sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA NEML SURESİ 66. VE 70. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA NEML SURESİ 66. VE 70. AYET-İ KERİMELER
Nisan 16, 2026 09:56
9
A+
A-

66- Doğrusu âhiret hakkındaki bilgileri art arda takviye edilmekte­dir. Ne var ki onlar, ondan şüphe etmektedirler. Daha doğrusu onlar, on­dan yana kördürler.

Bu âyeti kerime, çeşitli kıraat şeklilerinde okunmuştur. Müfessirler bu âyetteki kıraatlann farklılığına göre farklı mânâlar vermişlerdir.

Atâ el-Horasânî’nin Abdullah b.Abbas’tan naklettiği bir görüşe göre bu âyetin mânâsı şöyledir: “Müşrikler ne zaman diriltileceklerini bilmezler. Ancak âhirette gözleriyle gördüklerinde, dünyada iken yalanladıkları şeyin gerçek ol­duğunu anlayacaklardır. Ne var ki onlar, dünyada iken âhiretten şüphe etmekte­dirler.

Abdullah b.Abbas’tan nakledilen diğer bir görüşe göre de âyetin mânâsı şöyledir: ‘Müşriklerin dünyadaki ilimleri âhirette kaybolacaktır. Onlar orada kör gibi olacaklardır.”

Katade’den nakledilen bir görüşe göre ise mânâ şöyledir: “Müşriklerin bilgileri âhireti idrak edememektedir. Onlar, bunu bilmeyi de istemezler.”

Mücahid’den nakledilen bir görüşe göre ise âyetin mânâsı şöyledir: “On­ların bilgileri âhireti idrak mi edecektir? Onların bilgileri âhireti nereden idrak edecektir?”

Taberi, âyetin kıraat şekillerinden birine göre mânâsının şöyle olduğunu söylemiştir: “Onlar ne zaman dirileceklerini nereden bileceklerdir? Onlar, dirile­cekleri vakti, âhirette dirildikten sonra idrak edeceklerdir. Fakat o zaman, diril­me vaktini bilmeleri, kendilerine bir fayda vermeyecektir. Dünyada ise müşrik­ler âhiret hakkında şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ondan yana kördür­ler.

Yine Taberi’ye göre diğer bir kıraat şeklinde de mânâ şöyledir: “Müşrik­ler ne zaman dirileceklerini nereden bilecekler? Yoksa onların âhiret hakkındaki bilgileri peşpeşe mi gelmiştir? Yani, onların âhiret hakkındaki ilimleri birbirini takibetmemiştir. Onlar onu bilmezler ve onu idrak edemezler. Onlar, kıyamet hakkında şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ondan yana kördürler. [1][68]

 

67- İnkâr edenler şöyle dediler: “Biz ve atalarımız, toprak olduğu­muz zaman mı? Bizler diriltilip çıkarılacakmışiz? [2][69]

 

68- Şüphesiz ki bu, bizden önceki atalarımıza da vaadcdilmişti. Bu, evvelkilerin efsanelerinden başka bir şey değildir.’,’

Allah Teala, bu âyetlerde, öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden kâfirlerin, âhireti nasıl inkâr ettiklerini ve inkârlarına delil olarak ta, kendilerin­den önce gelen atalarına da aynı şeylerin söylenip şimdiye kadar gerçekleşmedi­ğini öne sürdüklerini beyan etmektedir. [3][70]

 

69- Ey Muhammed, de ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da, suçluların akıbeti nasıl olmuş bir bakın.

Ey Muharnmed, senin, rabbin katından getirdiğin haberleri yalanlayanla­ra de ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın, sizden önce, Allah’ın peygamerlerini yalan­layan mücrimlerin akıbetlerinin ne olduğuna bir bakın. Allah, onlan helak dip yerlerini harabeye çevirmemiş midir? Onlar gibi inkâra devam ettiğiniz takdirde sizler de aynı akıbete uğratılırsınız. [4][71]

 

70- Ey Muhammed, sakın onların yaptığına üzülme ve kurdukları tu­zaklardan ötürü sıkıntıya düşme.

Ey Muhammed, müşriklerin senden yüz çevirmelerine ve seni yalanlama­larına üzülme. Sana yapmış oklukları tuzaklar karşısında da sıkıntıya düşme. Zi­ra onlara karşı Allah senin yardımcındir. Onları mağlup edecektir. [5][72]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.