TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA AHZAB SURESİ 21. VE 25. AYET-İ KERİMELER
21- Muhakkak Allanın Resulünde, sizin için, Allahin rahmetini ve âhiretin nimetlerini arzulayanlar ve Allahı çokça zikredenler için güze! bir numune vardır.
Allah teala bu âyet-i kerimede, Hendek savaşında, Resulullahm ordusuna katılmayan münafıkları kınamakta biz müminlere de sözlerimizde, amellerimizde ve bütün davranışlarımızda Resulullahı örnek almamızı emretmektedir. Evet, biz müminler için en güzel örnek Resulullahtır. Zira o, bizleri yaratan Allah tarafından, bizlere doğru yolu göstermek için gönderilmiştir. O, Allah tarafından, hata işlemekten korunmuş ve Cebrail (a.s.) vasıtasıyla devamlı olarak kontrol altında tutulmuştur. [1][26]
22- Müminler düşman ordularını görünce: “İşte Allanın ve Resulünün bize vaadettiği budur. Allah ve Resulü doğru söylemiş.” dediler. Bu, ancak onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
Allaha ve peygamberine iman eden müminler, çeşitli fırkalardan meydana gelen düşman ordularını görünce, Allanın emrine boyun eğerek şöyle demişlerdir: “İşte Allah ve Resulünün bize: “Sizden öncekilerin başına gelenlerin benzeri sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi jni zannediyorsunuz? Onlara yoksulluk ve sıkıntılar dokunmuştu ve şiddetle sarsılmışlardı. Ö^le ki peygamber ve onunla beraber iman edenler “Allanın yardımı ne zaman gelecek?” demişlerdi. Bilin ki Allanın yardımı çok yakındır. [2][27] âyetinde vadettiği budur. Allah ve Resulü doğru söylemiştir.
Çeşitli fırkalardan meydana gelen ve Medine’yi kuşatan ordular bu müminlerin ancak iman ve teslimiyetlerini artırmış ve onlarda hiçbir sarsıntı meydana getirmemiştir. [3][28]
23- Müminler içinde öyle erler vardır ki, Allaha vermiş oldukları sözde sadakat gösterdiler. Onlardan kimi bu uğurda canlarını feda etti. Kimi de bu şerefi beklemektedir. Onlar, Allaha verdikleri sözü asla değiştirmediler.
Allah teala, münafıkların, verdikleri sözlerini bozduklarını zikrettikten sonra bu âyet-i krimede de müminlerin kahramanlarının, Allaha verdikleri sözlerde durduklarım, cihad ederek bazılarının bu yolda canlarını verdiklerini diğer bazılarının ise şehadet şerbetini içmeyi içtenlikle beklediklerini beyan etmektedir.
Enes. b. Mâlik bu âyet-i kerimenin, amcası Enes b. Nadr hakkında nazil olduğunu söylemektedir. [4][29]
Enes b. Mâlik diyor ki: “Amcası Enes b. Nadr, Bedir savaşında bulunmamış ve buna üzülerek şöyle demiştir: “Ben, Resuhıllahın yaptığı ille savaşta bulunmadım. Yemin olsun ki eğer Allah bana, Resulullah ile birlikte savaşmayı nasibedecek olursa benim nasıl gayrette bulunacağımı görecektir.”
Enes b. Nadr Uhut savaşında bulundu. Müslümanlar mağlup durumdaydılar. Enes, Allaha yalvararak şöyle dedi:
“Ey Allahim, şu müslümanlann yaptıklarından dolayı senden özür dilerim ve şu müşriklerin yaptıklarından da sana sığımnm.” Enes kılıcı ile düşmanlann üzerine yürüdü. Bu arada Sa’d b. Muaz ile karşılaştı ve ona: “Nereye gidiyorsun Sa’d? Ben, Uhut dağının eteklerinden cennet kokusu alıyorum.” dedi ve yürüdü. Yapılan çarpışmalar sonunda öldürüldü. Onun vücudu tanınmaz hale gelmişti. Onu, kızkardeşi vcudundaki bir benden veya parmak uçlarından tani-yabilmişti. Onun vücudunda seksen küsur ok, mizrak ve kılıç yarası vardı. [5][30]
24- Allanın, sözünde duranları sadakatlanyla mükafatlandırması, münafıkları ise dilerse azaplandırmasi veya tevbelerini kabul etmesi için böyle oldu. Şüphesiz kî Allah, çok affedendir, çok merhametlidir.
Allah, kullarını böyle imtihan eder ki, kendisine verdikleri söze sadık kalanları sadakatlanndan dolayı mükafaatlandırsın. Münafıkları ise, nifak üzere ilmelerini dilediği takdirde cezalandırsın. Tevbe etmelerini nasibettiği takdirde ise onların tevbelerini kabul etsin. Şüphesiz ki Allah, çok affeden ve çok merhamet edendir. [6][31]
25- Allah, kafirleri öfkeleriyle geri çevirdi. Hiçbir şey elde edemedi. Savaşta, iman edenlere Allahın yardımı yetti. Allah, güçlüdür, herşeye galiptir.
Allah, Hendek savaşında, Kureyş ve Gatafan kâfirlerini kinleriyle birlikte gerisin geri çevirdi. Müslümanlardan hiçbirşey koparamadılar. Allah, savaşta gökten melekler göndererek ve düşmanların üzerine fırtınalar estirerek onları mağlup etti. Böylece Allah müminlere yetti. Zira Allah, güçlüdür, herşeye galiptir.
Allah teala bu âyet-i kerimede, kendisine, Resulüne ve müminlerine karşı savaşmak için, Medine’nin çevresinde kazılan hendekleri kuşatan müşriklerin, manevi orduları tarafından mağlup edildiğini bildirmikte ve böylece müminlere olan lütfunu zikretmektedir. Zira hendek savaşında müşrikler, fırtına ve soğuktan dolayı mağlup olup geri çekilmek zorunda kalmışlardır. [7][32]