YAPAMIYORUM NEDEN…?
Hamd bizleri yaratan, rızıklandıran, yöneten, bizleri öldürüp, tekrardan diriltip, huzurunda toplayıp hesaba çekecek olan Allah Celle Celaluhu’na mahsustur. Salat ve selam alemlere rahmet olarak gönderilen, müminler için hayatın her anında önder ve örnek olan, Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme,. Onun pak temiz ailesine, pak temiz ashabına. Ve cümle müminlerin üzerine olsun. Ebu Hurayra’nın rivayet ettiği, Buhari’de geçen kutsi bir hadiste Allah Celle Celaluhu şöyle buyuruyor, Kim benim veli bir kuluma eziyet verirse ona harp ilan ederim. Kulum kendisine farz kıldığım şeyler sayesinde bana yaklaşmasının sevimli geldiği gibi başka hiçbir şeyle yaklaşması bana sevimli gelmez. Kulum nafilelerle bana yaklaşmaya devam eder. Nihayet ben onu severim. Ben onu sevdim mi işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benden bir şey isterse ona mutlaka veririm. Bana sığınırsa mutlaka onu korurum. Allah Celle Celaluhu insanı beden ve ruh birlikteliğinden yaratmıştır. Bedenin ve ruhun sağlıklı bir şekilde yaşayabilmeleri. Ve görevlerini yerine getirebilmeleri için hem bedene. Hem ruha ihtiyaçlar takdir etmiştir. Bedenin ihtiyaçları yemek yemek, su içmek, uyumak,. Dinlenmek ve benzeri şeylerdir. Beden bu ihtiyaçlarını karşıladığı ve hastalanmadığı müddetçe. Dünyadaki görevlerini rahatlıkla yerine getirebilir. Bu ihtiyaçlar giderilmez ya da şiddetli bir hastalığa maruz kalırsa beden fonksiyonunu yerine getiremez. Misal günlerce yemek yiyememiş ve bunun sonucunda. Şiddetli açlık çeken birisinin bedeni bitap düşeceğinden herhangi bir dünyalık işte çalışamaz. İhtiyaçlarını gidermiş fakat şiddetli bir hastalığa yakalanmış ve bunun sonucunda yataktan kalkamayacak hale gelmişse. Beden yine fonksiyonunu yerine getiremeyeceğinden dünyalık bir işte çalışamaz. Bazen insanların şöyle dediğini duyarsınız. Kendimi düzeltmek, Allah’ın istediği gibi bir kul olmak istiyorum. Ama olmuyor. İlim meclislerine geldiğimde, tarifi mümkün olmayan güzel duygularla dolup taşıyorum. Şeytana karşı içimde bir kuvvet hissedip, kendime sözler veriyorum. Ama iki gün sonra yine kendimi aynı yerde buluyorum. Neden? Bunun sebebi ruhun ihtiyaçlarının düzgün ve düzenli karşılanmaması ve hastalıklara karşı önlem alınmamasından kaynaklıdır. Ruh bedeni Allah’a itaate götüren manevi bir kuvvettir. Ruhun ihtiyaçları ise Allah’ı zikretmek, Allah’a şükretmek,. Ibadetleri yerine getirmek, ilim öğrenmek, ilim meclislerinde bulunmak ve benzeri şeylerdir. Ruh bu ihtiyaçlarını her gün almak zorundadır. Aksi takdirde görevlerini yerine getiremez. Nasıl ki üç günlük yeme ihtiyacını bir öğünde almaya çalışan insan, üç gün hiçbir. Şey yemeden duramayacağı, acıkacağı gibi, Ruh da. Iki saat ilim meclisinde bulunduktan sonra iki gün boyunca hiçbir şey yapmaz, ihtiyaçlarını karşılamayı düzenli olarak devam ettirmezse, o ruh da Allah’a itaat noktasında hiçbir şey yapamaz. İmam Gazali rahmetullahi aleyh bununla alakalı şöyle söylüyor. Bir insan üç gün üst üste ilim. Öğrenmeyi keserse fark etmese de onun manevi halleri alt üst olur. Beden ihtiyaçlarını karşıladığında nasıl ki maddi bir güç kazanıyor ve çalıştığı iş yerindeki zorlukları rahatlıkla aşabiliyor, Ruh da ihtiyaçlarını karşıladığında manevi bir güç elde eder, Allah’ın yardımına nail olur. Ve bu şekilde kendisini engellemeye çalışan nefsini yener, dünyayı yener, şeytanı yener inşallah. Tabi bir de ruhun hastalanmaması için de çaba sarf etmesi gerekir. Ruhu hastalandıran, zayıf düşüren, Şey ise Allah’ın yasakladığı masiyetlerdir. Kişi istediği kadar ruhun ihtiyaçlarını düzenli olarak karşılasın. Haramlardan kaçınmadığı müddetçe yine hedefine ulaşamaz. Çünkü işlenilen o haram ruhu zayıf düşürür ve iş göremez hale getirir. Böyle bir hataya düşer ve hemen tövbe eder, o masiyeti terk ederse ruhu eski sağlığına ve kuvvetine kavuşur inşallah. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu. Kul bir günah işlediğinde kalbinde siyah bir nokta oluşur. Şayet tevbe edip vazgeçerse o leke silinir ve kalbi parlatılır. Günah devam ederse o siyah nokta arttırılır ve sonunda tüm kalbini kaplar. Tirmizi. Neden diye soran kardeşlerim. Madem ki durum bundan ibarettir, sorumluluklarımızı günlük ve düzenli olarak yerine getirmeye mecburuz. İbadetlerimize özen gösterip haramlardan kaçınacağız. Az da olsa ama anlayarak günlük olarak kitap okuyacağız, ilim öğreneceğiz. Müslümanlarla beraber oturup kalkıp, cahillerden ve malayani işlerden yüz çevireceğiz. İlim meclislerini aksatmayacağız. İnşaAllah.
Velhamdülillahi Rabbil alemin.