümin, müminden de kâfir meydana getirilmesi şeklinde izah etmiştir. Bu izaha göre, diriden maksat, mümin, ölüden maksat ise kâfirdir. [10][19]

 

20- Sizi topraktan yaratması sonra da birer insan olarak yeryüzüne dağılmanız, Allahın varlığını gösteren dcliltcrindcndir.

Allah teala bu ve bundan sonra zikredilen beş âyet-i kerimede kuvvet ve kudretini, hikmet ve sanatını gösteren çeşitli delillerini zikretmekte ve biz kula-nnın bunlardan ibret alarak ona gereği gibi kulluk etmemizi bildirmektedir. Ve buyurmaktadır ki: “Atanız Âdemi topraktan yaratması sonra sizlerin onun so­yundan meydana gelerek yeryüzüne dağılmanız, Allahın kuvvet ve kudretini gösteren delillerindendir. [11][20]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.