sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA İSRA SURESİ 101. VE 105. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA İSRA SURESİ 101. VE 105. AYET-İ KERİMELER
Ekim 10, 2025 10:01
38
A+
A-

101- Şüphesiz kî biz Musa’ya, apaçık dokuz mucize vermiştik. Ey Peygamber» İsrailoğullarına sor. Musa kendilerine geldiğinde Firavun: “Ey Musa, öyle sanıyorum ki sen, büyülenmiş bîrisin” demişti.

Âyet-i Kerimede, Hz. Musa’ya verilen apaçık dokuz mucizeden bahsedilmektedir. Bu mucizeler, Hz. Musa’nın, Firavun ve taraftarlarına göstermiş olduğu mucizelerdir. Bu mucizelerin bazılarının neler oldukları hakkında farklı görüşler vardır.

Çoğunluğun görüşüne göre bu dokuz mucize şunlardır:

1- ÂSÂ: Hz. Musa’nın âsâ mucizesini âyet-i Kerime şöyle beyan ediyor: “Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere attı. O, hemen apaçık bir yılan oluverdii[1][118] “Mûsâ da asasını bırakıverdi. Bir de ne görsünler, âsâ, onların uydurdukları şeyleri hep yutuyor. [2][119]

2-  PARLAYAN EL: Bu mucizeye de âyet-i Kerimede şöyle işaret ediliyor: “Elini çıkardı. Bir de ne görsünler, bakanlara, pırıl pırıl paralayan bembeyaz bir [3][120]

3- TUFAN

4- ÇEKİRGE

5- HAŞERAT

6- KURBAĞA

7- KAN: Hz.

Musa’ya verilen bu mucizeler de âyet-i Kerimede şöyle beyan ediliyor: “Bunun üzerine onlara (Firavun ve taraftarlarına) açık mucizeler olarak, Tufan, Çekirge, Haşerat, Kurbağa ve Kan gönderdik. Yine de büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular. [4][121]

8- KITLIK YILLARI

9- ÜRÜN EKSİKLİĞİ: Bu mucizeler de şöyle açıklanıyor: “Şüphesiz biz, ders alsınlar diye Firavun kavmini, kıtlık yıllan ve ürün eksikliği ile cezalandırdık, [5][122]

Çoğunluğun dışında kalan bazı âlimler ise bu mucizelerden, Kıtlık Yıllan ve Ürün eksikliği yerine, Denizin yarılması ve Hz. Mûsâ’nm dilindeki kekemeliğin düzelmesi mucizesini zikretmişlerdir.

Bazıları da Kıtlık Yıllan ve Ürün eksikliği mucizelerinin yerine, Taştan su fışkırması ve canlıların ve bitkilerin taş kesilmesi mucizelerini zikretmişlerdir.

Hz. Musa’nın, Firavun ve taraftarlarının dışında, İsraiîoğullanna getirdiği birçok mucize daha vardır. Âsâsim taşa vurarak su fışkırtması, çölde İs rai loğull arını bulutla gölgelendirmesi, gökten üzerlerine bıldırcın eti ve kudret helvası inmesi bu mucizelerdendir.

Aynca, Hz. Mûsâya, Allah teala tarafından, Tevrat’ta on emir verilmiştir. Hadis kitaplarında bu on emrin, âyette zikredilen dokuz mucizeyi soran Yahudilere, Resulullah’ıri vermiş olduğu bir cevap zikredilmişse de, bunlar, dokuz mucize değil, Tevratta Hz. Musa’ya verilen on emirdir. Peygamber efendimiz, bunların neler olduklarını kendisinden soran iki Yahudiye buyurmuştur ki:

“Bunlar şu emirlerdir: Hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmayın, hırsızlık yapmayın, zina etmeyin, Allah’ın, öldürülmesini haram kıldığı can’a, haksız yere kıymayın. Suçsuz bir insanı, idarecilere şikâyet etmeyin. Sihir yapmayın. Faiz yemeyin. Numuslu kadınlara “Zina etti” diye iftirada bulunmayın. Savaştan kaçmayın. Özellikle siz Yahudiler, cumartesi yasağım ihlal etmeyin. [6][123]

 

102- Mûsâ dedi ki: “Ey Firavun, biliyorsun ki, bu mucizeleri, göklerin ve yerin rabbi olan Allah’tan başkası indirmemiştir. Onlar, benim doğruluğumu açıkça ortaya koymaktadır. Ben de sanıyorum ki, ey Firavun, sen hclâk olacaksın”.

