sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

KÜTÜK KADAR OLAMAMAK

A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

KÜTÜK KADAR OLAMAMAK

Hamd göklerin ve yerin Rabbi, rahman, rahim, din gününün sahibi Allah azze ve Celle‘ye mahsustur.

Salât ve selam âlemlere rahmet olarak gönderilen, müminlerin önderi ve örneği, yaşayan Kur’an, Hazreti Muhammed (s.a.v)’e, âline, azabına ve bütün müminlerin üzerine olsun.

Allah azze ve Celle Haşr Suresi 21. ayeti kelimesine şöyle buyurmaktadır:

لَوْ اَنْزَلْنَا هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعاً مُتَصَدِّاً مِعنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

“Şayet biz bu Kur’an’ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, andolsun onu Allah korkusundan saygı ile baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. İşte Biz, belki düşünürler diye, insanlara böyle örnekler veririz.”(Haşr suresi 21.Ayet)

Seyyid kutup tefsiriinde: “bu gerçeği ortaya koyan bir tablodur. Gerçekten bu Kur’an ‘ ın öyle bir etkisi, gücü ve ağırlığı vardır ki onu gerçek anlamıyla algılayan hiçbir varlık yerinde duramaz, ona dayanamaz.

Hz.Ömer “Yemîn olsun Tur’a, Satır satır yazılmış o kitaba Açılıp yayılmış ince deri üzerine. Beyt-i Ma‘mûr’a O pek yüksek olan gök kubbeye, Kıyâmet günü alev alev yakılıp tutuşturulan denize ki;Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır! Onu önleyebilecek hiçbir güç yoktur.”

(Tur suresi 1-8.Ayetler) ayetlerini okuyan bir adamın sesini eşitliğinde öyle sarsılmış, öyle irkilmişti ki bir duvara dayanmış, sonra da zar zor kendi evine atmıştı. Meydana çıkan rahatsızlığından dolayı bir ay boyunca evine ziyaretçi gidip gelmişti.

İnsanın vicdani açık olduğunda Kur’an gerçeğinden bir şeyle karşılaşması, onu ciddi biçimde sarsar ve içini ürpertir, orada değişimler ve dönüşümler meydana gelir, tıpkı mıknatıs ve elektriğin maddeler dünyasında cisimlere etkiledikleri gibi, hatta daha fazla…

Ne yazık ki Hazreti Ömer’i bir ay rahatsızlandıran ayetler bizi 1 dakikalık, hatta saniyelik dahi etkilemiyor, üzerine zahmet Edip tefekkür etmeye dahi itmiyor. Kalplerimizin üzeri sanki pas tutmuşçasına, hislerimiz alışmışçasına hareket ediyoruz. Nasıl bir emanete sahibiz, nasıl bir ağırlık var üzerimizde, ne yüklenmişiz tam manasıyla idrak edemiyoruz. Kalplerimizin yumuşama vakti gelmedi mi? Onu harekete geçirecek işlerle meşgul etme vakti gelmedi mi?

Mevdudi tefsirinde: “bu benzetme ile Allahın yüceliği ve kulun sorumluluğu anlatılmak istenmiştir. Yani dağ gibi büyük bir varlık bu gerçeği idrak edebilseydi eğer, kadir olan Rabbine yaptıklarının hesabını verirken, korkudan titreyerek paramparça olurdu. Ama ne tuhaftır ki insanoğlu Kur’an’ı anladığı ve sorumluluğunu idrak ettiği halde pervasız ve gamsız davranmaktadır. Allah huzurunda bir gün hesaba çekilecek olduğu halde, böylesine büyük bir sorumluluk taşımaktan korkmamak tadır. İnsanoğlu Kur’an’ı duyduğu ve okuduğu halde, tıpkı cansız ve şuursuz bir taş gibi duymamazlıktan, görmemezlikten gelmekte ve idrak etmemektedir.”

Vehbi Zuhayli’nin tefsirinde: “mütevatir bir hadiste şöyle rivayet olunmuştur: “Resulullah (s.a.v) hutbe irat edecekleri zaman mescitteki hurma kütüklerinden birinin yanında durarak hitap ederdi. İlk defa kendisine bir minber yapılıp konulduğunda Resulullah (s.a.v) kütüğü geçip minbere çıktı. O sırada kütükten bir inilti duyuldu. Kütük, daha önce dinleyip durduğu zikir ve vahyi artık duyamayacağı için, ağlarken susturulmaya çalışılan çocuğun sesi gibi ses çıkarmaya başladı.

Bu ayetle, kâfirlerin kalplerinin katılığına dikkat çekilmek istenmekte ve Kur’an okunurken huşu duymayan insanlara ayıplanmaktadır. Zira dağlar Allahın kelamını işitmeleri ve anlamaları halinde Allah korkusundan parça parça olacaklarsa, bunu duyan ve anlayan siz insanların nasıl olması lazım gelir?

Bazen kalplerimiz bir kütükten, bir taştan, bir dağdan daha katı olabiliyor. Rabbimiz zikri ile kalplerimizi yumuşatsın, huzura kavuştursun, idraklarımızı, hislerimizi harekete geçirsin ki Allah yolunda yaptığımız çalışmaları şuurlu, azimli, gayretli bir şekilde yerine getirelim.

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.