sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA AHZAB SURESİ 21. VE 25. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA AHZAB SURESİ 21. VE 25. AYET-İ KERİMELER
Haziran 15, 2026 09:56
11
A+
A-

21- Muhakkak Allanın Resulünde, sizin için, Allahin rahmetini ve âhiretin nimetlerini arzulayanlar ve Allahı çokça zikredenler için güze! bir numune vardır.

Allah teala bu âyet-i kerimede, Hendek savaşında, Resulullahm ordusu­na katılmayan münafıkları kınamakta biz müminlere de sözlerimizde, amelleri­mizde ve bütün davranışlarımızda Resulullahı örnek almamızı emretmektedir. Evet, biz müminler için en güzel örnek Resulullahtır. Zira o, bizleri yaratan Al­lah tarafından, bizlere doğru yolu göstermek için gönderilmiştir. O, Allah tara­fından, hata işlemekten korunmuş ve Cebrail (a.s.) vasıtasıyla devamlı olarak kontrol altında tutulmuştur. [1][26]

 

22- Müminler düşman ordularını görünce: “İşte Allanın ve Resulü­nün bize vaadettiği budur. Allah ve Resulü doğru söylemiş.” dediler. Bu, ancak onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.

Allaha ve peygamberine iman eden müminler, çeşitli fırkalardan meyda­na gelen düşman ordularını görünce, Allanın emrine boyun eğerek şöyle demiş­lerdir: “İşte Allah ve Resulünün bize: “Sizden öncekilerin başına gelenlerin ben­zeri sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi jni zannediyorsunuz? Onla­ra yoksulluk ve sıkıntılar dokunmuştu ve şiddetle sarsılmışlardı. Ö^le ki pey­gamber ve onunla beraber iman edenler “Allanın yardımı ne zaman gelecek?” demişlerdi. Bilin ki Allanın yardımı çok yakındır. [2][27] âyetinde vadettiği budur. Allah ve Resulü doğru söylemiştir.

Çeşitli fırkalardan meydana gelen ve Medine’yi kuşatan ordular bu mü­minlerin ancak iman ve teslimiyetlerini artırmış ve onlarda hiçbir sarsıntı mey­dana getirmemiştir. [3][28]

 

23- Müminler içinde öyle erler vardır ki, Allaha vermiş oldukları sözde sadakat gösterdiler. Onlardan kimi bu uğurda canlarını feda etti. Ki­mi de bu şerefi beklemektedir. Onlar, Allaha verdikleri sözü asla değiştir­mediler.                                                                                   

Allah teala, münafıkların, verdikleri sözlerini bozduklarını zikrettikten sonra bu âyet-i krimede de müminlerin kahramanlarının, Allaha verdikleri söz­lerde durduklarım, cihad ederek bazılarının bu yolda canlarını verdiklerini diğer bazılarının ise şehadet şerbetini içmeyi içtenlikle beklediklerini beyan etmekte­dir.

Enes. b. Mâlik bu âyet-i kerimenin, amcası Enes b. Nadr hakkında nazil olduğunu söylemektedir. [4][29]

Enes b. Mâlik diyor ki: “Amcası Enes b. Nadr, Bedir savaşında bulunma­mış ve buna üzülerek şöyle demiştir: “Ben, Resuhıllahın yaptığı ille savaşta bu­lunmadım. Yemin olsun ki eğer Allah bana, Resulullah ile birlikte savaşmayı nasibedecek olursa benim nasıl gayrette bulunacağımı görecektir.”

Enes b. Nadr Uhut savaşında bulundu. Müslümanlar mağlup durumday­dılar. Enes, Allaha yalvararak şöyle dedi:

“Ey Allahim, şu müslümanlann yaptıklarından dolayı senden özür dile­rim ve şu müşriklerin yaptıklarından da sana sığımnm.” Enes kılıcı ile düşmanlann üzerine yürüdü. Bu arada Sa’d b. Muaz ile karşılaştı ve ona: “Nereye gidi­yorsun Sa’d? Ben, Uhut dağının eteklerinden cennet kokusu alıyorum.” dedi ve yürüdü. Yapılan çarpışmalar sonunda öldürüldü. Onun vücudu tanınmaz hale gelmişti. Onu, kızkardeşi vcudundaki bir benden veya parmak uçlarından tani-yabilmişti. Onun vücudunda seksen küsur ok, mizrak ve kılıç yarası vardı. [5][30]

 

24- Allanın, sözünde duranları sadakatlanyla mükafatlandırması, münafıkları ise dilerse azaplandırmasi veya tevbelerini kabul etmesi için böyle oldu. Şüphesiz kî Allah, çok affedendir, çok merhametlidir.

Allah, kullarını böyle imtihan eder ki, kendisine verdikleri söze sadık ka­lanları sadakatlanndan dolayı mükafaatlandırsın. Münafıkları ise, nifak üzere ilmelerini dilediği takdirde cezalandırsın. Tevbe etmelerini nasibettiği takdirde ise onların tevbelerini kabul etsin. Şüphesiz ki Allah, çok affeden ve çok merha­met edendir. [6][31]

 

25- Allah, kafirleri öfkeleriyle geri çevirdi. Hiçbir şey elde edemedi. Savaşta, iman edenlere Allahın yardımı yetti. Allah, güçlüdür, herşeye galiptir.

Allah, Hendek savaşında, Kureyş ve Gatafan kâfirlerini kinleriyle birlikte gerisin geri çevirdi. Müslümanlardan hiçbirşey koparamadılar. Allah, savaşta gökten melekler göndererek ve düşmanların üzerine fırtınalar estirerek onları mağlup etti. Böylece Allah müminlere yetti. Zira Allah, güçlüdür, herşeye ga­liptir.

Allah teala bu âyet-i kerimede, kendisine, Resulüne ve müminlerine karşı savaşmak için, Medine’nin çevresinde kazılan hendekleri kuşatan müşrik­lerin, manevi orduları tarafından mağlup edildiğini bildirmikte ve böylece mü­minlere olan lütfunu zikretmektedir. Zira hendek savaşında müşrikler, fırtına ve soğuktan dolayı mağlup olup geri çekilmek zorunda kalmışlardır. [7][32]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.