TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA FATIR SURESİ 31. VE 35. AYET-İ KERİMELER
31- Ey Muhammed, sana vahyettiğimiz ve kendinden öncekileri tasdik eden bu kitap,hakikatin ta kendisidir.Şüphesiz ki Allah kullarından haberdardır, onları çok iyi görür.
Ey Muhammed, sana vahyettiğimiz bu Kur’an, hak bir kitaptır. Senin de ümmetinin de bu kitaba uymanız gerekmetedir. Bu kitap kendisinden önce gönderilen kitapları doğrulayan bu itabarla o kitapların ihtiva ettiklerini de içine alan bir kitaptır. Şüphesiz ki Allah kullarının yaptıklarından haberdardır ve onlar için neyin iyi olduğunu görmekte ve bilmektedir. [1][34]
32- Sonra biz, kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras bıraktık. Onlardan kimi kedine zulmeder, kimi orta yolu tutar, kimi de Allahın izniyle hayırlı işlerde öne geçer. İşte bu, Allahın büyük bir lütfudur.
Ayet-i kerimede zikredilen miras bırakılan kitabın hangi kitap ve ona mirasçı olanların da kimler olduğu hakkında farklı görüşler zikredilmiştir.
Abdullah b. Abbastan nakledilen bir görüşe göre buradaki kitaptan maksat, Kufandan önce indirilen kitaplardır. Onlara mirasçı olanlar da Muhammed ümmetidir. Muhammed ümmeti bunlann hak kitap olduklarına iman etmeye mirasçı olmuşlardır.
Muhammed ümmeti de üç kısma ayrılmaktadır. Bunlardan bazıları kendilerine zulmedenlerdir. Bunlar da günahkarladır. Bazıları ise orta yolu tutanlar-dir. Bunlar da farzlan işleyip haramlardan kaçınan kimselerdir. Diğer bir kısmı ise hayır işlemede yanşa girişenlerdir. Bu gruplardan birincisi çetin bir hesaptan sonra cennete girecek, ikincisi kolay bir hesaptan sonra girecek üçüncüsü ise hesap vermeden cennete girecektir.
Abdullah b. Mes’ud ve Kâ’bul Ahbar bu görüştedirler. Taberi de bu görüşü tercih etmiştir.
Ebudderda diyorki:
“Ben Resulullahın bu âyeti okuduğunu ve şöyle izah ettiğini işittim: “Hayırda yarışanlar hesaba çekilmeden cennete gireceklerdir. Orta yolu tutanlar kolay bir hesaba çekilecekler, kendilerine zulmedenler ise mahşer boyu hesaba çekilecekler sonra Allah, rahmetiyle onları affedecektir. “Bizden üzüntüyü gideren Allaha hamdolsun. Şüphesiz ki rabbimiz çok affedicidir, şükrün karşılığım verendir. [2][35]diyecek olanlar işte bunlardır. [3][36]
Diğer bir görüşe göre ise miras bırakılan kitaptan maksat: “Kelîme-i Şehadef’tir. Buna mirasçı olanlar ise Muhammet! ümmetidir. Muhammet! ümmeti de üç sınıfa ayrılmaktadır. Bunlar şunlardır: Kendilerine zulmedenler ki bunlar da münafıklardır ve cehenneme gireceklerdir. Diğerleri orta yolu tutanlar ve hayırda yarışanlardır. Bunlar ise cennetlik olanlardır. [4][37]
33- Mükâfaat olarak onlar Adn cennetlerine girerler. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler. Ordaki elbiseleri de ipektir. [5][38]
34- Orada şöyle derler: “Bizden üzüntüyü gideren AHaha hamdol-sun. Şüphesiz ki rabbimiz çok affedendir, şükrün karşılığını bol verendir. [6][39]
35- O bizi, lütfuyla içinde edebi kalacağımız cennete yerleştirdi. Orada bize ne bir yorgunluk dokunacak ne de bir usanç gelecektir.
Kendilerini kitaba mirasçı kıldığımız o kullarımız kıyamet gününde Adn cennetlerine girecekler, orada altm’dan bilezikler takacaklar ve ipekten elbiseler giyeceklerdir. Onlar orada rablerine hamdederek şöyle diyeceklerdir:” Bizden cehennem üzüntüsünü veya ölüm üzüntüsünü yahut açlık korkusunu ya da yorulma korkusunu yahut kıyamet günü korkusunu gideren Alîaha hamdolun. Şüphesiz ki bizim rabbimiz çokça affeden ve yapılan amelleri çokça mükafaat-landırandir. O bizi, lütfuyla, devamlı ikamet edilecek cennete yerleştirdi. Orada bize hiçbir sıkıntı ve hiçbir yorgunluk dokunmayacaktır. [7][40]