TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA FATIR SURESİ 26. VE 30. AYET-İ KERİMELER
25- Ey Muhammed, eğer kavmin seni yalanlıyorsa, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Peygamberleri onlara apaçık deliller, sahifder ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi. [1][28]
26- Sonra ben, o inkar edenleri azabımla yakaladım. Yaptıklarını reddetmem (cezalandırmam) nasilmiş bir bak.
Ey Muhammed, şüphesiz ki biz seni, hak din olan İslam ile gönderdik. Sen, iman edenleri cennetle müjdeleyen ve seni yalanlayanları cehennem aza-bıyla uyaransın. Geçmişte hiçbir ümmet yoktur ki onların içine kendilerini uyaran bir peygamber gönderilmiş olmasın. Şayet kavmin seni yalanlıyorsa, senden önce kendilerine uyarıcı peygamberler gönderilenler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Halbuki peygamberleri onlara apaçık deliller, mucizeler, sahifeler ve yollarını aydınlatan ilahi kitaplar getirmişlerdi. Onların iman etmeyenlerini biz azabımızla yakaladık. Benim onları cezalandırmam nasıl oldu bir bak.
Allah teala bu âyet-i kerimelerde Resulullahı teselli etmekte, kavminin kendisini yalanlamasına karşı Resulullahın maneviyatını yükseltmektedir. Zira hakka karşı çıkmak eskiden beri süregelen bir davranıştır ve hakka karşı çıkanların cezalandırılması da Allahm bir kanunudur. [2][29]
27- Allanın gökten su indirdiğini görmedin mi. Biz onunla değişik renklerde meyveler çıkarmışısızdır. Dağlardan da beyaz kırmızı, simsiyah ve türlü renkte tabakalar yaratmişısızdır. [3][30]
28- İnsanlardan, diğer canlı varlıklar ve büyük baş hayvanlardan da çeşitli renkte olanlar vardır. Kullan içinde Allahtan hakkıyla korkanlar ancak âlimlerdir. Şüphesiz ki Allah, herşeye galiptir, çok affedendir.
Allah teala bu âyet-i kerimelerde, gökten yağmur yağdırarak çeşitli renklerde meyveler var ettiğini, dağlan da beyaz kırmızı, siyah gibi çeşitli renklerde yarattığını, ayrıca insanları, canlıları ve büyük baş hayvanları da çeşitli renklerde yarattığını bildirmekte ve kudretinin büyüklüğünü bizlere göstermektedir. Aynca yüce mevlanm bu kudretinin büyüklüğünü ancak âlim kullarının idrak ederek rablerinden hakkıyla korkabileceklerini de beyan etmektedir. Bu da ilmin ve âlimlerin faziletini göstermekte ve bizleri ilme teşvik etmektedir. [4][31]
29- Allahm kitabını okuyanlar, namazlarını gereği gibi kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak edenler, durgunluğa uğramayacak bir ticaret umarlar. [5][32]
30- Böylece Allah onların mükafaatını eksiksiz verir ve lütfuyla da artırır. Şüphesiz o, çok affedendir, şükrün karşılığını bol verendir.
Allanın, peygamberi Muhammed’e indirdiği Kur’anı okuyanlar, farz kıldığı namazları vakitlerinde kılanlar, kendilerine verdiğimiz nzıklan gizli ve aşikâr olarak, Allah yolunda harcayanlar hiç durgunluğa uğramayacak bir ticaret umarlar. Bu amellerine karşılık Allah onların sevaplarını tam olarak verecek ve Lütfundan dolayı biraz da fazla verecektir. Zira Allah, günahları çok affeden, yapılan iyilikleri çok iyi takdir edendir.
Allah teala bu âyetlerde, kendisine kulluk eden mümin kullarını, arkası kesilmeyen cennet nimetleriyle müjdelemektedir. [6][33]