BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’ındır.
Salat ve selam Allah’ın resulüne ehli beytine ashabına
imanlıların üzerine olsun inşallah.
Fesat; bozulma, bölünme, orta yoldan ayrılma demektir.
Kuran-ı Kerim’de yeryüzüne de fitne uyandırıp, insanların
durumuna ve yaşam yollarını doğruluktan saptırıp din ve dünyaya ait şartlarını zedelemek
anlamında kullanılmıştır.
Bir şeyin faydalı olmaktan çıkıp zararlı olmaya
başlaması fesattır.
Aynı kökten gelen “fesat” bozma, kötü duruma
geçersiz duruma düşürme anlamına gelir.
Müfsit; bozan bozgunculuk yapan, ifsat eden
demektir. Fasit ise bozulan, geçersiz kılan batıl
demektir.
Fesadın karşıtı sulh veya salah(salâh)tir.
Sulh veya salah; iyi olma, düzelme, iyiliğe uygun
olma anlamlarına gelir.
İnsanlarda bazı kimseler kendi heveslerine kendi
görüşlerine uydurmalı uyarlar Allah’tan gelen
kuralları ve ölçüleri tanımazlar.
Beşerî isteklerine kavuşmak arzularına gerçekleştirmek
için her yola başvururlar
İnsanların haklarına ve özgürlüklerine tecavüz ederler.
İşte günümüzdeki fitat böyle kişiler yüzünden
sıkıntılıdır.
Kendi nefsini ilah haline getiren insanlar
fesada sebep olurlar. Halbuki yerde ve gökte tek
bir ilah olan Allah vardır.
O Allah ki yeryüzüne ve gökyüzüne bir düzen (sulh)
koymuştur.
İnsan topluluklarında düzen için de fesattan
uzak yaşasınlar diye peygamberler ve onlarla
beraber din göndermiştir. Bu ilahî kurallar
insanlar arasında ve toplumda düzeni
sağlar, fesadı önler.
“Eğer o ikisinde (göklerde ve yerde) Allah’tan başka
ilahlar olsaydı muhakkak ki fesat olurdu.”
(Enbiya 22)
devam edecek inşallah.