sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA FATIR SURESİ 11. VE 15. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA FATIR SURESİ 11. VE 15. AYET-İ KERİMELER
Temmuz 8, 2026 09:56
10
A+
A-

11- Allah sizi topraktan, sonra da bir nutfeden yarattı. Sonra da sizi çiftler halinde var etti. Dişinin gebe kalması ve doğurması ancak onun bilgisiylcdir. Ömrü olanın çok yaşatılması ve ömrün eksik kılınması mutlaka bir kitapta yazılıdır. Şüphesiz ki bu Allaha çok kolaydır.

Allah, sizin atanız Âdem’i topraktan yarattı. Sonra sizleri bir damla su olan meniden varetti. Sizleri erkek ve dişiler olmak üzere çift yarattı. Herhangi bir dişinin gebe kalması ve doğurması mutlaka Allahm bilgisiyledir. Herhangi bir yaratığın ömrünün uzun, bir diğerinin de kısa olması Levh-i Mahfuz’da yazı­lıdır. Şüphesiz ki bu Allah için pek kolaydır.

Âyet-i kerimede geçen: “Ömrü olanın çok yaşatılması ve ömrün eksik kılınması mutlaka bir kitapta yazılıdır.” ifadesi iki şekilde izah edilmiştir.

Abdullah b. Abbas bunu şöyle izah etmiştir: “Kendisine uzun Ömür veri­len kimse mutlaka ömrünün sonuna kadar yaşayacaktır. O kimsenin ömrü ne uzatılır ne de kısaltılır. Kendisine kısa Ömür takdir edilen de ömrü kadar yaşa­yacaktır. Onun ömrü de ne uzatılır ne de kısaltılır. Bu, Allah katında Levh-i mahfuzda böyle yazılmıştır. Taberi bu izah şeklini tercih etmiştir.

Ebu Mâlik, Süddî ve Ata’ya göre ise âyetin izahı şöyledir: “Kendisine ömür verilenin ömür boyu yaşatılması ve her geçen gün ve saat ömrünü tüket­mesi Allah katında kitapta yazılıdır. Allah bunu bilmekte ve zaptettirmektedir.

Peygamber efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde: [1][13]

“Kim, rızkının bollaştınlmasını veya ecelinin ertelenmesini arzu ederse akrabalarıyla ilgilensin.” *4^ buyurmuş ve diğer bir hadis-i şerifinde de burada geçen ecelin ertelenmesi meselesini şöyle beyan etmiştir: “Şüphesiz ki Allah, bir kişinin eceli gelince onu ertelemez. Ancak ecelin ertelenmesinden maksat, kula bahşedilen salih evlatlardır. O evlatlar, kul öldükten sonra ona dua ederler. Onlann duaları kul kabirdeyken kendisine erişin İşte ömrün artması budur.” [2][14]

 

12- Şu iki deniz bir olmaz. Bu tatlı, kandırıcı ve içimi kolaydır. Şu da tuzlu ve acıdır. Hcrbirindcn de taze balık eti yersiniz, takındığınız süs eşya­sı çıkarırsınız. Gemilerin o suları yara yara gittiğini görürsünüz. Bu da Al­lahm lütfundan rızik aramanız ve şükretmeniz içindir.

Allah teala bu âyet-i kerimede çeşitli şeyleri yaratmaktaki büyük gücü­nü bize bildirmektedir. Bu kudretini gösteren delillerden biri de suların genel olarak iki kısma ayrılmasıdır. Bunlardan biri tatlıdır, içmek için kullanılır, diğe­ri tuzlu ve acıdır, diğer ihtiyaçları giderir. Bununla beraber her iki sudan da taze bir et olan balık çıkarılır. Bu sular yerine göre insanlar için yol olur. Oralardan gemilerle hem kendilerini,hem eşyalarını taşırlar. İşte bütün bu nimtelerin bede­li, onları veren Allaha şükretmektir. Kul bunu bilmeli ve bu şükrü eda etmelidir. [3][15]

 

13- Allah geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar. Güneş ve ay onun emri altındadır. Hcrbiri belli bir zamana kadar hareketine devam eder. İşte bütün bunları yapan Allah, sizin rabbinizdir. Mülk onundur. Onu bırakıp taptığınız ilahlar bir hurma çekirdeğinin zarına bile sahip de­ğillerdir.

Allah teala bu âyet-i kerimede de yüce kudretini bizlere anlatarak buyu­ruyor ki: “Allah, geceyi kısaltıp onu gündüze katarak artırır, bazan da gündüzü kısaltarak geceye katar ve onu artırır. Güneşi ve ayı tarafından bir lütuf olarak yaratıklarının hizmetine tahsis etmiştir. Bunların herbiri belli bir zamana kadar hareketlerine devam edecektir. İşte bütün bunları yapan gerçek rabdır. Mülk an­cak onundur. Allahın dışında, rab oldukları iddia edilen şeyler ise bir çekirdeğin zanna bile sahip değillerdir. O halde herşeyin maliki olan Allah bırakılır da bir takım uydurma rablere nasıl boyun eğilir? [4][16]

 

14- Eğer Allahtan başka taptıklarınızı çağırsanız, çağırmanızı duy­mazlar. Duysalar bile size cevap vermezler. Kıyamet günü de kendilerini Allaha ortak koştuğunuzu inkar ederler. Sana, herşeyden haberdar olan Allah gibi haber veren olmaz.

Ey insanlar, Allahı bırakıp da tapmış olduğunuz o putları çağıracak olsa­nız onlar sizin çağmlannızı duymazlar. Çünkü onlar, söylediğinizi anlamayan cansız varlıklardır. Onlar işitebilen varlıklar olsalar bile isteklerinize elbette ki cevap veremeyeceklerdir. Zira onlar âciz varlıklardır. O halde neden herşeyin yaratıcısı olan Allahı bırakır da bu âciz varlıklara taparsınız? Kıyamet gününde ortak koştuğunuz putlar, kendilerinin, Allahın ortaklan olduklarından beri ol­duklarını söyleyeceklerdir. Ey Muhammed, bu durumları, sana herşeyden ha­berdar olan Allahtan başka hiçbir kimse haber veremez. [5][17]

 

15-  Ey insanlar, sizler Allaha   muhtaçsınız. Allah ise hiçbir şeye muhtaç değildir, övülmeye layıktır. [6][18]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.