TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA SEBE SURESİ 36. VE 40. AYET-İ KERİMELER
36- Ey Muhammcd, sen onlara şöyle de: “Şüphesiz benim rabbim, dilediğinin rızkını genişletir, dilediğinin rızkını daraltır. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Ey Muhammed, de ki: “Şüphesiz ki benim rabbim, dünyada dilediğine bol nzıklar verir. Onu nimetler içinde yaşatır. Dilediğinin rızkını da ölçülü verir, onu dar bir geçim içinde yaşatır. Rabbimin böyle yapması, bol nzık verdiğini sevdiğinden darlık verdiğini de sevmediğinden değildir. Kullarını imtihan edip birbirlerine tanıtmak içindir. Zengin olan kimse nimetlerinin şükrünü ifa ediyor mu? Fakir olan kimse de rabbinin verdiklerine kanaat ediyor mu? İnsanların çoğu, rablerinin, kendilerini imtihan için böyle yaptığını bilmezler. [1][45]
37- (Ey insanlar) Sizi, bize yaklaştıracaktan ne mallarınız ne de cv-latlannızdır. Ancak iman edip salih amel işleyen bunun dışındadır. İşte onlar için, yaptıklarına karşılık kat kat mükafaat vardır. Onlar, cennetin odalarında emniyet ve huzur içindedirler.
Ey kavim, sizi, bize ne kendileriyle.iftihar ettiğiniz mallar ne de kendilerine güvendiğiniz evlatlar yaklaştırır. Sizi bize, ancak iman edip itaatta bulunmanız yaklaştırabilir. Zira iman edip salih amel işleyenin mallan ve evlatları
onu Ailaha itaat etmeye sevkeder. İşte Allahin, yaptığı amellere karşılık kendilerine kat kat mükafaat vereceği insanlar bunlardır. Bunlar, cehennem azabı korkusu çekmeden cennet odalarında güven ve huzur içinde yaşayacaklardır.
Resulullah (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor:
“Şüphesiz ki Allah, sizin şeklinize ve mallarınıza bakmaz. Fakat o sizin kalbinize ve amellerinize bakar. [2][46]
38- Âyetlerimiz hususunda bizi âciz bırakmaya çalışanlar, işte onlar azaba cclbcdilirlcr.
Kitabımızın âyetlerini iptal etmeye, onların nurunu söndürmeye koşan ve bu hususta bizim elimizden kaçıp kurtularak bizi âciz bırakacaklarını zannedenler, kıyamet gününde cehennem azabına atılacaklardır. [3][47]
39- Ky Muhammed, sen onlara şöyle de: “Şüphesiz ki rsıbhim, kullarından dilediğinin rızkını genişletir ve daraltır. Allah rızası için ne harcarsanız Allah onun karşılığını verir. O, rizık verenlerin en lıayirlısıdır.
Allahın, birtakım insanların nzıklanm genişletip sonra daraltması, onun hikmeti gereğidir. Ancak, insanların dünyada en mutlu olanı, Resulullah (s.a.v.)in şu hadisinde tasvir ettiği kişidir. Resululah buyuruyor ki:
“Şüphesiz ki müslüman olan, kendisine yetecek kadar rızık verilen ve bu nzka kanaat eden kimse kurtuluşa ermiştir. [4][48]
Allah teala, âyet-i kerimede, hak yolda harcanan malın yerini, dünyada maddi karşılığını, âhirette de sevabını vererek dolduracağını vaudetmektedir. Peygamber efendimiz de bu hususta şöyle buyuruyor:
“İnsanların eriştikleri hiçbir sabah yoktur ki o vakitte iki melek gökten mip biri “Ey Allahım, sen, infak edene karşılığını ver.” diğeri: “Ey Allahım, sen, lıarcamayıp elinde tutanın malını telef et.” demesinler. [5][49]
40- lîirgün Allah, onların hepsini bir araya toplayacak sonra meleklere: “Size tapanlar bunlar mıydı?” diyecektir. [6][50]