KILIÇ MİSALİ İLMİ AL YÜREĞİNE, TAKVAYI KUŞAN BEDENİNE
KILIÇ MİSALİ İLMİ AL YÜREĞİNE
TAKVAYI KUŞAN BEDENİNE
Hamd alemlerin sahibi,yöneticisi,yaratıcısı, terbiye edeni olan Allah cc’a ,salat bize örnek,Önder,Lider ittiba edilmesini emrederek gönderdiği elçisi Hz. Muhammed’e ve selam Kuran ve sünnete tabi olmuş tüm ehli sünnet Müslümanların üzerine olsun.
İnsanoğlunun yeryüzüne gönderiliş ve yaratılış gayesi, Allah’ın hakimiyetini ve hükümdarlığını kurmak, yalnız O’na kul olmak ve ibadet etmektir. İnsanı yaratılış gayesinden saptıran, Allah’a kul olmaktan çıkarıp kula kulluk eden güç, kuvvet ve otoritelere, Cenâb-ı Hakk’ın din ve hakimiyetine kafa tutmuş, insanların inanç ve düşünce hürriyetlerini gasp etmiş ve toplumu bir fesat çukurunun yanına sürüklemişlerdir. Kur’an-ı Kerîm ayetlerinin ifadesiyle, “hak, kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki çekememezlikten ötürü inananları, iman etmelerinden sonra küfre döndürme hevesinde” (el-Bakara, 2/109) olan,”kendi dinlerine uyuncaya kadar asla dindarlardan hoşnut olmayan” (el-Bakara, 2/120) ve “güçleri yetse müslümanları dinlerinden döndürünceye kadar savaşa devam eden (el-Bakara 2/217) bu inkârcıların fitne ve fesatlarına engel olmak, insanları bu zihniyetteki kişilere kul olmaktan kurtarıp hak ve hürriyetlerini elde etmelerini sağlayacak Allah’a kulluğu ve O’nun hakimiyetini kurmaya çalışmak, Allah Teâlâ’nın insanlara bir emridir. Bu konudaki ilâhî buyruk, ayette ifadesini şöyle bulur: “Yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve din tam anlamıyla Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse sataşmayın. Zulmedenlerden başkasına düşmanlık yoktur” (el-Bakara, 2/193). Bu sebeple İslâm devleti, dindar olduğunu iddia eden veya kendini ehl-i kitaba nisbet eden ve yahut müşrik olan kişi veya gruplara, Allah’ın hakimiyetine karşı kendi güç ve otoritesiyle karşı çıkarak fiilî şirkte bulundukları takdirde cihat ilân edecek ve bunu mukaddes bir görev bilecektir.
Allah için cihat edenlere ödül olarak verilecekler de şu ayetlerle bildirilir: “Ey inananlar! Sizi can yakıcı bu azaptan kurtaracak kazançlı bir yolu size göstereyim mi? Allah’a ve peygamberine inanırsanız, Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla cihat ederseniz; bilseniz bu sizin için en iyi yoldur. Böyle yaparsanız Allah günahlarınızı size bağışlar; sizi içlerinde ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. Büyük kurtuluş budur” (es-Saff, 61/10-12); “Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp öldüren ve öldürülen müminlerin canlarını ve mallarını Tevrat, İncil ve Kur’an’da söz verilmiş bir hak olarak Cennete karşılık satın almıştır. Verdiği sözü Allah’tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse yaptığınız alış verişe sevinin; bu büyük bir başarıdır” (et-Tevbe, 9/111).
Allah Teâlâ, müslümanları her an cihada hazır bir şekilde bulunmalarını isteyerek söyle buyurur: “Siz de düşmanlara karşı gücünüzün yettiği kadar her türlü kuvvet ve cihat için, bağlanıp beslenen atlar hazırlayın ki, bununla Allah düşmanını, kendi düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmeyip de Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız, onun sevabı eksiksiz size ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız” (el-Enfâl, 8/60).
Bunun gibi ayet ve hadislerde Müslümanların mucahede etmeleri emredilmiştir. Bugünün cahiliyet karanlığından ancak ilim,takva ve cihadla kurtulabiliriz. Önce nefislerimize silahımızı kuşanıp sonra da meydanlara taşmak gerekir ki bireyler de toplumlar da huzur bulsun.
Rabbim nefsini terbiye edip kulluk şuuruna sahip halifelik görevini ifa eden kullarından olmayı tüm müslümanlara nasip etsin. Gayret bizden tevfik Allah cc tandır.