TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA MÜ’MİNUN SURESİ 41. VE 45. AYET-İ KERİMELER
41- Derken, hak ettikleri çığlık onları kıskıvrak yakalayıvcrdi. Böylece biz onları çerçöp haline getirdik. U/ak olsun Allah’ın rahmetinden o zalim kavim!
Peygamberin duası üzerine Allah Teala ona şöyle dedi: “Pek yakında o inkarcılar pişman olacaklardır. Kendilerine indireceğimiz azapla helak olup gideceklerdir.”
Bunun üzerine o kavmi, hak ettikleri bir çığlık ve şiddetle esen bir rüzgâr yakalayıverdi ve onları, sel üzerinde sürüklenen çerçöp haline getirdi. Zira zalim olan bir kavim, Allah’ın merhametinden uzaklaşmayı hak etmiştir. Allah da onlara merhamet etmemiştir. [1][44]
42- Sonra onların ardından başka nesiller yetiştirdik.
Ad veya Semud kavminden sonra da Lut ve Şuayb aleyhisselamlann kavimleri gibi kavimler gönderilmiştir. Bunlar da kendilerinden önceki ümmetler gibi şimarıp inkârlarında ısrar etmişler ve onlar gibi çeşitli azaplarla helak edilmişlerdir. [2][45]
43- Hiçbir ümmet ecelini ne öne alabilir ne üc geciktirebilir.
Hiçbir ümmet, helak edileceği vakitten evvel helak olmaz ve helak edileceği vakitten geri de bırakılmaz. Herkes, kendisi için tayin edilen vakitte yok olur. Bu itibarla derhal cezalandırılmayan kâfir ve müşrikler hiç cezalandırılmayacaklarım sanmasınlar. Onların da bir zamanları vardır. O zaman gelince cezalandırılacaklardır.
Bu âyet-i kerime, Resulullah’a iman etmeyen müşrikleri tehdit etmektedir: [3][46]
44- Daha sonra Peygamberlerimizi peşpeşe gönderdik. Hangi ümmete Peygamber geldiyse, onu yalanladılar. Biz de onları arka arkaya helak ettik. Onları birer kıssa yaptık. Uzak olsun Allah’ın rahmetinden o iman etmeyen kavim!
Allah Teala bu âyet-i kerimede, çeşitli ümmetlere ard arda Peygamberler gönderdiğini, o ümmetlerin de Peygamberlerini yalanladıklarını ve onlara iman etmediklerini, bu sebeple Allah Teala’nın da onları helak ettiğini ve kendilerinden sonra gelen insanlar için ibret alınacak birer kıssa haline geldiklerini beyan etmektedir.
Bu peygamberler ve ümmetleri, Hud suresinde, A’raf suresinde ve-diğer surelerde daha teferruatlı bir şekilde zikredilmişlerdir. [4][47]
45-46- Daha sonra da Musa’yı ve kardeşi Harun’u, Firavun ve erkânına mucizelerimizle ve apaçık bir kuvvetle gönderdik. Fakat onlar kibirlendiler. Zaten kendileri büyüklük taslayan bir kavimdi.
Biz, bu Peygamberlerden sonra da Musa’yı ve kardeşi Harun’u, Firavun’a ve ileri gelen adamlarına delillerimizle ve âsâ vb. apaçık bir kuvvetle gönderdik. Fakat Firavun ve kendisine tâbi olan adamları, bu deliller karşısında böbürlendiler, Musa ve Harun’un Peygamberliklerine iman etmeyi gururlarına yediremedi-ler. Zira onlar, büyüklük taslayan bir kavimdi. Zayıflara zulmederek onları ezerlerdi. [5][48]