TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA MÜ’MİNUN SURESİ 47. VE 50. AYET-İ KERİMELER
47-“Kavimleri bize kulluk edip dururken, şimdi biz kalkıp, bizim gibi iki beşere mi iman cdccckmişiz?” dediler. [1][49]
48- Onlar, Musa ve Harun’u yalanladılar. Böylece helak edilenlerden oldular.
Firavun ve adamları: “Biz, kendimiz gibi bir beşer olan Musa ve Harun’un Peygamber olduklarına iman mı edeceğiz? Halbuki onların kavimleri olan İsrailoğullan bizekulluk ediyorlar. Böylece Firavun ve taraftarları. Musa ve Harun’u yalanladılar ve sonunda suda boğularak dünyada helak oldular. [2][50]
49- Şüphesiz biz Musa’ya, kavmi hidayete ersin diye Tevrat’ı verdik. Şüphesiz biz Musa’ya, kavmi hidayete ersin diye Tevrat’ı verdik. [3][51]
50- Biz, Mcryemoğlu İsa’yı ve annesini bir mucize yaptık. Her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu, yüksekçe bir yerde barındırdık.
Allah Teala bu âyet-i kerimede, Hz. İsa ve annesinin kıssasına kısaca işaret etmekte, bunların her ikisinin de birer mucize olduklarını beyan etmektedir. Zira Hz.İsa, babasız olarak dünyaya getirilmiş ve Allanın yüce kudretini gösteren bir delil olmuştur.
Aynca âyette, Hz. İsa ve annesi Meryem’in akar suyu bulunan yüksek bir tepede barındırıldıkları beyan edilmektedir,
Âyet-i kerimede zikredilen ve Hz. İsa ile annesi Meryem’in üzerinde bulundukları ifade edilen yüksek tepenin neresi olduğu açıkça zikredilmemiştir. Ebu Hureyre (r.a.)den bu tepenin, Filistin’deki “Remle” şehri olduğu rivayet edilmiştir. Said b.el-Müseyyeb’den ise bu tepenin, Kudüs olduğu rivayet edilmektedir. İbn-i Kesir bu görüşü tercih etmiştir. [4][52]