TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA TAHA SURESİ 42. VE 50. AYET-İ KERİMELER
42- Sen ve kardeşin mucizelerimle gidin. Beni anmada (ve emirlerimi tebliğde) gevşek davranmayın. [1][48]
43- İkiniz de Firavun’a gidin. Çünkü o azdı. [2][49]
44- Öğüt alacağını veya korkacağını umarak ona yumuşak söz söyleyin.”
Ey Musa, ben sana bu nimetleri verdim. Çünkü ben seni Peygamberliğe ve emirlerimi tebliğ etmeye seçtim. Sen ve kardeşin Harun, delil ve mucizelerimle Firavun’a gidin. Zira o azdı. Ona, benim size emrettiklerimi tebliğ edin. Size emrettiğim şeyleri tebliğ ederken beni anmayı unutmayın. Zira beni anmanız azminizi güçlendirir. Ayaklarınızı yerinde sabit tutar. Firavuna karşı konuşurken yumuşak bir şekilde konuşun. Umulur ki, o konuştuklarınızı düşünür, ibret alır veya Allah’tan korkar, azgınlığından vaz geçer. [3][50]
45- Musa ve Harun: Ey rabbimiz, Firavun’un bize karşı aşırı davranmasından veya daha da azmasından korkarız.” dediler.
Musa ve Harun: “Ey rabbimiz, biz Firavun’u emrettiğin şeye davet edince onun bizi derhal cezalandıracağından veya azgınlıkta daha da ileri gideceğinden korkuyoruz.” dediler. [4][51]
46- Alîah şöyle dedi: “Hiç korkmayın. Çünkü ben sizinle beraberim. Ben herşeyi işitirim, görürüm. [5][52]
47- Firavuna varın ona, deyin ki: Şüphesiz biz, rabbinin Peygamberleriyiz. Bizimle İsrailoğullarını salıver. Onlara işkence etme. Biz sana, rab-binden bir mucize ile geldik. “Selam” hidayete uyanlara olsun.” [6][53]
48- Bize vahyolunmuştur ki (Peygamberi) yalanlayıp yüz çevirenlere mutlaka azap vardır.
Allah, Musa ve Harun’a şöyle dedi: “Siz Firavundan korkmayın. Ben, sizinle beraberim. Ona karşı size yardım ederim. Aranızda geçecek olan şeyleri işitir ve görürüm. Siz ona vann ve deyin ki: “Şüphesiz ki biz, senin rabbinin Peygamberleriyiz. O, bizi sana gönderdi. Rabbin sana, İsrail oğul lannı bizimle beraber serbest bırakmanı emrediyor. Sen onlan bizimle beraber serbest bırak. Onlara, güçlerinin yetmeyeceği işleri yükleyerek onlara işkence etme. Biz sana, rabbin tarafından bir mucize getirdik. Sana söylediğimiz şeylerde bize inanmazsan o mucizeyi sana göstereceğiz. Selam ve esenlik, Allah’ın hidayetine tabi olanların üzerine olsun. Rabbin bize şunu vahyetti ki, davet ettiğimiz dinden yüz çevirip onu yalanlayanlara mutlaka azap vardır.”
Ayet-i Kerimede, Müslüman olmayana nasıl selam verileceği beyan edilmektedir. Resulullah (s.a.v.) de Herakliyus’a mektup yazarken, mektubun başına: “Selam hidayete tâbi olanlaradır.” şeklinde yazmıştır. [7][54]
49- Bunun üzerine Firavun: “Rabbiniz de kimdir ey Musa?” dedi.
Hz, Musa ve Harun, Firavun’a vardılar, Allah Teala’mn kendilerine emrettiği şeyleri ona tebliğ ettiler. Firavun ise, kendisini yaratan Allahı inkâr ederek: “Rabbiniz de kimdir ey Musa?” dedi. [8][55]
50- Musa: “Rabbimiz, herşeye takdir ettiği şekli verip sonra da doğru yolu gösterendir.” dedi.
Müfessirler bu âyet-i Celileyi çeşitli şekillerde izah etmi§lerdir. Bu izah şekillerinden biri de şöyledir: “Allah, herşey için eşini yaratmış ve ona, evlenme, yeme, içme, barınma vb. yollan göstermiştir.” Taberi bu izah şeklini tercih etmiştir.
Diğer bir izah şekli de şöyledir: “Herşeye, yaratılmış olduğu şeklini vermiştir. İnsanları insan, hayvanları hayvan şeklinde yaratmış sonra da herşeye, kendisine uygun olan yollan göstermiştir. Gıdasını nasıl tedarik edeceğini ve tedarik ettiği gıdayı nasıl muhafaza edeceğini öğretmiştir.
Diğer bir izah şekli de şöyledir: “Her canlının yaratılşını düzgün ve uygun bir şekilde yapmıştır. Sonra ona kendisine yaraşacak şeyleri göstermiş ve öğretmiştir.
Başka bir izah şekli de şöyledir: “Yarattığı her şeye kendisine yaraşan Özellikler verdi. Köpeğe diş, kuşa pençe gibi. Sonra ona nayatini nasıl devam ettireceğini gösterdi.” Diğer bir izah şekli şöyledir: “Allah, yarattı ki arının, amellerini, ecellerini, nzıklarını takdir etmiştir. Yaratıklar, onun takdir ettiği şekilde hareket etmektedirler. [9][56]