sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

Peygambersiz Bir Din Mümkün mü?

Mayıs 15, 2026 11:59
5
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM 

Peygambersiz Bir Din Mümkün mü? 

Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah azze ve celle’ye  mahsustur. Salat ve selam O’nun habibi müminlerin örneği ve önderi, yaşayan Kur’an kendisine uyulmadığı sürece kurtuluşun mümkün olmadığı son Peygamber Hz.Muhammed (s.a.v)’e O’nun ehli beytine, sahabesine ve bütün müminlerin üzerine olsun…

Kelime-i Tevhid, İslâm’ın değişmez çağrısıdır. İslâm herkesi Kelime-i Tevhid’i kabul etmeye çağırır.

Allahû Teâla buyuruyor:

“De ki: Ey Ehl-i Kitab (yahudi ve hristiyanlar)! Bizim ve sizin aranızda eşit olan bir kelimeye gelin: Yalnız Allah’a tapalım, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım; birimiz, diğerini Allah’tan başka tanrı edinmesin”(Al-i İmran 64.Ayet)

Bu ayet-i kerime’de geçen müsavi/eşit kelimesinden maksadın Kelime-i Tevhid” olduğu hususunda İslâm uleması müttefiktir.

Yine İslâm ümmeti, Kelime-i Tevhid’in Lâ İlahe İllallah Muhammedun Rasûlullah” olduğu ve bu kelimeye bir bütün olarak inanmayanların mü’min olamayacakları hususunda icma etmiştir.

Kelime-i Tevhid bir bütündür. Bölünmeyi, parçalanmayı asla ve kat’a kabul etmez. Kelime-i Tevhid’in bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak küfürdür. Bir bütün olarak Kelime-i Tevhid’in kaynağı Kur’an’dır. Kelime-i Tevhid’e bir bütün olarak inanmayan bir kimse, Kur’an’a inanmış sayılmaz.

Allahû Teâla buyuruyor:

“Bil ki, Lâ İlahe İllallah (Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur). Hem kendi günahın için, hem de mü’min erkekler ve mü’min kadınlar için Allah’tan bağışlanma dile. Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de, duracağınız yeri de bilir.”(Muhammed 19.Ayet)

“Muhammedun Rasûlullah (Muhammed Allah’ın elçisidir). Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler.”(Fetih 29.Ayet)

Dikkat edilirse, birinci ayette Kelime-i Tevhid’in ilk bölümü olan Lâ İlahe İllallah” yer almaktadır. İkinci ayette ise Muhammedun Rasûlullah” geçmektedir. Bunlardan herhangi birine inanmayan kâfirdir. Ama ne yazık ki asrımızda İslâm adına Yahudi ve Hıristiyanlara Cennette yer aramaya çalışan bazı itikadı bozuk hocalar, ilahiyatçı Proflar bir kişinin müslüman olması için “Muhammedun Rasûlullah” demenin gerekmediğini iddia edecek kadar çıldırmış bulunmaktadırlar. Bu görüşü, yani “müslüman olmak için Kelime-i Tevhid’in ilk bölümü olan “Lâ İlahe İllallah” demek kâfidir, “Muhammedun Rasûlullah” denilmese de olur” diyenler, tevhidden nasibini alamamış çok ilahlı kimselerdir.

Hangi nedenle olursa olsun, Allah’ın dinini Yahudilere, Hıristiyanlara, kâfirlere peşkeş çekenler, Allah’ın dışında kendilerine birtakım sahte ilahlar edinmiş olanlardır. Allah’ın Kitab’ında olan bir şeyi devreden çıkarıyorsanız, gereksiz görüyorsanız, bu durumda sizin iltifat ettiğiniz, Allah dışındaki başka birtakım ilahlardır. Allah’ın dini Allah’tan alınır. Allah’ın dininden olmayanı Allah’ın dinine sokmak veya Allah’ın dininden olanı Allah’ın dininden çıkarmaya kalkışmak, tuğyankârlıktır.

Yukarıdaki ayet-i kerimelerin beyanları gayet açık ve herkes tarafından anlaşılabilecek netliktedir. Bugünkü Hıristiyanlar da Hz. İsa’yı “Allah’ın oğlu ve aynı zamanda ilah” kabul ettiklerine göre, bu ayetlerin hükmü, aynen onlar için de geçerlidir. Rabbü’l-Âlemin’in ‘kâfir ve Cehennemlik’ olarak ilan ettiklerini Cennete sokma yetkisini kim kendinde görebilir?!.. Kimin merhameti Allah’ın rahmet ve merhametinden daha üstün olabilir!? Yoksa bizim bilmediğimiz yeni ilahlar mı türedi!? ‘Çağdaş Hoşgörü İlahları’!… Kelime-i Tevhid’in başındaki , hem bu sahte ilahların başına ve hem de yalancı Peygamberlik iddiasında bulunanların başına inen bir balyozdur.

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in son ve cihanşümûl bir Peygamber olduğuna iman etmeyenler, Kur’an-ı Kerim’e de iman etmiş olmazlar. Çünkü Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammed (s.a.v.)’e vahyolunmuştur. Dolayısıyla Allah’a inanıp Peygambere inanmamak küfürdür.

Allahu Teâla buyuruyor:

“Onlar, Allah’ı ve Peygamberlerini inkâr ederler, Allah ile Peygamberlerinin arasını ayırmak isterler. “Kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” derler. Bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isterler. İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır.”(Nisa 150-152.Ayetler)

Dikkat edilirse, Allah’a inanıp Peygamberine inanmamak hakiki kâfirliktir. Lâ İlahe İllallah” diyen mutlaka **“Muhammedun Rasûlullah”**ı da söylemelidir. Söylenmediği taktirde iman meydana gelmez.

Altını çizerek diyoruz ki; Muhammedun Rasûlullah ibaresi, tevhid levhasını tamamlar. Müslüman olmak için Muhammedun Rasûlullah gerekmez” diyen bir kimse, hoca da olsa, şeyh de olsa, molla da olsa, Prof. da olsa, allame-i cihan da olsa, şeksiz ve şüphesiz küfrü boylar.

 

 

Allah (cc) faydalanmayı nasip etsin…

Selam mümin ve mü’mine din kardeşlerimin üzerine olsun… 

Velhamdulillahirabbilalemin…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.