sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA AHZAB SURESİ 26. VE 30. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA AHZAB SURESİ 26. VE 30. AYET-İ KERİMELER
Haziran 16, 2026 09:56
7
A+
A-

26- Allah, kitap ehlinden, kâfirlere yardım edenleri sığındıkları kale­lerinden indirmiş ve kalblerinc korku salmıştı. Bir kısmını öldürüyor, bir kısmını ise esir alıyordunuz.

Allah, kitap ehlinden olup Rureyş ve Gatafan müşriklerine yardım eden Yahudi Kureyza oğullarını, içlerine sığındıkları kalelerinden aşağı indirdi. On­ların kalblerine, müminlerden korkma duygusunu saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor diğerlerini ise esir alıyordunuz. [1][33]

 

27- Allah onların yerlerini yurtlarını, mallarını ve henüz ayak bas­madığınız bir toprağı size miras olarak verdi. Allah, herşeye kadirdir.

Allah teala bu âyet-i kerimede, Yahudi olan Kureyza oğullarının yerleri­ni, yurtlarını ve mallarını müminlere miras bıraktığını zikrediyor aynca o zama­na kadar ayak basmadıkları bazı yerleri de onlara vereceğini vaadediyor.

Bazı müfessirler bu yerlerden maksadın, Hayber topraklan olduğunu ba­zıları ise Mekke olduğunu diğer bazıları ise Fars ve Bizans arazileri olduğunu söylemişlerdir. Taberi ise, Allahın vaadettiği yerlerin,bunlanfr^epsinin olabile­ceğini söylemiştir.

Kureyza oğullarının, Hendek savaşında Resulullaha ihanet etmelerinin neticesi şöyle olmuştur:

Hz. Aişe (r.anh.) diyor ki:

“Resulullah Hendek savaşından döndü. Silahını çıkarıp banyo yaptıktan sonra ona Cebrail (a.s.) geldi ve: “Sen silahı bıraktın ama Allaha yemin olsun ki biz onu henüz bırakmadık. Hadi git onlara.” dedi. Resulullah: “Nereye?” diye sordu. Cebrail: “Kureyza oğullarını göstererek: “Şuraya.” dedi. Resulullah da onların üzerine gitti. [2][34]

Diğer bir rivayette de Hz. Aişe (r.anh.) şöyle diyor:

Sa’d b. Muaz Hendek savaşında yara almıştı. Kureyş’ten Hibban b. el-Arika adlı bir adam ok atarak Sa’dın bilek damarım koparmıştı. Resulullah onu yakından izlemek için mescitte ona özel bir çadır kurmuştu. Resulullah Hendek savaşından döndü. Silahım çıkarıp banyo yaptıktan sonra Cebrail geldi. O anda başındaki tozları siliyordu ve dedi ki: “Sen silahı bıraktın ama Allaha yemin ol­sun ki ben henüz bırakmadım. Hadi kit onlara[3][35] dedi. Resulullah (s.a.v.) “Nere­ye?” diye sordu. Cebrail, Kureyza oğullarını gösterdi. Kureyza oğullan Resulul-İahın hakemliğini kabul ettiler. Resulullah ise Sa’d b. Muaz’ın hakemlik yapma­sını istedi. Sa’d şöyle dedi; “Ben, onların savaşçılarının öldürülmelerine, kadın­larının ve çocuklarının esir alınmasına ve mallarının taksim edilmesine hüküm veriyorum. [4][36]

 

28- Ey Peygamber, hanımlarına şöyle de: “Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin boşanma bedellerinizi verip hepinizi güzellikle salıvereyim. [5][37]

 

29- Eğer Allahı, Peygamberini ve âhiret yurdunu istiyorsanız, iyi bi­lin ki Allah, içinizden iyilikte bulunanlar için büyük bir mükafaat hazırla-mıştır.

Ey Muhammed, hanımlarına de ki: “Eğer sizler, dünya hayatını ve dünya süsünü arzul uy orsanız, gelin ben sizlere, boşanan erkeğin hanımına verdiği eş­yayı vereyim vesizi boşayarak sizden güzellikle ayrılayım. Şayet sizler, Allahın ve Resulünün rızasını ve onlara itaat etmeyi istiyorsanız bilin ki Allah, sizler­den, emirlerini tutarak iyilik yapanlara büyük bir mükafaat hazırlamıştır.

Hz. Aişe (r.anh.) bu âyetlerin izahında diyor ki:

“Resulullaha, hanımlarına, kendisiyle beraber kalıp kalmamakta serbest olduklarını tebliğ etme emri gelince, Resulüllah benden başladı ve şöyle dedi: “Ben sana birşey söyleyeceğim. Baban ve annenle istişare etmeden önce acele olarak cevap vermen gerekmez. “Resulullah, babamın ve annemin, benim ken­disinden ayrılmamı istemeyeceklerini çok iyi biliyordu. Resulullah devamla: “Allah teala şöyle buyurdu.” dedi ve: “Ey Peygamber, hanımlarına şöyle de: “Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin, boşanma bedellerinizi verip hepinizi güzellikle salıvereyim.” “Eğer Allahı, Peygamberini ve âhiret yurdunu istiyorsanız, iyi bilin ki Allah, içinizden iyilikte bulunanlar için büyük bir mü-kafaat hazirlamıştir.” âyetlerini okudu. Bunun üzerine dedim ki: “Ben, hangi hu­susta babam ve annemle istişare edeyim? Ben, Allahi, Resulünü ve âhiret yur­dunu istiyorum.” Sonra Resulullahın diğer hanımları da aynen benim gibi yaptılar. [6][38]

 

30- Ey Peygamberin hanımları, sizden kim, apaçık bir hayasızlıkta bulunursa, azabı iki kat artırılır. Bu, Allaha çok kolaydır.

AIIah teala, peygamberin, Allahı ve Resulünü tercih eden hanımlarına, iffetli olmalarını, onların, diğer hanımlara benzemediklerini, onlardan herhangi birinin bir hayasızlığa düşmesi halinde cezalarının iki kat olacağım beyan et­mektedir. Cezanın iki kat oluşundan maksat, âhirette azaplarının iki kat olması­dır. Veya hem dünyada hem de âhirette cezalandırılmalarıdır.

Abdullah b. Abbas, âyette zikredilen “Hayasızlık11!, kötü ahlaklı olmak ve itaatsizlik göstermek.” olarak izah etmektedir. Taberi, buradaki “Ahlaksızhk”ı “Zina etme” olarak izah etmiştir. [7][39]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.