sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

SORUMLULUK BİLİNCİ ÜZÜNTÜLERE KAFİ GELİR

Şubat 7, 2026 11:59
53
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

SORUMLULUK BİLİNCİ ÜZÜNTÜLERE KAFİ GELİR

 

Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah azze ve celle’ye  mahsustur. Salat ve selam O’nun habibi müminlerin örneği ve önderi, yaşayan Kur’an kendisine uyulmadığı sürece kurtuluşun mümkün olmadığı son Peygamber Hz.Muhammed (s.a.v)’e O’nun ehli beytine, sahabesine ve bütün müminlerin üzerine olsun…

Ey kardeşim..

Sana ve kendime, Allah’a karşı sorumluluğumuzun bilincine varıp, bu bilincin ışığında hayatımıza yön vermeyi tavsiye ediyorum. Allah, seni buna en güzel biçimde muvaffak kılsın. Allah’a karşı bu sorumluluk bilinci bütün üzüntülerine kâfi gelir. Eğer insanlardan çekinir, onlara karşı saygı ve duyarlılık gösterirsen, Allah’a karşı onların sana hiçbir faydası olmaz.

Allah’a itaat ve ibadet yolunu tut. O’na karşı gelmekten sakın. Bütün varlığınla O’na yönel, her sorununda O’na başvur. İnsanlara dayanıp güvenmeyi ve sorunlarını çözmeleri için onlara başvurup durmayı bırak. Bilakis tek başvuru merciin, dayanağın ve güven kaynağın Allah olsun. O’na dayanıp güven. Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Allah’a güvenen herkese O tek başına yeter.”

(Talak 3.Ayet)

Şunu iyi bil ki, mahlûkatın tümü aciz ve güçsüzdür. Yaratıcı tarafından konulmuş belli yasalar örgüsüne tâbidir. Kendisine fayda sağlamakta aciz olan, başkasına nasıl fayda sağlayabilir? Bu gerçeği çok iyi bilen selef âlimlerinden bazıları şöyle demiştir:

“İnsanın bir başka insandan yardım istemesi, bir mahkûmun başka bir mahkûmdan yardım istemesine benzer.”

İyi düşün: ailen, malın, mülkün ve çocukların seni Allah’a itaat ve ibadet etmekten, O’nu anmaktan alıkoymasın. Eğer bunların biri veya hepsi seni Allah’tan alıkoyuyorsa bütün ömrün ziyan olmuş ve boşa geçmiş demektir.

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Size ey iman etmiş olanlar! Mallarınız, mülkünüz veya çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasına izin vermeyin; çünkü böyle davranan herkes ziyanda uğrayanlardan olur.”(Münafikun 9.Ayet)

Allah’ı anmak, O’nu zikretmek, seni Allah’a yaklaştırır. Allah’ı anmak ve zikir ise ancak, ilahî kelâm Kur’an-ı Kerim’i okumak, okudukları üzerinde uzun uzun düşünmek, bildirdiği emir ve yasakları iyi anlamak ve emirlerini yerine getirip, yasaklarından uzak durmakla olur.

  • Allah (c.c)’ın hiçbir nimetini küçümseme;

Toplumun refaha gömülmüş, bolluk ve genişlik içinde kendilerini hazlara kaptırmış seçkinlerinin ev ve makamlarına çok az gir. Çünkü onların yanlarına girmek, onların sahip oldukları süs ve ziynetlerine, zenginliklerine imrenerek bakmaya yol açacak, bu ise Allah’ın sana bahşettiği büyük nimetleri gözünde küçültecektir. Allah, Peygamberine şöyle buyurmaktadır:

“Sakın, pek çoklarına sadece onları sınamak için, avunsunlar diye verdiğimiz dünya hayatına mahsus şu ya da bu parlaklığa, görkeme gözünü dikme; çünkü Rabbinin sana sağladığı rızık, daha hayırlı ve daha kalıcıdır.”(Taha 131.Ayet)

Sevgili Peygamberimiz de (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Sen, maddi durumu senden düşük olanlara bak, maddi durumu senden iyi olanlara bakma. Bu şekilde davranman, Allah’ın sana bahşettiği nimetleri küçümsememeni daha sağlayıcıdır.”

Dünyalık hiçbir şeyi kendine sorun ve dert edinme. Yahya b.Muaz şöyle demiştir:

“Dünya bir hiçtir. Bir anlık bir üzüntüye bile değmez. Dünyadan payın az olduğu halde, neden ömrün boyunca ona üzülür durursun?”

2) Kendin için en iyi olanı ara, bul;

 

Her zaman, içinde bulunduğun durumda, neyin kendin için en iyi olduğunu araştırıp bul. Sehl b. Abdullah demiştir ki:

“Zaman, sahip olduğun en kıymetli şeydir. Onu kendisi gibi değerli şeylerle doldur.”

Kimi hikmet ehli de şöyle demiştir:

“Senin sahip olduğun en kıymetli şey, kalbin ve zamanındır. Onlara dikkat et.”

Bu nedenle, seni ilgilendirmeyen her sözü, davranışı, hareket ve çabayı terk et.

Çünkü Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

“Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, müslümanlığının güzelliğindendir.”(Tirmizi, İbn Mace, Beyhaki)

3) İnanç ve davranışında içten samimi ol;

Yaşamın her aşamasında yer alan söz, davranış ve ibadetlerinde içtenlik ve samimiyete sarıl. Zira Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Oysa kendilerine yalnızca Allah’a ibadet etmeleri, bütün içtenlikleriyle O’na iman ederek batıl her şeyden uzak durmaları emrolunmuştu.”

(Beyyine 5.Ayet)

Hz. Peygamber (s.a.v.), içten ve samimi olmayı tavsiye etmiş ve şöyle buyurmuştur:

“İbadetinde içten ve samimi ol. Böyle olduğu takdirde ibadetin az bile olsa, bu sana yeter.”

İçtenliğinde ve bütün davranışlarında dürüst ol; çünkü dürüstlüğün bulunmadığı her an, boşa gitmiştir.

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Mü’minler arasında öylesi var ki Allah’ın huzurunda verdiği sözü her zaman yerine getirir.”

(Ahzab 23.Ayet)

Hz.Peygamber (sav) de dürüstlük hakkında şöyle buyurmuştur:

“Dürüstlük, iyiliğe götürür.”

Ey Kardeşim!

Allah seni kendisine itaat etmeye muvaffak kılsın.

~Velhamdulillahirabbilalemin~

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.