TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA LOKMAN SURESİ 1. VE 5. AYET-İ KERİMELER
LOKMAN SURESİ
Lokman Suresi otuz dört âyettir. 27, 28 ve 29. âyetleri Medine’de, diğerleri Mekke’de nazil olmuştur.
Bu Sure-i Celîle, hikmet dölü Kur’anm, iyi davranan kimseler için bir hidayet rehberi ve hidayet kaynağı olduğunu beyan ederek başlıyor. İyi davrananların ise, namaz! an m emrolunduklan şekilde eda edenler, zekâtlarını layık olanlara verenler ve âhirete de kesin olarak iman edenler okluklarını haber veriyor ve bunların kurtuluşa erdiklerini açıklıyor.
İman ve amelleriyle kurtuluşa eren bu insanlara mukabil, insanları bilgisizce Allanın yolundan saptıran, Kur’anm âyetlerini alaya almak için boş sözler peşinde koşanların ve neticede hor ve hakir kılan bir azaba düşecek olan kimselerin bulunduğu da beyan ediliyor.
Daha sonra gelen âyetlerde, insanların dikkatleri kainat düzenine çekiliyor ve göklerin direksiz olarak yaratıldığı, yeryüzüne de sarsılmasın Jiye dağların oturtulduğu, orada her türlü hayvanın var edildiği yeryüzünde yağmular yağdırılarak onunla her sınıftan güzel güzel bitkiler bitirildiği beyan ediliyor.
Daha sonra Lokman (a.s.)m kıssası açıklanıyor. Lokman (a.s.)ın kim olduğu, tefsir kitaplarında etraflıca beyan ediliyor. Peygamber mi yoksa salih bir kul mu olduğu hususunda tartışmalar yapılıyor, görüşler beyan ediliyor. Çoğunluk onun, peygamber değil salih bir kul olduğu kanaatına varıyor. Çünkü âyetlerde onun peygamber olarak gönderildiğime dair açık bir ifade bulunmuyor. Bu surede Lokman (a.s.)ın kıssası beyan edildiği için sureye “Lokman Suresi” adı veriliyor.
Lokman (a.s.)a Allah tarafından hikmet verildiği ve Allaha şükretmesinin emredildiği beyan ediliyor. Devam eden âyetlerde onun, oğluna yaptığı hikmetli öğütler beyan ediliyor. Lokman (a.s.) oğluna öğüt veriyor ve hiçbir şeyi Allaha ortak koşmamasını, yaptığı bir şeyin, hardal tanesi kadar da olsa Allahm onu meydana çıkaracağını söylüyor. Namazı dosdoğru kılmasını, iyiliği emredip kötülüğe mani olmasını, başına gelen dertlere sabretmesini öğütlüyor.
Lokman (a.s.) oğluna yaptığı nasihatlara devamla, insanlardan yüzçevire-rek böbürlenmemesini, yeryüzünde kibirlenerek yürümemesini tavsiye ediyor. Allahm, büyüklük taslayan ve öğünen hiçbir kimseyi sevmediğini, yürüyüşünde mutedil olmasını, sesini kısmasını ve yüksek sesle konuşmamasını öğütlüyor.
Sure-i Celilede bundan sonra, Allah tealanm, göklerde ve yerde bulunan herşeyi hizmetimize verdiği, bize bol nimetler bahşettiği beyan ediliyor.
Hiçbir bilgileri olmadığı halde Allah hakkında mücadele edenlerin varlığına dikkat çekiliyor. Allanın indirdiği hükümlere uymayan, atalarım üzerinde buldukları yolu takibeden sapık kimselerin, şeytan tarafından alev alev yanan ateşe davet edildikleri beyan ediliyor.
Allah teala Sure-i Celilede bundan sonra peygamberimizi teselli ederek, inkar edenlerin inkarının onu üzmemesini, kıyamet gününde dönüşün kendisine olacağını, yaptıkları kötülüklerin hesabının onlardan sorulacağını haber veriyor.
Yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa denizler de mürekkep olsa ve sonra bu denizlere yedi deniz de katılsa da yazılsa Allanın kelimelerinin bitmeyeceği ve Allah tealanın hüküm ve hikmet sahibi olduğu beyan ediliyor.
Gemilerin, denizde Allahın emriyle, Allanın koymuş olduğu tabii kanunlarla yürüyüp gittiği, denizlerde yolculuk yapan kimseler, dağlar gibi dalgalarla kaplandığında, dini sadece Allaha tahsis ederek ona yalvardıklan beyan ediliyor.
İnsanların, rablerinden korkmaları, âhirette hiçbir kimsenin kimseye faydasının olmayacağı, bu dünyadayken, Allahm affedeceği düşüncesiyle salih ameller işlemekten geri durulmaması emrediliyor.
Sure-i Celilenin sonunda beş hususa dikkat çekiliyor: Kıyametin ne zaman kopacağını ancak Allahın bileceği, yağmuru, Allahın yağdırdığı, anaların rahimlerinde bulunan yavruların neler ve nasıl şeyler olduklarını da ancak Atla-hın bileceği, hiçbir kimsenin yarın ne kazanacağını bilemeyeceği, yine hiçbir kimsenin kendisinin nerede öleceğini de bilemeyeceği beyan edilerek Sure-i Ce-lile sona eriyor.[1][1]
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla.
1- Elif, Lâm, Mim.
Bu mukattaa harfleri hakkında Bakara Suresinin başında izahat verilmiş[2][2]
2- Bunlar, hikmet dolu kitabın âyetleridir. [3][3]
3- Bu âyetler, iyi davrananlar için bir hidayet rehberi ve rahmet kaynağıdır. [4][4]
4- Onlar, namazlarını cmrolundukları şekilde eda ederler, zekatlarını layık olanlara verirler ve âh ir et gününe de kesinlikle iman ederler. [5][5]
5- İşte onlar, rablerinin gösterdiği hidayet yolunda yürüyenlerdir, işte kurtuluşa erenler de onlardır.
Bu âyetler, hikmetlerle dolu olan Kur’anın âyetleridir. Bu âyetler, iyilikte bulunanlara doğru yolu gösteren bir rehberdir ve Allahm birer merhametidirler. Allah bunlarla amel edenlere merhamette bulunmuştur. İyilikte bulunanlar o kimselerdir ki, kendilerine farz kılınan namazları hakkıyla eda ederler. Allahın, mallarından farz kıldığı zekatı verirler. Onlar, âhiretin varlığına kesinlikle inanırlar. Bu sebepten dolayı yaptıklarından dolayı Allahın kendilerini kesinlikle mükafaatlandıracağını bilirler. İşte rableri tarafından gönderilen doğru yol üzerinde bulunanlar bunlardır. Kurtuluşa erip ümit ettiklerini bulacak olanlar da bunlardır. [6][6]