sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA LOKMAN SURESİ 26. VE 30. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA LOKMAN SURESİ 26. VE 30. AYET-İ KERİMELER
Haziran 5, 2026 09:56
6
A+
A-

26-  Göklerde ve yerde bulunan herşey Allahındir. Şüphesiz ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, övülmeye layık olandır.

Ey Muhammed, yemin olsun ki kavminden, Allaha ortak koşanlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan onlar muhakkak ki: “Allah yarattı.” diyeceklerdir. Sen onlara de ki: “Bunları yaratan Allaha hamdolsun. Hiçbir şey yaratamayan ve kendileri yaratılmış olan putlara değil yalnızca Allaha hamdol­sun. Doğrusu bu müşriklerin çoğu, kimin övgüye layık olduğunu ve kime şükre-dilmesi gerektiğini bilmezler.

Göklerde ve yerde bulunan melek, cin, insan, kendilerine tapınılan putlar ve herşeyi Allah yaratmıştır. Allah, putlara tapan müşriklerin ve diğer bütün kullarının ibadetlerine muhtaç değildir. Zira onlar, Allahın mülküdür. Onlar Al­laha muhtaçtır. Allah, yarattıklarına verdiği nimetlerine karşı Övülmeye layık olandır. [1][28]

 

27- Yeryüzündeki ağaçlar kalem deniz de mürekkep olsa ve sonra yedi deniz de ona katılsa (da yazılsa) Allahin kelimeleri bitmez. Şüphcsizki Allah, herşeye galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Bu âyet-i kerimenin nüzul sebebi hakkında Abdullah b. Abbas’dan şu ri­vayet nakledilmiştir. “Medine’de Yahudi Hahamları Resulullaha gidip: “Ey Mu-hammed, size ancak az bir ilim verilmiştir.” sözüyle bizi mi kasdediyorsun yok­sa kendi kavmini mi?” diye sormuşlar Resulullah da “Hepinizi” cevabını ver­miştir. Bunun üzerine Hahamlar: “Sana gelen şeylerde bize Tevratm verildiğini ve tevratta herşeyin açıklamasının bulunduğunu okumuyor musun?” dediler. Resulullah: “Tevtart, Allahin ilmine göze az birşeydir. Sizin yanınızda Allahın ilminden size yetecek kadan bulunmaktadır.” dedi. İşte bunun üzerine Allah te-ala Yahudilerin sorularına bir cevap olmak üzere Resulullaha bu âyeti indirdi ve bu buyurdu ki: “Şayet yeryüzünde bulunan bütün ağaçlar kalem ve deniz de mürekkep olsa bu kalem ve denizler biter de Allanın kelamı bitmez.”

Ayet-i kerimede yedi deniz bir misal olarak zikredilmiştir. Bundan, de­nizlerin sadece yedi tane olduğu anlaşılmamalıdır. Nitekim başka bir âyet-i ke­rimede de: “Ey Muhammed, de ki: “Eğer rabbimin sözlerini yazmak için deniz­ler mürekkep olsa, rabbimin sözleri bitmeden denizler biter. Bir o kadar denizi yardım olarak katsak da. [2][29]

 

28- Sizin yaratılmanız da, tekrar diriltilmcnîz de bir tek kişinin ki gi­bidir. Şüphesiz Allah, herşeyi çok iyi işitendir, çok iyi görendir.

Ey insanlar, Allanın, sizin hepinizi yaratması ve ölümünüzden sonra sizi tekrar diriltmesi, herhangi bir kişiyi yaratması ve öldükten sonra diriltmesi gibi-di. ZiraAllahın dilediği hiçbir şey onun için imkansız değildir. O, birşeyin ol­masını dilediğinde ona sadece “Ol” der o da hemen oluverir. Şüphesiz ki Allah, müşriklerin, Allah hakkındaki söylediklerini çok iyi işiten ve yaptıklarını çok iyi bilendir. [3][30]

 

29- Allahın, geceyi gündüze kattığını, gündüzü de geceye kattığım, güneşi ve ayı hizmetinize verdiğini ve her birinin belli bir zamana kadar hareket ettiğini ve Allanın, yaptıklarınızdan mutlaka haberdar olduğunu görmez misiniz?

Ey Muhammed, Allahm, geceyi gündüze katarak gecenin miktarını eksil­tip gündüzün miktarını azalttığım, güneşi ve ayı hizmetinize tahsis ettiğini, bun­lardan herbirinin kendileri için, takdir edilen süreye kadar hareket ettiklerini ve Allahın, bütün yaratıklarından haberdar olduğunu görmez misin?Âyet-i kerimede hitap her ne kadar peygamber efendimize yapılmış ise de onun şahsında bütün insanlığa hitaptır. [4][31]

 

30- Bu böyledir. Çünkü Allah haktır. Ondan başka yaivardikları ba­tıldır. Ve AHah, çok yücedir, çok büyüktür.

Ey Muhammed, Allah bu zikredilenleri böyle yapmıştır. Zira o, gerçek ilahtır. Bunları yapmaya ancak onun gücü yetmektedir. Müşriklerin, Allahı bıra­kıp da ilah olarak taptıkları diğer şeyler ise batıldır, yok olmaya mahkumdur. Allah, bu anlatılanları böyle yapmıştır. Zira o, yücedir, büyüktür. Onun şanına yaraşan da budur. [5][32]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.