Hz. Mûsâ, Firavun ve kavmine mucizeleri getirince onlar: “Bu apaçık bir sihirdir” dediler. “Vicdanları doğruluğuna kanaat getirdiği halde, sırf zulümleri ve büyüklenmeleri yüzünden o mucizeleri inkâr ettiler.’[7][124]Bunun üzerine Hz. Mûsâ, Firavuna dedi ki: “Ey Firavun, sana gösterdiğim bu dokuz mucize, ancak, göklerin ve yerin rabbinin indirdiği mucizelerdir. Bunları, ondan başka kimse getiremez. Bu mucizeler, gerçeği görmek isteyenlere yol gösterirler. Sanıyorum ki ey Firavun sen, bu tutumunla helak olacaksın”.

Âyet-i Kerimenin sonunda geçen ve “Helak olacaksın” diye tercüme edilen “Meşhur” kelimesi, müfessirler tarafından farklı şekillerde izah edilmiştir.

Bazılarına göre bu kelimenin mânâsı: “Sen, mel’unsun”. Bazılarına göre: “Sen, mağlup olacaksın”. Bazılarına göre: “Sen, hayırdan uzak kalacaksın”. Bazılarına göre: “Sen, değiştirileceksin”. Bazılarına göre: “Sen, çıldırmışsın”. Bazılarına göre: “Sen, helak olacaksın” demektir. Mealde bu görüş tercih edilmiştir. [8][125]

 

103-104- Firavun, Musa’yı ve İsrailoğullarını Mısır’dan sürmek istedi. 8İz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda boğduk. Bundan sonra İsrailoğullarma şöyle dedik: “Buraya siz yerleşin. Vaadedilen kıyamet günü gelince, sizleri biraraya toplarız”.

Firavun, Hz. Musa’yı ve İsrailoğullannı Mısır topraklarından çıkarmak istedi. Allah teala da onu ve kendisine yardım edenleri Kızildenizde boğarak cezalandırdı. Firavun ve ona tâbi olanlar helak olduktan sonra, Allah teala, Hz. Musa’nın ve ona tabi olan İsraüoğullarının, Şam topraklarına yerleşmelerini emretti ve kıyamet gününde mahşer meydanında, Firavun ve taraftarlarıyla Hz. Musa’yı ve ona tabi olanları bir araya getireceğni vaadetti. [9][126]

 

105- Biz, Kur’anı hak olarak indirdik. Bütün hakikatleri içinde toplayarak indi. Ey Peygamber, biz seni, ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

* Müfessirler bu âyet-i Kerimeyi şu şekillerde izah etmişlerdir,

“Biz Kur’anı, gerçekleri ihtiva eden bir kitap olarak indirdik. O da hak bir kitap olarak indi. Kimse ona bir şey karıştıramadı”.

“Biz Kur’anı, içinde hak’tan başka bir şey olmayan bir kitap olarak indirdik. Biz onda adaletli davranmayı, insaflı olmayı, güzel ahlâkla yaşamayı ve güzel işler yapmayı emrettik. Biz onda, zulmü, çirkin şeyler yapmayı, kötü ahlâka düşmeyi yasakladık. Kur’an da katımızdan bu şekilde indi. Kimse ona bir şey karıştıranı adı”.

“Biz Kür’anı, indirilmesini gerektiren bir hikmete binaen indirdik. O da o hikmete binaen indi”.

“Biz Kur’anı, gökten, Melekler tarafından korunmuş olarak ve gerçek bir kitap olarak indirdik. O da böylece indi”.

“Biz Kur’anı, değişmeyen bir kitap olarak indirdik. O da hiç değişmedi”.[10][127]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.