TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA ANKEBUT SURESİ 21. VE 25. AYET-İ KERİMELER
21- O, dilediğine azap eder, dilediğine merhamet eder. Hepiniz ona döndürüleceksiniz.
Allah, yarattıklarını yok edip tekrar dirilttikten sonra, onlardan dilediğine azap eder. Bunlar, dünyada hayattayken kötülük işleyenlerdir. Dilediğine ise merhamet eder. Bunlar da yapüiclan kötülüklerden ölmeyenlerdir. Sizler, âhirette AHah’a döndürüleceks.mz. Hesab.mz, o göreçektir.
übey b. Ka’b, Resulullah’m, bir hadis-i şerifinde şöyle buyurduğunu ri-vayet etmiştir:
“Eğer Allah, göklerinde ve yerinde yaşayanlara azap edecek olsa o onlara zulmetmiş olmaz. Şayet Allah bunlara merhamet eüecek olsa, Allah’ın rahmeti onlar için yapmış oldukları amellerden daha hayırlıdır… [1][23]
22- Siz, yerde de gökte de Allahi hiçbir zaman âciz bırakamazsınız. Sizin, Allahtan başka ne bir dostunuz ne de bir yardımcınız vardır.
İbn-i Zeyd bu âyet~i kerimeyi şöyle izah etmiştir: “Yeryüzünde yaşayanlar orada isyana kalksa, gökte yaşayanlar da orada isyan etse Allah’ı, yaptıklarını tesbit etmektenâciz bırakamazlar.”
İbn-i Zeyd, bu izahından sonra şu âyeti de okumuştur: “Kâfirler, kıyamet bize gelmeyecektir.” dediler. Ey Muhammed, sen onlara şöyle de: “Hayır, gaybı bilen rabbime yemin olsun ki kıyamet saati size mutlaka gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şey dahi ondan gizli değildir. Bundan daha küçük ve daha büyük hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta mevcut olmasın. [2][24]
Âyetin son bölümündeki cümle ise şöyle izah edilmektedir: “Sizin, AI-lahtan başka, işlerinizi yürütecek ne bir veliniz ne de Allahm azabına karşı sizi koruyacak bir yardımcınız vardır.” [3][25]
23- Allanın âyetlerini ve kıyamet günü ona kavuşmayı inkar edenler işte onlar, rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
AHahın delillerini inkar eden ve kıyamet gününde onun huzuruna çıkıp hesap vereceklerini reddedenler, âhirette, kendileri için hazırlanmış azabı gözleriyle görünce, Allahın, kendilerine merhamet etmesinden ümitlerini keseceklerdir. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
Allah teala Hz. İbrahim’in kıssasını beyan ederken ona ara vermiş ve altı âyet zikrettikten sonra tekrar kıssaya dönmüştür. Taberi bunun hikmetini şöyle izah etmektedir: Allah teala Kur’an-ı kerimde Nuh, İbrahim ve diğer peygamberleri ve onların ümmetlerini anlatırken kıssalara bir ara verir ve muhatapları uyarır ve bu gibi ümmetlerin bazılarına gelen şeylerin onların da başlarına gelmesinden sakındırır. Burada da böyle olmuş, Hz. İbrahim’in kıssası anlatılırken bir ara verilmiş ve Hz. Muhammed (s.a.v.) kendisini yalanlayanlara karşı teselli edilmiş, kâfirlerin, Öldükten sonra dirilmeye iman etmeleri istenmiş, kâinata bakarak bu olayın gerçekleşeceğine iman etmeleri emredilmiş, Allah’ın, dilediğine azap edip dilediğine merhamet etmekte serbest olduğu beyan edilmiş, göklerde ve yerdeki varlıkların Allahı âciz bırakamayacakları bildirilmiş ve kâfirlerin, âhirette Allahın rahmetinden ümitlerini kesecekleri anlatılmış ve tekrar Hz. İbrahim’in kıssasına dönülmüştür.
ibn-i Kesir ise Taberi’nin bu görüşüne katılmamakta ve burada Hz. İbrahim’in kıssası arasında zikredilen altı âyetin, Hz. İbrahim’in, kavmine karşı zikrettiği delilleri ihtiva ettiğini ve onun sözleri olduğunu açıklamıştır. [4][26]
24- İbrahim’in sözlerine kavminin cevabı ancak: “Onu öldürün veya yakın,” demek oldu. Fakat Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz ki bunda, iman eden bir kavim için nice ibretler vardır.
ibrahim kavmine: “Yalnız Allah’a kulluk edin ve ondan korkun. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.” deyince kavminin ona cevabı ancak şöyle olmuştur: “Onu üldürün veya ateşte yakın.” Onlar bu görüşte karar kıldıktan sonra büyük bir ateş yakıp İbrahim’i oraya atmışlar Allah da İbrahim’i ateşten kurtarmış ve o ateş İbrahim için serin ve selametlik bir hale gelmiştir. Şüphesiz ki İbrahim’in alev alev yanan ateşin içine atılmasına rağmen ondan kurtarılmasında Allahın âyetlerine iman eden bir kavim için birçok delil ve ibretler vardır.
Ka’b diyor ki: “Ateş sadece İbrahim’i bağlayan bağlan yakmıştır.”
Allah teala Hz. İbrahim’i birçok imtihanlardan geçirmiş Hz. İbrahim de bu imtihanları başarmıştır. İşte bu imtihanlardan biri de onun, Nemrut tarafından ateşe atılmasıdır. Bu hususta Bakara Suresinin yüz yirmi dördüncü âyetinde izahat verilmiştir. [5][27]
25- İbrahi kavmine şöyle dedi: “Siz ancak dünya hayatında aranızdaki dostluğu devam ettirmek için Allahı bırakıp putlara ibadet ettiniz. Sonra kıyamet günü birbirinizi tanımayacaksınız ve birbirinize İanet okuyacaksınız. Sığınacağınız yer ateştir. Hiçbir yardımcınız da yoktur.
İbrahim kavmini uyararak onlara şöyle demiştir: “Sizlerin dünya hayatın-dayken putlara tapmanızın sebebi, aranızdaki dostluğu ve sevgiyi o putlar vasıtaşıyla kurmak ve güçlendirmektir. Halbuki sizler kıyamet gününde putlara tapmanın cezasının cehennem olduğunu görünce o zaman birbirinizi tanımaz olacaksınız. Hatta birbirinize lanet okuyacaksınız. Fakat bu durumunuz size bir fayda sağlam ayacaktır. Sığınacağınız yer cehennemdir. Ve size, Allah’ın azabına karşı yardım edecek hiçbir kimse de yoktur.
Allah teala bu hususta başka bir âyet-i celilede de şöyle buyurmaktadır: “O gün, dostlar birbirlerine düşman kesilirler. Ancak takva sahipleri böyle değildir. [6][28]