GÖĞE (DOĞRU) BAK
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Hamd Âlemlerin Rabbi olan Allah cc’a mahsustur. Salat ve Selam Önderimiz (SAV)’e , âline ,ashabına ve O’na tabii olan şeksiz ve şüphesiz müminlerin üzerine olsun
İnsanlık asırlardır semâyı, ondaki mücevherat ve ziynet misâli yıldızları hayranlıkla seyretmekte.
Bilim ve Fen ilerledikçe insanoğlu teleskopla semâya tekrar baktı. Daha büyük mercekler yapıp, daha büyük teleskoplar inşâ edip tekrar baktı. Sonra teleskopları fezâya gönderdi tekrar baktı… Her defasında; kusur bulmak bir tarafa, hayranlığı ve dehşeti arttı.
Allah azze ve celle Ayetinde bu hakikati buyurmuştur;
“Yedi kat göğü birbiriyle uyum içinde tabaka tabaka yaratan O’dur. Rahmân’ın yaratmasında hiçbir düzensizlik göremezsin. Haydi, çevir gözünü de bak, bir kusur, bir çatlaklık görebilecek misin?” (Mülk 3)
“Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) âciz ve bitkin hâlde sana dönecektir.” (Mülk 4)
Allah cc koyduğu kanunların kusursuzluğunu gökyüzüyle misallendirmiştir, bundandır ki haya duygusuyla tanınan Hz Osman bu ayet indiğinde hayasından gökyüzüne bakmadan vefat etmiştir. Meymun b. Mihran (ra)’nın şöyle dediği nakledilir “ Öyle insanların arasında bulundum ki karşılarında konuşmaya utanırdım. Yine öyle insanların arasında bulundum ki ya doğruyu söyler ya da sükût ederlerdi. Ve yine öyle insanların arasında bulundum ki onlar gökyüzünü hiç görmemişlerdi, Rablerinin korkusundan gözlerini kaldırıp bakamamışlardı.”
Fakat bizim kainatla tefekkür etmek, Rabbimizi doğru tanımak ve konulan kanunların kusursuzluğuna şahitlik edebilmemiz için bakmamız şarttır. Gökyüzü Kuranda Allah’ın şaşmaz kanunlarından bahsedilirken, bize misaller gösterilirken çoğu ayete konu olmuştur.
Bknz: Bakara/107 Nisa/126 Maide/40 Araf/54 vs
Kainatın eşsiz güzelliği gökyüzünde toplanmıştır. Mesele bakmayı bilebilmektir. Gökyüzü Allah’ın cc yüceliğini ve birliğini hatırlatan nice delillerle doludur. Gökyüzü insanın akıl yürütmesi, kesin bir ilme ve imana sahip olması için büyük bir vasıtadır.
“O akıl sahipleri, ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine yatarken dâimâ Allah’ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler ve: “Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen bütün eksik sıfatlardan uzaksın. Bizi cehennem azabından koru!” derler.” (Ali imran 191)
Göklerin ve yerin büyük bir âhenk içinde ve sağlam bir şekilde yaratılışını derin derin tefekkür edip, onlardaki hikmet ve sırlara âşinâ olmaya çalışmak, kulluk şuuruna erme bakımından büyük bir ehemmiyete sahiptir. Böyle bir tefekküre dalan insan, Allah’ın azamet ve kudretini idrak ederek hikmeti anlamaya başlar. Allah’ın gökleri, yeri ve ikisi arasındaki varlıkları oyun eğlence olarak, gâyesiz, nizamsız, dayanıksız ve boş yere değil (bk. Enbiyâ’ 21/16; Sād 38/27; Duhân 44/38) gerçek bir gaye ve hikmetle yarattığını (bk. Hicr 15/85; Ahkāf 46/3) kavrar. Bu şekilde Allah’ın yaratıkları üzerinde tefekkür ederek azamet-i ilâhîyeye yaklaşan insan, hemen Allah’a ilticâ eder ve hayatını, âhirete göre tanzim edip büyük hesap gününe hazırlık yapmaya başlar.
Gökyüzüzün Allah’ın azametini tanımanın yanı sıra insana psikolojik faydaları da vardır. Renklerin fizyolojik ve psikolojik etkileri olduğu da bilimsel bir gerçektir. Kanıtlanmıştır ki mavi renk insana huzur, rahatlama, dinginlik verir. Açık tondaki bir mavi insanda sonsuzluk etkisi oluştururken , insanın bakışları mavide engel tanımadan sonsuzluğa ulaşmaktadır. Çünkü mavi suyun , havanın , gökyüzünün ve denizlerin rengidir. Su ve havanın berraklığına yaklaşan mavinin dinlendirici etkisi de artar. Öyledir ki sıkıntılı olduğumuz zamanlarda denizi ya da göğü seyrederek sakinleşmemiz bu yüzdendir. Bilimsel olarak kanıtlanmış bu bilgiler Allah azze ve cellenin El Alim sıfatına delildir. Bu bilgiler yeni keşfedilirken Ezeli ve Ebedi ilim sahibi olan Allah cc bunu zaten göğü yaratırken de bilmekteydi. Yarattıkları için en uygun ve en iyi gelecek nizamı ancak o bilir.
İmam Gazali Gökyüzüne bakmanın 10 faydası hakkında şöyle diyor;
-Vesveseleri azaltır
-Hüzün ve kederi azaltır
-Korku vehmini giderir
-Allah’ı hatırlatır
-Kalpte Allah’ın büyüklüğünü yayar
-Kötü düşünceleri giderir
-Karamsarlık hastalığına iyi gelir
-Aşıkları teselli eder
-Sevenleri birbirine alıştırıp yakınlaştırır
-Ve duaların kıblesidir
Gökyüzüne yönelmek, yerin, göğün ve ikisi arasındakilerin yaratılışını düşünmek tahkiki imana adım atmaya başlamaktır. Yeryüzünde ilim ehli olmak ancak gökyüzünü mütalaa etmekle mümkündür. Yeryüzünün öğretmeni olmak için gökyüzünün öğrencisi olmak lazımdır.
“Şunu bilin ki ben, dupduru bir iman ve teslimiyetle yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah’a çevirdim. Ben müşriklerden değilim.” (Enam 79)
VELHAMDÜLİLLAHİRABBİLALEMİN