sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA SEBE SURESİ 16. VE 20. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA SEBE SURESİ 16. VE 20. AYET-İ KERİMELER
Haziran 28, 2026 09:56
13
A+
A-

16- Fakat onlar yüzçevirdilcr. Bunun üzerine biz de onların üstüne ” Arinı” selini gönderdik. Onların bahçelerini, acı meyveli, ılginlık ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik. [1][21]

 

17-  Nankörlüklerinden ötürü onları işte böyle cezalandırdık. Biz, hiç nankörden başkasını cezalandırır mıyız?

Sebe’ halkı, rabbine itaattan yüzçevirdi. İnsanları, peygamberlerin davet ettiği hak yoldan çevirmeye girişti. Bunun üzerine biz de onları cezalandırarak üzerlerine “Arim” selini gönderdik. Onların, barajın iki tarafındaki bağ ve bah­çelerini acı meyveliklere ve ilgınlıklara, biraz da sedir ağacı buluna bir yere çe­virdik. Onları bu şekilde cezalandırmamız, verdiğimiz nimetlere karşı nankör­lük etmelerindendi. Biz, nankörlerden başka kimi cezalandırırız ki?

*Vehb b. Münebbih diyor ki: “Allah bunlara on üç peygamber gönder­mişti. Onlar bu peygamberleri yalanlayınca onlan cezalandırdı.

“Arim” kelimesinin, baraj veya su veya vadi yahut sel yada cürz yani, köstebek anlamına geldiği zikredilmiştir. Barajın yıkılmasının ise bir hayvanın onu delmesiyle meydana geldiği zikredilmiştir. [2][22]

 

18- Scbc’lilerlc mübarek kıldığımız memleketler arasında, birbirin­den görünen şehirler var etmiştik. Oralardaki seyir ve seferi de ölçüler içe­risinde tanzim etmiştik. “Geceleri ve gündüzleri oralarda emniyet içinde gezin.” demiştik.

Allah teaia bu âyet-i kerimede, Sebe” halkına verdiği çeşitli nimetleri ve refah içinde geçirdikleri hayatı zikrediyor. Bereketli kılman Şam topraklarında­ki şehirlerle Ycmen’de bulunan Sebe1 ülkesi arasında, birbirinden görünecek ka­tlar yakın mesafelerde şehirler var ettiğini, bu şehirler arasındaki mesafelerin, yolcuların ihtiyacına göre ayarlandığını da beyan etmektedir. Allah teaia Se-bc’lilere, buralara, gece gündüz gidip gelme imkanları sağlamış ve onlara büyük lütuflarda bulunmuştur. Fakat onlar bu nimetlere karşı Allaha şükretmeleri gere­kirken bu şükrü eda etmemiş bilakis rahatsız olduklarını söylemişlerdir.

Hasan-ı Basrî diyor ki: “Buralarda yaşayan insanlar, sabahleyin bir şehir­den çıkıp öğle vaktinde diğer bir şehire varabiliyorlardı. Bir kadın, zenbilini ba­şına koyar, yününü eğirekek yürür ve evine gelinceye kadar zenbili, ağaçların dallarından dökülen meyvelerle dolardı.” [3][23]

 

19- Fakat onlar: “Ey rabbiıniz, seferlerimizin mesafelerini uzat.” de­diler ve kendi kendilerine zulmettiler. Bunun üzerine biz. de onları, söylene­gelen misaller yaptık. Onları darmadağın ellik. Şüphesiz ki bunda, sabre­dip şükreden herkese nice ibretler vardır.

Oralarda yaşayan insanlar: “Rabbiıniz,”yolculuk yaptığımız konakların aralarını birbirinden uzaklaştır.” dediler. Yemen’le Şam’ın arasına vadilerin ve çöllerin konmasını islediler. Böylece binekler kullanarak ve azık alarak yolcu­luk yapmak istiyorlardı. Bu da orada yaşayan insanların ne kadar gafil ve cahil olduklarını göstermektedir.

Allah Teala bu kavmin isteklerini hemen yerine getirdi. Üzerlerine “Arim” selini gönderdi, ülkelerini yıkıp mahvetti. Böylece yabani meyveler ve ılgmiıklardan başka birşey kalmadı. Böylece o eski ihtişamları masal haline geldi. Bundan sonra, bölünüp parçalanan toplumlar için “Sebe’ halkı gibi bölündü­ler.” sözü bir darb-ı mesel oldu. Sebe’liler, memleketleri harabeye döndükten sonra çeşitli yerlere dağılarak oralarda mesken tutma zorunda kaldılar.

Şa’bî diyor ki: “Gassaniler Şam topraklarına gittiler, Enmar, Medine’ye yerleştiler. Huzaa kabilesi Tihame bölgesine gitti. Ezdi’ler ise Uman bölgesine yerleştiler.

Allah teaia, âyet-i kerimenin sonunda, Sebe’ halkını parça parça edip çe­şitli ülkelere dağıtmasında, Allaha karşı kulluk vazifelerini yerine getiren sabırlı İnsanlar için büyük ibretler bulunduğunu beyan ediyor ve bunlardan ders alın­masını emrediyor. [4][24]

 

20- Gerçeklen İblis, onlara zannı’m tasdik ettirdi. Müminlerden bir «urup hariç, onlar İblise uydular.

Allah teaia bu âyet-i kerimede, insanoğlunu hak yoldan saptırabileccğini zanneden iblisin, Sebe’ halkı gibi insanların, kendisine uymasıyla bu zannını doğru çıkardıklarını beyan etmektedir. Zira İblis, kendi zannına göre insanları hak yoldan saptırabileceğini düşünüyor ve şöyle diyordu: “İblis” (rabbim), izzet ve şerefine yemin olsun ki, onlardan ihlaslı kulların hariç, bütün insanları yol­dan çıkaracağım.” dedi. [5][25]

İşte ihlash olmayan kulların ona uymasıyla iblisin zanni tasdik edilmiş oldu.

Masan-ı Basrî diyor ki: “Allah tcafa, Havva ile birlikte Âdem’i cennetten yeryüzüne indirince İblis onların bu haline sevinerek yeryüzüne indi ve “Anne babalarının başına bu hal geldiğine göre bunların soyları daha da zayıf olacak­tır.” dedi. Böylece insanların çoğunu yoldan çıkarabileceğini zannetmeye başla­dı.” [6][26]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.